Buse Gülsoy

Mesaj Gönder

Kazandığı Rozetler

Kitapkurdu
Kitapkurdu

Yorumları

3Yorum
Kuşaklar Arası
KİTAPYURDU DOĞRUDAN YAYINCILIK (KDY)
Deus Ex Machina
Ürünü İncele
Bugün okurken altını çize çize bitiremediğim, kapağıyla olduğu kadar içeriğiyle de beni çok etkileyen bir kitapla geldim. Temelde nesilden nesile aktarılan doğruları, gelenekleri ve zamanla hakikatmiş gibi benimsediğimiz büyük anlatıları sorgulayan, insanı felsefi bir yolculuğa çıkaran oldukça derinlikli bir eserdi. Kitabın detaylarına indiğimizde beni en çok etkileyen kısımlardan biri, üzerinde durulan "ata yalanları" kavramı oldu. Hepimizin sorgusuz sualsiz kabul ettiği o köklü inanışların, aslında geçmişteki iktidar ilişkilerinden, insan korkularından veya dönemin ihtiyaçlarından doğan kurgular olabileceği gerçeği zihnimde yepyeni pencereler açtı. Alıştığımız o ağır, yorucu felsefe metinlerinin aksine düşünce ile edebiyatın, felsefe ile şiirin iç içe geçtiği çok zarif bir üslup kullanılmış.
Süeda
KİTAPYURDU DOĞRUDAN YAYINCILIK (KDY)
Tercan İmek
Ürünü İncele
Öncelikle şunu söylemeliyim; okuduğum kitap gerçekten tam bir duygu seli. Süeda’yı okurken insan ister istemez o kasabanın puslu havasını ve köşkün o ağır, tozlu kokusunu burnunda hissediyor. Süeda karakteri o kadar bizden ama bir o kadar da yabancı ki... Dışarıya gülücükler saçarken içindeki o güç hırsı ve “annem gibi olmayacağım” inadı, aslında hepimizin hayatın zorluklarına karşı ördüğü o savunma duvarlarını hatırlatıyor. Hele o Kahraman... Başta “acaba aşk onu iyileştirir mi?” diye umutlanırken, takıntısının nefrete dönüşüp Boranali gibi saf bir ruhu hayattan koparması beni gerçekten sarstı. Yazarın finalde attığı o “kurgu mu gerçek mi?” pası ise bence kitabın en vurucu yeri. Kısacası sevginin bazen kurtarmaya yetmediğini, aksine bazen en büyük yıkımlara sebep olabileceğini gösteren, okuduktan sonra insanı pencereden dışarı bakıp uzun uzun düşündüren bir eser olmuş.
Petrikor
LİMERA YAYINLARI
Jonah Axon
Ürünü İncele
Bazı kitapları okumazsınız, sadece hissedersiniz. Petrikor tam olarak böyle bir deneyimdi benim için. Uzun bir kuraklığın ardından gelen o ilk yağmur damlası gibi, yavaş yavaş, sindire sindire okuduğum ve zihnimde çokça yer eden bir kurgu oldu. Kitabın en çok etkilendiğim yanı, karakterlerin belirli bir isminin olmamasıydı. Hikaye boyunca sadece "adam" ve "kadın"ın, tıpkı Lapis ve Oasis gibi birbirinin yörüngesinden çıkamayan iki ruhun sessiz savaşına şahit oluyoruz. Aksiyonlu ve hızlı akan bir olay örgüsü yerine, tamamen karakterlerin içsel gelgitlerine, psikolojik kırılmalarına ve insanın kendi içindeki o derin kuraklığa odaklanan bir eser.