Mehmet Rifat [Manastırlı (1851-1907)] Türk dilinden edebiyata ve sosyal bilimlere kadar birbirinden farklı alanlarda eser kaleme almış; eserlerinde vatan sevgisi ve kahramanlık konularını işlemiş, önemli askerî vazifeler üstlenmiş bir Türk yazar ve münevveridir. Mehmet Rifat Bey’in dönemindeki pek çok yazara ait eserlere günümüz Türkçesi ile ulaşmak ne yazık ki güçtür. Askerlik, vatan ve harp konularının işlendiği “Ya Gazi Ya Şehid” adlı eseri Latin alfabesine aktarılmış, böylece güncel Türk edebiyatına kazandırmak amaçlanmıştır.
"Ya Gazi Ya Şehid" adlı eserde vatan sevdası ile askerliğe gitmek için yanıp tutuşan Pehlivan Ahmed'in gönüllü olarak askerliğe yazılması ve kışlaya teslim olması sürecinde geçen olaylar anlatılır. Ahmed'in vatanına duyduğu bağlılık köydeki bütün delikanlılara örnek teşkil edecektir. Eserde, tarihi harpler ve kahramanlıklarla bezeli olan Türk Ordusu'nda çarpışanların düşünce ve duygularına tercüman olunur. Memleketin varlığı için yiğitlerin gayretinin ne denli önemli olduğu ve onlara duyulması gereken vefa borcu sade bir Türkçe ile anlatılır.
Mehmet Rifat, “Ya Gazi Ya Şehid” adlı eserini neşretmeden önce değerlendirmesi için Magosa’da bulunan Namık Kemal’e göndermiş, Namık Kemal cevaben kaleme aldığı mektubunda; “En evvel, Ya Gazi Ya Şehid’i okuduk. İçimizde ağlamadık göz, çarpınmadık yürek, kızarmadık çehre, titremedik vücut kalmadı. Âna da kanmadık; Görenek’i kırâ‘et ettik. Tıpkı arzu ettiğin gibi güldük; sonra ağladık. Yaşa Rif’at!..” sözleriyle kanaatini ve beğenisini iletmişti.