Bazı hikâyeler sadece okunmaz; insanın kalbine dokunur, vicdanına seslenir.
Zeytindağı'ndaki Portakallar, savaşın gölgesinde büyüyen çocukların, umudunu kaybetmeyen annelerin ve her şeye rağmen yeşermeye çalışan hayatların romanıdır.
Bir yanda, inandığı doğruları sorgulayan küçük Esther... Diğer yanda, korkunun içinde bile merhametini kaybetmeyen Filistinli Aksa...
Farklı dünyalarda başlayan iki hayat, Kudüs'ün kadim sokaklarında insanlığı yeniden sorgulatan bir yolculuğa dönüşüyor.
Bu roman; sadece bir coğrafyanın değil, vicdanın, adaletin, sevginin ve umudun hikâyesidir. Sayfalar ilerledikçe karakterlerle birlikte gülecek, üzülecek, sorgulayacak ve insan olmanın anlamını yeniden düşüneceksiniz.
Eğer sizi uzun süre etkisinden çıkaramayacak, duygu yüklü ve akıcı bir roman arıyorsanız Zeytindağı'ndaki Portakallar tam size göre.
"Portakal fideleri, bazen toprağın değil; sevginin olduğu yerde yeşerir..."
İki çocuk... İki farklı dünya... Tek bir vicdanın hikâyesi...
Zeytindağı'ndaki Portakallar, savaşın gölgesinde filizlenen umudu, dostluğu ve insanlığın ortak vicdanını anlatan unutulmaz bir roman.
Neden Bu Kitabı Okumalısınız?
✔ Akıcı ve sürükleyici anlatımıyla elinizden bırakamayacağınız bir roman.
✔ Kudüs ve Filistin'i siyasi tartışmaların ötesinde, insan hikâyeleri üzerinden anlatıyor.
✔ Umut, vicdan, merhamet, aile ve aidiyet temalarını güçlü karakterlerle işliyor.
✔ Gençler ve yetişkinler için duygu dolu, düşündüren bir okuma deneyimi sunuyor.
Kitaptan:
"Portakal fideleri, iklim şartları uygun olsa bile sadece koşulsuz sevginin olduğu yerde yeşerir."
Okuyucuya Not:
Bu roman bir taraf seçmeniz için değil, bir insanın acısını hissedebilmeniz için yazıldı. Çünkü bazen bir hikâye, uzun haber bültenlerinin anlatamadığını tek bir sayfada anlatabilir.
Yazarından:
"Bu romanı yazarken amacım bir coğrafyayı değil, vicdanı anlatmaktı. Çünkü acının dili, dini ve milliyeti yoktur."