“Nabız gibi atan kırbaç darbelerine maruzuz. Durmaksızın yitiriyoruz fikirlerimizi. Durdurulmuş kanılara bunca yapış-mak isteyişimiz bundandır. Tek istediğimiz fikirlerimizin, en az sayıdaki değişmez kurallar uyarınca eklemlenmesi ve çağrışımın da bundan başka bir anlamı asla olmadı, fikirle-rimize bir parçacık olsun düzen vermemize, birinden ötekine bir uzay ve zaman düzenliliği içinde geçmemize olanak ve-ren, kanatlı atlar ve ateş saçan ejderhalar doğurtmak üzere evreni anın içinde kat etme “fantezimizi” (kendinden geçme, delilik) engelleyen bu koruyucu kuralları, benzerliği, bitişik-liği, nedenselliği sağlamaktan başka bir anlamı olmadı.” (Deleuze, Guattari, Felsefe Nedir? s. 196.)