Halüsinasyon, sanrı, obsesyon, anksiyete, depresyon, demans… Bugün psikiyatrinin yerleşik kavramları olarak kullandığımız bu terimler ne zaman ve hangi düşünsel koşullar altında ortaya çıktı? Ruhsal bir belirti, tarih boyunca varlığını koruyan değişmez bir olgu mudur yoksa onu tanımlayan dil, dönemin insan ve zihin tasavvuruyla birlikte yeniden mi biçimlenir? German E. Berrios, Ruhsal Semptomların Tarihi’nde modern tanımlayıcı psikopatolojinin XIX. yüzyıldan itibaren geçirdiği dönüşümün izini sürüyor. Algı ve düşünce bozukluklarından sanrılara; obsesyonlardan bellek ve bilinç bozukluklarına; anksiyete ve depresyondan irade, kişilik ve hareket bozukluklarına uzanan geniş bir alanda psikiyatrinin temel semptomlarının kavramsal tarihini, yaklaşık iki yüzyıllık Fransızca, Almanca, İtalyanca, İspanyolca ve İngilizce birincil kaynaklar ışığında ortaya koyuyor. Bu kapsamlı çalışma, psikiyatri dilinin nötr ve değişmez olmadığını; kelimeler, kavramlar ve gözlemlenen davranışlar arasındaki ilişkinin tarih içinde yeniden kurulduğunu gösteriyor. Böylece psikopatoloji tarihini geçmiş kuramların dökümü olmaktan çıkararak bugünkü klinik dilin güvenilirliğini ve sınırlarını sorgulamanın vazgeçilmez bir yolu hâline getiriyor. |