Sidar Mertoğlu

Mesaj Gönder

Kazandığı Rozetler

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilge
Bilge

Yorumları

12Yorum
Mutluluk
REMZİ KİTABEVİ
Zülfü Livaneli
Ürünü İncele
Meryem, Cemal ve Profesör İrfan Kurudal... ​Bir yandan 15 yaşına kadar köyünden dışarı adım atmamış, töre adı altında kız çocuklarına dayatılan o ezilmişliği sonuna kadar yaşamış ve uğradığı büyük haksızlığa rağmen suçlu ilan edilip ölüme mahkûm edilmiş Meryem... Bir tarafta Meryem ile çocukluğunu geçirmiş, askerlikte yoğun çatışmaların ortasında kalıp sertleşmiş Cemal... Diğer yanda ise üniversitede profesör unvanı almış, dışarıdan bakıldığında hayatında her şey tıkırında görünen İrfan Kurudal.. ​Hayatın kendisine adil davranmadığına, Allah'ın kendisini sevmediğine inanan Meryem’e hayat; umudunu kaybetmek için henüz çok erken olduğunu gösterecekti. ​Çok severek okudum.
Hayvan Çiftliği (Ciltsiz)
CAN YAYINLARI
George Orwell
Ürünü İncele
Koca Reis o gece yarısı tüm hayvanları ağıla topladığında, içlerindeki özgürlük duygusunu harekete geçirmişti: İnsan, üretmeden tüketen tek yaratıktır. Süt vermez, yumurta yumurtlamaz Onları çalıştırır, karşılığında açlıktan ölmeyecekleri kadar yiyecek verir. Bizse her şeyi emeğimizle üretiriz." ​Hayvanların başkaldırmalarının asıl amacı özgürlüktü. Bunu başarmışlardı da... Ama unuttukları büyük bir gerçek vardı: İktidar arzusu. Tıpkı yönetim insanlardayken yaşanan sorunlar gibi, günden güne azaltılan yemek gramajları ve yöneten kesimin artan lüksü başlıyordu. ​Yöneticiler anayasa hükmünde olan Yedi Emir'i çıkarları doğrultusunda değiştiriyor, propagandacı Squealer, kitleleri manipüle ediyordu. İsyan edenlerin suçlarını itiraf ettirilip katledilmeleri ise bana doğrudan 1984'teki korku mekanizmasını hatırlattı. ​Hayvan Çiftliği acaba daha iyiye giden bir yönetim anlayışını benimseyebilecek mi yoksa iktidarı elinde tutmanın verdiği güçle kendi cinsini mi sömürecek?
Taş Kağıt Makas
YABANCI YAYINLARI
Alice Feeney
Ürünü İncele
Bir evlilik, aradan geçen on sene.. İki insan sahiden aynı evin içerisinde yaşayıp birbirlerinden büyük sırlar saklayabilir miydi? ​Amelia’nın her evlilik yıl dönümünde kocasına bir gün verebileceği düşüncesiyle yazdığı mektuplar.. Ve sonra bir e-posta: Tebrikler ücretsiz bir tatil kazandınız. İskoçya Dağları’nda, gözlerden uzak, restore edilmiş tarihi bir şapel olan Black Water Chapel’da iki kişilik romantik bir konaklama için bekleniyorsunuz. Amelia ve Adam’ın evliliklerini kurtarma düşüncesiyle gittiği bu tatil, aslında büyük yalanlarla kurulu bir birlikteliğin gerçeklerle yüzleşmesine yol açacaktı. ​Tüm roman boyunca farklı karakterlerin zihnine konuk olmak tatlı bir farklılık oluşturmuştu. Bir yandan Adam’ın yüz körlüğü hastalığının olumsuzluklarını görürken bir yandan da Amelia’nın fedakârlıklarını ve saf sevgisini hissedebiliyorduk. Son sayfalara geldikçe oluşan ters köşeler ve artan gerilim, kitap bittiğinde bende güzel bir etki bıraktı.
Tarihimizde Garip Vakalar
DOĞAN KİTAP
Reşad Ekrem Koçu
Ürünü İncele
Kitabı az önce bitirdim ama açıkçası biraz sıkıldım. Tarih kitapları çok okumadığım için belki de böyle hissettirdi. “Enteresan” diyebileceğim olaylar da okudum, bilgi sahibi oldum; ancak “Bunu bilmesem de olurmuş” dediğim örnekler de vardı. Biraz fazla ayrıntıya inilmiş durumlar mevcuttu. Örneğin kitabın ilerleyen sayfalarında bir sünnet düğününden bahsediliyor ve neredeyse koca bir paragraf sadece gelen hediyeler anlatılmış. Bende bıraktığı his böyleydi; yine de okuduğum için mutluyum.
Bir İdam Mahkumunun Son Günü
KAPRA YAYINCILIK
Victor Hugo
Ürünü İncele
Victor Hugo’nun Bir İdam Mahkûmunun Son Günü, baskıcı bir dönemde insanlık güdüsüyle yazılmış son derece empatik bir eserdir. Romanda kahramanın adı, yaşı veya suçu özellikle belirtilmez; çünkü yazarın amacı suçun büyüklüğünü tartışmak değil, bu cezanın kendisini bir insanlık suçu olarak göstermektir. Eser, idamı bekleyen birinin 6 haftalık psikolojik buhranını ve bu durumun ailesi üzerindeki yıkıcı etkilerini ele alır. Mahkûmun, kendisine klişe cümleler kuran bir rahip yerine, yalnızlığını gerçekten anlayacak birini araması ve tasvirlerin sarsıcılığı hayata, özgürlüğe dair derin bir şükür hissi uyandırıyor. Hugo burada sadece cezayı değil; idamı bir eğlence aracı olarak gören, sokaklarda toplanıp bu vahşetten haz alan insaniyetten çıkmış toplumu da sertçe eleştiriyor.