Hz. Peygamber’in (sas) beyanları incelendiÄŸinde birçok hadisin Kur’ân âyetleriyle doÄŸrudan irtibatlı olduÄŸu görülmektedir. Resûlullah (sas) kimi zaman bir âyeti açıkça zikrederek, kimi zaman da Kur’ân’da yer alan bir hükmü, kavramı veya tasviri açıklayarak sözlerini vahyin anlam dünyasıyla iliÅŸkilendirmiÅŸtir. Ancak bu irtibat her zaman açık bir atıf veya doÄŸrudan bir alıntı ÅŸeklinde ortaya çıkmaz. Hz. Peygamber’in (sas) bazı beyanlarında Kur’ân ile kurulan iliÅŸki daha örtük bir biçimde gerçekleÅŸmekte, sözün anlamı muhatabın zihninde yer etmiÅŸ Kur’ânî kavramlar ve anlam çerçevesi üzerinden tamamlanmaktadır. Böyle durumlarda hadis, doÄŸrudan zikredilmeyen bir anlam dünyasına iÅŸaret ederek muhatabı o baÄŸlamı hatırlamaya yönlendirmektedir. İşte bu tür örtük gönderimlerden biri olan telmih, sözün muhatabın zihninde mevcut bulunan bir metne, olaya veya bilgi birikimine iÅŸaret ederek anlamı derinleÅŸtiren bir anlatım biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Telmihte söz, doÄŸrudan zikredilmeyen bir anlam alanını çaÄŸrıştırmakta ve muhatap, söylenen ifade ile bildiÄŸiÂ
başka bir hakikat arasında zihnî bir bağ kurmaktadır. Bu yönüyle telmih, hadis dilinin anlam ufkunu genişleten ve rivayetlerin daha derin bir ilişki içerisinde anlaşılmasını sağlayan önemli bir anlatım imkânı sunmaktadır.
Â
Bu çalışma, hadis metinlerinde yer alan telmih örneklerini ele alarak rivayet dilindeki örtük anlam gönderimlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede telmih kavramının sözlük ve terim anlamı, belâğat literatüründeki yeri ve gelişimi ele alınmış, ardından hadis şerh geleneğinde telmihe dikkat çeken yaklaşımlar değerlendirilmiştir. Çalışmanın devamında ise hadislerde yer alan telmih örnekleri incelenerek rivayetlerin Kur’ân ile, diğer hadislerle ve insanın ortak tecrübe alanıyla kurduğu anlam bağları ortaya konulmaya çalışılmıştır.