"Şiir de ölümlüdür muhakkak; ama içimizde en geç ölen odur." Mahmut Aydın
İnsan, en derin yarasını sustuğu yerde saklar. Yetim Direniş, işte o suskunluğun dilidir. Bu sayfalarda bir milletin yarım kalmış hafızası, ayaza uyanan bir çocuğun ürperişi, yenilgisini içine gömen bir âşığın yalnızlığı, hakikatin eşiğinde bekleyen bir dervişin imtihanı ve çağın yüzüne yöneltilmiş öfkeli bir itiraz aynı ateşte yanıyor. Burada aşk teselli değil yara; tarih zaferlerin dökümü değil vicdanın uzun gecesi; inanç hazır bir cevap değil karanlıkta sürdürülen arayış; şiir ise insanın kendisine söyleyebildiği son hakikattir. Mahmut Aydın, Anadolu'nun kadim sesini modern insanın parçalanmış ruhuyla buluştururken hüküm vermiyor, yol göstermiyor; yalnızca yarayı gösterip geri çekiliyor. Geriye, okurun kendi karanlığında tamamlayacağı yetim bir direniş kalıyor. Bu kitap bir defada okunup tüketilmek için değil; her dönüşte başka bir hakikati görünür kılmak, insanı sustuğu yerden kendi sesine çağırmak için yazıldı. Son sayfa kapandığında okuma bitecek; fakat içinizde uyanan o ses, artık kolay kolay susmayacak.