Upton Sinclair'in, kimliğini gizleyerek çalıştığı mezbahalardaki tanıklıkları, halen hiçbir canlının sağlığını ya da refahını önemsemeyen sistemin üretim ve tüketim anlayışına ışık tutan, ABD hükümetini gıda yasalarını değiştirmeye zorlayacak kadar etkili bir toplumsal belge.
Amerikan rüyasının peşinde, zenginlik ve özgürlük hayaliyle dünyanın dört bir yanından akın akın gelen işçiler, Şikago'daki devasa et endüstrisinin acımasız dişlileri arasında öğütülmektedir. Hayaller ve umutlar daha ilk günden suya düşecek ve hem hayvanlar hem de işçiler için cehennemin kapıları sonsuza dek açılacaktır.
"Halkın kalbini hedefledim ama kazara midesine vurdum."
Upton Sinclair
"Beklenen gün nihayet geldi! İşte, yıllardır beklediğimiz kitap. [...] Hararet ve tutkuyla dolu, üstelik her kelimesi gerçek. Olay mahallinde bulunup her şeye kendi gözleriyle şahit olan bir adam tarafından yazıldı... İşçi sınıfının yaşam koşullarına kör pek çok gözü açacak."
Jack London
"Hem harika hem dehşet verici bir roman. Okuyacak, sarsılacak ve hep hatırlayacaksınız. Pek çok gösterişçi eser unutulup giderken o okunmaya ve hatırlanmaya devam edecek..."
H.G. Wells
"Hâkim koşullara dair gerçekleri anlatmak cesaret ister... Upton Sinclair, romanında mezbahalardaki koşulları öyle bir tasvir etti ki, yarattığı infialle dünya çapında ün kazandı."
Bertolt Brecht"