tubiiiikkk

Mesaj Gönder

Kazandığı Rozetler

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilge
Bilge
Kaşif
Kaşif

Yorumları

38Yorum
Örme Biçimleri / Bir Ters Bir Düz Fragmanlar
METİS YAYINLARI
Nurdan Gürbilek
Ürünü İncele
Nurdan Gürbilek’in metinlerarası okumalarını, o okumalarda belki hiç kuramayacağım bağlantılarla zihnimde yeni pencereler açılmasını çok seviyorum. Virginia Woolf’un metnini, otoportrelerinde de çokça yer aldığı ‘örgü’süyle bağdaştırarak text’in textile’dan türemesine; kadın yazarların yapıtı da zarif elleriyle biçimlendirmesine hayran kalıyorsun mesela… V.Woolf, Latife Tekin merkezli bu feminist okumada yer yer Bilge Karasu’nun kendine has Türkçesiyle de karşılaşıyorsun. Ayrıca, Woolf’un psikanalizden çok önce Freudvari bağlantılarla yazması ve hatta kurduğu karakterlerle Oidipus kompleksini alaya alması da çok iyi hareket. :)
Çoksesli Bir Tanpınar Okuması
SANAT KRİTİK YAYINCILIK
Kolektif
Ürünü İncele
Tanpınar’ın zihin ve ruh dünyasındaki dağınıklığı, çelişkileri ve çok yönlülüğü iyi yansıtan bu derleme, tamamlandığında onun siyasi görüşlerinden edebi sanatındaki çeşitliliğe uzanan dünyasının adeta bir portresi gibi geldi bana. Mukadder Gemici’nin ifadesiyle, “Tanpınar’ı bilmek, öğrenmek için değil, Türkçenin lezzetini tatmak için okurum ve daima bu yüzden kârlı çıkarım.” Türkçe okuduğumuz için daima şanslı hissettiren Tanpınar’ın kişiliği ve edebi şahsiyeti, farklı yazar, akademisyen ve sanatçılar tarafından farklı yönleriyle ele alınırken okuru da onun daha az tanınan yüzleriyle tanışma yolculuğuna çıkarıyor. Derleme kitapların sevdiğim yanı olan farklı isimlerle tanışma fırsatı burada iki katı “kârlılık” sunuyor: Hem Tanpınar’ı farklı boyutlarıyla tanımak hem de yeni isimler keşfetmek. Belki de Avrupa’da kaçırdığı burs imkânıyla bizi yazabileceği daha büyük eserlerden mahrum bırakan bu büyük yazarı, kendi sözüyle uğurlayalım: “Türkiye yedin beni.”
Dul Kadın Su Kabını Ağzı Öne Gelecek Şekilde Mezarın Üstüne Bırakıyorsa, Bilin Ki İlgi İstiyordur
İLETİŞİM YAYINLARI
Sasa Stanisic
Ürünü İncele
Azınlık olmanın ezikliğini en derinden hissettiren topraklarda; yerleşik olamamanın, insanın kendi yurdunda bile eğreti ve güvensiz hissetmesinin ne demek olduğunu Bosnalı yazar, yüksek bir edebi güçle ve yer yer mizahi bir dille anlatıyor. Hatta öyle ki eser, neredeyse otobiyografik bir anlatı hissi uyandırıyor. Mizahın, psikolojik sağlamlığın en güçlü baş etme mekanizmalarından biri olduğunu da satır aralarında hissettiriyor. Avrupa’nın ve hatta Amerika’nın göçmenlere karşı ikiyüzlü tutumunu ve karakterlerin yaşadığı kimlik karmaşasını derinden hissettiriyor. Kalemi o kadar güçlü ki okuru farklı karakterlerin ayakkabılarıyla yürütüp onların penceresinden dünyaya baktırıveriyor. Kitabı benim için özel kılan şey ise “Bakın ben nasıl da edebiyat yapıyorum” çığırtkanlığı yapmadan, Allah vergisi doğallıkla yazması, severiz.
Godot'yu Beklerken
KABALCI YAYINLARI
Samuel Beckett
Ürünü İncele
Tiyatronun kült eserlerinden Godot’yu Beklerken, tekdüze hayatlarını sürdürürken anlam ve varoluş arayışındaki iki karakterin her gün karşılaşmalarındaki monologvari diyaloglarından ilerliyor. Godot, belki de tam olarak yaşamın anlamını bulma yolculuğu diye düşündürüyor okura, o kendi ayaklarıyla gelmiyor; ancak lineer bir çizgide ilerlemeyen yaşam yolculuğunun eşlikçilerini anlamla doldurmak belki de götürüyor Godot’ya.
Kıyamet Emeklisi (1.Cilt)
İLETİŞİM YAYINLARI
Şule Gürbüz
Ürünü İncele
Sıklıkla dilsiz orucuna giren sofu bir baba ve ona itaatkar bir anne ve ağabeyin arasında dünyaya dair çocuksu ve tutkulu bir merakı olan Aziz’in, hep yabanıl gözlerle küçümsendiği, garipsendiği baba ocağından başka başka baba ve ocaklara uzanan, sürgünvari ve biraz da seyri sülük yolculuğu… Bu yolculukta tersten bir “kemalat” tekamülü yaşıyor üstelik, insanlarca horlanan iyi ve saf yanı, zalimleşip nadanlaştıkça makbul ve saygıya değer bulunuyor beşer tarafından; onlarca benliğiyle halden hale sürüklenirken insan olmaktan uzaklaştıkça “insan” sayılan düzende bir dünya… Şule Gürbüz’ün çok sevdiğim ironi ve mana dolu kalemi, ilk okurları tarafından zor bulunmuş zaten kendisi de yazarın en olgun halinin okurun en ham haliyle buluşmasından rahatsız. İkinci cildini de alıp okumalı kısa zamanda.