Kitap, Covid-19 salgını hakkında farklı uzman, entelektüel ve yazarların fikirlerine yer veren arşiv niteliğinde bir derlemedir. Salgının sağlık açısından yansımasından ziyade kitapta; toplumsal, siyasal, finansal ve sosyolojik açıdan değerlendirmelerine yer verilmiş. Normalliğin çivisinin geri çakılamayacağına işaret edebilmek için ise kitaba yayınevi “çivisi çıkan dünya” başlığını verdiklerini belirtmiş. Yazılı olarak bir araya getirilen görüşlerin genelinde batı dünyasının olaylara nasıl yaklaştığını ve yorumladığını gözler önüne seren önemli bir belge ortaya çıkmış diyebiliriz.
Özellikle Giorgio Agamben’in İtalyan toplumunun salt yaşam dışında artık hiçbir şeye inanmadığını ve bunun da onları ayrıştırdığını belirtmesi ve makalesinin sonlarına doğru şu soruyu ortaya atması bence önemlidir: “Hayatta kalmak dışında başka bir değeri olmayan bir toplum nedir?”
Kitapta Adam Tooze, Mike Davis, Massimo De Angelis, İngar Solty ve Josh Gabert Doyon’un yazılarına Türkçede ilk kez bu kitapta yer verilmiş. Amerikalı, İngiliz, İtalyan, Alman, Fransız vd. yazarlar tarafından ele alınan makalelerde ortaya atılan görüşler, içinde bulunduğumuz dönemin değerlendirilmesi açısından önemli bir belge niteliğindedir. Kendi toplumunuzla kıyaslama ihtiyacı duyduğunuz yaklaşımlarda batılı bir göz, bir küresel bakış açısı olarak ele alınabilecek, kitaptaki fikir ve görüşlerden faydalanılabilecek bir kaynak özelliği taşımaktadır. Özetle dayanışma, kolektif yaklaşım, birlik ve beraberlik gibi çözümlerin ileri sürüldüğü akademik bir derleme olmuş diyebilirim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
S.Ali_hayranı19 Mart 2021tüm kitabı okudum, açıklama daha iyi :)
Kitabın dili gerçekten ağır olmuş.Umarım en kısa zamanda farklı bir çeviriyle tekrar piyasaya sürülür. Anlatılmak istenilen konu çok sürükleyici ama bir cümleyi anlayabilmek için birçok defa okumak zorunda kalabiliyorsunuz.
kitabı okurken en çok fark ettiğim şey livaneli kitaplarına olan benzerlikler. Belki de livaneli Murakamiden etkilenmiştir ama bence şu çok açık ki anlatım sırası, betimlemeler ve özellikle de hikaye içinde paylaşılan farklı bilgiler bakımından çok benziyor. Bu kitabı okurken hem bir öykü okuyorsunuz hem de sanat tarihi, müzik tarihi hakkında bilgi ediniyorsunuz. Kitabı edebi dil açısından değerlendirmek gerekirse pek birşey beklememekte yarar var. Buna rağmen gayet akıcı, hızla okunan bir kitap.
takvimi duyduğumda çok heyecanlanmış ve büyük bir şevkle aldım ama bir daha almam. Olmasa da olur bir takvim. resimli ülkü takvimini kullanırken daha mutlu olmuştum mesela.