Siyaset yalnızca iktidarı ele geçirme ve elde tutma sanatı mıdır? Yoksa insanın adalet, erdem ve düzen arayışının en somut alanlarından biri midir? Siyasetnâme Okumaları: Beş Tarz-ı Siyaset, Müslüman siyaset düşüncesinin yüzyıllara yayılan zengin mirasını bu temel soru etrafında yeniden okuyor. Farabi’nin erdemli şehir idealinden Mâverdî’nin hukuk ve meşruiyet anlayışına, Nizamülmülk’ün devlet tecrübesinden İbn Haldun’un güç ve toplum çözümlemelerine, Said Halim Paşa’nın modern dünyaya yönelttiği İslamcı eleştiriye kadar uzanan düşünce çizgisi; normatif-ütopik, normatif-legalist, pragmatik, realist ve İslamcı olmak üzere beş farklı siyaset tarzı üzerinden kavramsallaştırılıyor. Bu beş tarz, birbirini dışlayan rakip modeller olmaktan çok, farklı dönemlerde aynı büyük soruya verilmiş farklı cevaplardır: İktidar nasıl meşru olur, devlet nasıl ayakta kalır ve güç nasıl adaletle buluşturulur? Kitap, düşünürleri yalnızca tarihsel bağlamları içinde tanıtmakla yetinmiyor; onların siyaset, insan, ahlak, hukuk ve toplum hakkındaki görüşlerini karşılaştırarak İslam siyaset düşüncesinin farklı yüzlerini görünür kılıyor. Böylece siyasetnâme geleneğini geçmişe ait bir öğüt literatürü olmaktan çıkarıp bugünün siyasal sorunlarıyla yeniden konuşturuyor. Beş Tarz-ı Siyaset’in ulaştığı temel ufuk ise adalettir. Bu kitap, bütün bu damarları aynı masada buluşturarak okuyucuyu kadim fakat hâlâ yakıcı bir soruyla baş başa bırakıyor: Gücün hükmettiği bir dünyada, adalet merkezli bir siyaset yeniden mümkün müdür?