Yorumları

2Yorum
Batık
ALTIN KİTAPLAR
Clive Cussler
Ürünü İncele
Cussler ın tarzını okuyanlar bilir. İlk bölümde geçmişte olan bir deniz kazasını anlatır. Daha sonraki bölümlerde ise kahramanı Pitt, bir şekilde o batığı bulur, esrarı çözer.
Batık adlı romanda da durum pek farklı değil.
Çalıştığı bankayı soyan kadın hayal ettiği yaşantıya kavuşamadan öldürülür. Kadının babası ise yıllardır bu olayı araştırmaktadır.
İşin ucu çok güçlü bir Uzakdoğulu aileye dokunur ama Pitt kuru gürültüye pabuç bırkacak bir kahraman değildir.
Sıkı bir Pitt macerası. İyi vakit geçirmek adına. Giordino nun kadın kılığına girdiği bölümlere dikkat.
gumar
gumar 12 Temmuz 2012 kitabın sonunu da yazsaydınız bari, insan bi spoiler ibaresi koyar!
Sabotajcı
ALTIN KİTAPLAR
Clive Cussler
Ürünü İncele
Clive Cussler, NUMA (iki farklı dizi: Pitt ve Austin) ve Oregon (Juan Cabrillo ve adamları) dizilerinden sonra yeteri kadar ıslandığına karar verecek olmalı ki denizlerden çıkıp yüzyılın başına döndü ve demiryollarının, buharlı trenlerin etrafında gelişen westernler yazmaya başladı. Altın Kitaplar ise Kusursuz Plan'dan sonra Sabotajcı'yı yayınladı.
Sabotajcı, Kusursuz Plan'dan bile daha güzel. Cussler klişeleri: kusursuz bir kahraman (Isac Bell), birden fazla kadın, hareketli bir macera vb. aynen sürüyor ama mekanlar çok orijinal. Tasvirler her zamanki vasatlığını aşsa belki de unutulmazlar arasına girecek macera romanları.
Tüm Cussler okurları zaten okumuştur ama Cussler'ı okumamış macera severlere de şiddetle öneririm.
Bu arada Altın Kitaplar'a da -her şeye rağmen- bir NUMA romanını da özlediğimizi hatırlatmak isterim.
gumar
gumar 12 Temmuz 2012
Cussler romanlarında; birden fazla kadın olması ve sürekli eski model arabaların olması, veya sonu gelmeyen bir macera akışının bulunması bunların klişe olduğu anlamına gelmez. Bunları klişe yapan şey, bunların her romanda aynı şekilde tasvir edilmesidir, ki bu çoğu romanı okumuş birini sıkar. Ben, neredeyse tüm Dirk Pitt romanlarını okumuş biri olarak asla böyle bir sıkıntı yaşamadım ;evet Drik Pitt romanlarının neredeyse hepsinde kadın-macera-araba üçlüsü var ;ama bunlar romanları asla sıkıcı yapmamaktadır, romanı sıkıcı yapan şey klişelerdir. O yüzden bunlara yazarın klişesi demek yanlış olur, yazarın tarzı böyledir demekse daha doğru..