Hayreddin Karaman, Reşid Rızâ'nın Gerçek İslâm'da Birlik nâm kitab müsveddesini temcid pilavı gibi ısıtıp ısıtıp Müslümanların önünen sürmekten nedense bıkmadı bir türlü (en son İz neşriyât tab' etmiş). Üstelik bunu onca tenkîde kulak tıkamak, mukaddimesindeki onca fecî hataları ısrarla ve inadla tekrar etmek pahasına yapıyor! Mevzûyla iligili literatürü tâkib ve tahlîl etmekden âciz sayın Karaman'ın bu "garib" tavrındaki ısrarını anlamak müşgil (mi?). Müslümanlara Efgânî, 'Abduh ve R.Rızâ gibi baştan ayağa batak içindeki şahsiyyetleri "uyanış önderleri", "gerçek İslâm(!)" mümessilleri gibi takdîm etmek, hadi diyelim 15-20 yıl kadar önce mâzur görülebilirdi belki ama, ya bugün? Mezkûr şahsiyyetlerin ve açtıkları çığırın bütlânını müdellelen isbât ve izhâr eden şunca neşriyât orta yerde dururken (husûsiyle de Dr. Muhammed Reşâd Bey'in "Cemâleddîn Efgânî Etrafında Makaleler" adlı kitabı)hâlâ eski terâneleri çığırmak, bir prof.a, hele ki Türkiyeli Müslümanların kâhir ekseriyyetinin imtisâl etdiği, "âbide şahsiyyet"(!) addeddiği bir prof.a ne derece yakıştığını, veyâ, Şeyhü'l-İslâmı bu olan Türkiyelilerin ne vaziyyetde olabileceğini varsın kâriîn-i kirâm takdîr etsin. Vesselâm...
Yuqarıdaki tenqidime “cevab” vermeyen çalışmış beylere. Burada uzun uzadıya yazamayacağım için başqa bir yazıma atıf yapacağım. Baqın baqalım qaraman efendinin ilmle, ilm axlaqıyla, ilm adamlığıyla ne qadar alaqası varmış: “Muhammed ʿĀkif Ersoy ve Xayreddīn Qaraman'ın Cemâlu'd-Dīn Efgānī Müdāfaʿalarının Qıymet-i ʿİlmiyyesi”, academia . edu’dan ulaşabilirsiniz.
Buyrun, Allahsız aptullah cevdet’e göre reşid rıza... Naqleden de bizzat reşid rızanın kendisi: “Din düşmanı olduğu herkesçe bilinen bu adam [dr. Abdullah Cevdet], Âsitane'de bulunduğum dönemde ‘Davet ve İrşad’ projem için bana yardımcı olmak istiyordu. Bir gün bana şöyle dedi: “Bu konuda başarılı olur da İslâmî bir okul ve külliye kurarsanız ben orada ücretsiz ders verebilirim. Üstelik, tıp ve diğer ilimlere dair derslerimi sizin dînî ıslah konusundaki yönteminize uygun bir şekilde yaparım.” Kendisine “Sen dinle savaşan birisin, bunu nasıl yapacaksın?” diye sordum. Şu cevabı verdi: “benim savaşım Fatih ve Süleymaniye [medreselerindeki] hocaların diniyle. Onların fikirlerine uymaya kalkarsak terakkî etmemize imkân yok. Fakat Reşid Rıza Efendi’nin ve Şeyh Muhammed Abduh’un anladığı haliyle İslâm dini terakkî etmemize yardım eder ve devlet de bundan faydalanır. Bu yüzden ben sizin yol göstericiliğinizde hizmet etmeyi ümit edenlerin başında yer alıyorum.”
Buyrun, Allahsız aptullah cevdet’e göre reşid rıza... Naqleden de bizzat reşid rızanın kendisi: “Din düşmanı olduğu herkesçe bilinen bu adam [dr. Abdullah Cevdet], Âsitane'de bulunduğum dönemde ‘Davet ve İrşad’ projem için bana yardımcı olmak istiyordu. Bir gün bana şöyle dedi: “Bu konuda başarılı olur da İslâmî bir okul ve külliye kurarsanız ben orada ücretsiz ders verebilirim. Üstelik, tıp ve diğer ilimlere dair derslerimi sizin dînî ıslah konusundaki yönteminize uygun bir şekilde yaparım.” Kendisine “Sen dinle savaşan birisin, bunu nasıl yapacaksın?” diye sordum. Şu cevabı verdi: “benim savaşım Fatih ve Süleymaniye [medreselerindeki] hocaların diniyle. Onların fikirlerine uymaya kalkarsak terakkî etmemize imkân yok. Fakat Reşid Rıza Efendi’nin ve Şeyh Muhammed Abduh’un anladığı haliyle İslâm dini terakkî etmemize yardım eder ve devlet de bundan faydalanır. Bu yüzden ben sizin yol göstericiliğinizde hizmet etmeyi ümit edenlerin başında yer alıyorum.”
Buyrun, Allahsız aptullah cevdet’e göre reşid rıza... Naqleden de bizzat reşid rızanın kendisi: “Din düşmanı olduğu herkesçe bilinen bu adam [dr. Abdullah Cevdet], Âsitane'de bulunduğum dönemde ‘Davet ve İrşad’ projem için bana yardımcı olmak istiyordu. Bir gün bana şöyle dedi: “Bu konuda başarılı olur da İslâmî bir okul ve külliye kurarsanız ben orada ücretsiz ders verebilirim. Üstelik, tıp ve diğer ilimlere dair derslerimi sizin dînî ıslah konusundaki yönteminize uygun bir şekilde yaparım.” Kendisine “Sen dinle savaşan birisin, bunu nasıl yapacaksın?” diye sordum. Şu cevabı verdi: “benim savaşım Fatih ve Süleymaniye [medreselerindeki] hocaların diniyle. Onların fikirlerine uymaya kalkarsak terakkî etmemize imkân yok. Fakat Reşid Rıza Efendi’nin ve Şeyh Muhammed Abduh’un anladığı haliyle İslâm dini terakkî etmemize yardım eder ve devlet de bundan faydalanır. Bu yüzden ben sizin yol göstericiliğinizde hizmet etmeyi ümit edenlerin başında yer alıyorum.”
Nübüvvet, mucizeler ve ölümden sonra diriliş gibi gaybi meselelerde ileri-geri qonuşan, aqlı qarışıqlara, imanı zehirlenmiş mezhebsizlere panzehir... m. âkif’in “yalnız mısır’ın değil, bütün âlem-i islâm’ın en büyük, en hamiyyetli evlâd-ı irfânından.” diyerek yere göğe sığdıramadığı m. ferid vecdi’nin aslında itiqadı itibariyle nasıl ilhada sürüklendiği bu kitabda. Ve dolayısıyla ümmetin neden şuarayı değil sabri efendi gibi ulemayı taqib etmesi gerektiği de...