Gürültünün bilgiyi, sahte ihtiyaçların hakikati boğduğu bir çağda yaşıyoruz. Her gün binlerce sesin, karmaşanın ve hırsın arasında savrulurken asıl yolculuğun içimize doğru olduğunu unuttuk. Modern zamanlar bize hızla ilerlemeyi öğretti fakat bir istikamet sahibi olmayı, durup derinleşmeyi ve yaşadıklarımızdan bir anlam devşirmeyi unutturdu. Oysa kendimize yabancılaştığımız bu çağda ruhumuzun en çok ihtiyaç duyduğu şey, gürültüden kurtarılmış yalın bir hakikatti. Bu eser; hayatın tam ortasında durup kulak kabartılan seslerin, şahit olunan sessizliklerin ve düşüp yeniden ayağa kalkışların süzgecinden geçen iç konuşmalardan oluşuyor. Sizi, kırılan yerlerinizden iyileşmeye ve değerlerinizle yeniden doğmaya davet ediyor. Sizi öteki kılmayan, başkasının hayatında figüran yapmayan, aksine kendi hikâyenizin başrolüne çağıran bir iç ses var burada. Zihninizdeki gürültüyü susturup kalbinizin otantik sesini duymaya cesaretiniz varsa, sayfaları aralayın. Çünkü yola düşen her ses, kendi hakikatini arayan bir yolcu içindir.