Aforizmik Deyişler Hakkındaki Yorumlar


Lisans ve Yüksek Lisans dönemlerinde kendisinden ders alarak kendimi, nasibliler zümresine dâhil eylediğim, kıymetli hocamın kaleminden dökülen bu eser, Nietzszhe’nin “Benim arzum başkalarının bir kitapta anlattığı şeyi, on cümlede anlatmak.” sözü ile başlıyor.

Aforizmanın, "kristalize olmuş düşüncenin ve estetize olmuş duygunun özgün bir dile geliş biçimi ya da dilsel formu" olduğunu kaydeden müellif; çalışmasında, İnsana, Yaşama, Duyguya, Öze, Bilgiye, Akademiye, Erdeme, Hukuka ve Söze Dair aforizmik deyişlerine yer veriyor.

Bir de spoiler paylaşalım:
* Yaşam, tekerrür etmeyen bir tecrübe tekliği.
* Masumiyet, maskelenmemiş insan suretleri ve yaşam siretleridir.
* Mahcubiyet, duygu karşısında aklın derin hicâbıdır.
* Düşünce yazıda dile gelir, dilde disipline olur.
* Tekebbür; varsıllaştıkça çoğalan yoksulluğumuzdur.
* Kentler; masumiyetin kalt ve masuniyetin zebh edildiği öfke tapınaklarıdır.
* Modernleşmek: Tükettikçe tükenen, kazandıkça kaybeden olmak.
* İstiğnâ, acziyetin kudret karşısında meydan okuma komedyasıdır.
* Akademisyen duruşu, eylemsiz söylemi ve ilgisiz bilgiyi reddeder.
* Platon, Phaidon’da ‘gerçekten saf olmayan için saf olanı kavramak imkânsızdır’ der. Sâfiyete, derinliğe ve berraklığa sahip olmayanlar açısından adaletin bilgisini kavramak muhâldir.
* Dilde sefâlet, kelâmda kifâyetsizliğe, düşüncede sığlığa ve duyguda yüzeyselliğe yol açar.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (2) Hayır (0) Yanıtla