serife_80

Mesaj Gönder

Yorumları

12Yorum
Dune
İTHAKİ YAYINLARI
Frank Herbert
Ürünü İncele
Frank Herbert – Dune
Naçizane yorumumu yapmadan hemen önce, her zaman yapmış olduğum gibi, yazacağım yorum hakkında bir ön bilgilendirmeyi siz kıymetli okuyuculara borç biliyorum. Öncelikle çok sıkı bir bilimkurgu (ve fantastik kitap) okuyucusu olmadığımı süratle söylemem gerek; böylece yapmış olduğum yorumun yalnızca meraklı bir okurun klavyesinden çıkmış olduğunu da hatırlatmış olurum. Ayrıca elimden geldiğince “spoiler” vermeden bir anlatı sunmaya çalışacağımı da hemen belirtmeliyim ki, bu durum yazının bir miktar sığ olmasına sebebiyet verecektir. Elbette bunu gelebilecek eleştirilere karşı bir ön “apologia” olarak da değerlendirebilirsiniz ki pek de yanılmış olmazsınız. Gelelim Dune’a! Nereden başlayacağım hakkında emin olmasam da, okuduğum en sıkı bilimkurgu romanı olduğunu söylerken herhangi bir tereddüt yaşamıyorum. Kurguya hayat verilirken çok ciddi bir ön hazırlık yapıldığı son derece açık bir şekilde görülüyor. Yaratılan evren, yaşanabilir gezegenler, uzay-zaman arasında yapılan yolculuklar, kudretli hanedanlar, imparatorluk ve muhteşem bir ekolojiye sahip, baharatı ile meşhur, Arrakis (namı diyar Dune gezegeni)! Tüm bu mekânlar ciddi bir siyasi, dini, felsefi, ekonomik ve askeri kurgu ile birbirine bağlanmış. Aynı zamanda yazarın tüm bunları yaparken klasik Yunan, Roma ve biraz da Arap mirasından etkilendiğini söyleyebiliriz ki bu yapıtı çok daha etkileyici bir hâle getirmiş durumdadır. Özellikle Latince ve Arapça tabirler ile anlatı çok güçlendirilmiştir. Kurgu her ne kadar 10.191 yılında başlıyor olsa da, henüz ilk kitapta tam olarak anlatılmayan bazı gelişmelerden ötürü (Hanedan ve Cihat üçlemesini okumadım ancak anladığım kadarıyla Dune’da anlatılardan öncesini konu ediniyorlar), makineler (yapay zekâ) ve insanlar arasında yaşanan savaşın sonunda insanlık makineleri kalıcı olarak yenilgiye uğratmıştır. Bu zafer sonrasında ise insanlık, görece ilkel denebilecek bir biçimde (imparatorluklar, hanedanlıklar, batıl inançlar, kılıçlar ve uzay gemileri!) yaşamaya başlamış fakat zihinsel bazı yeteneklerini de geliştirmeyi ihmal etmemiştir. Kitabı genel olarak çok sürükleyici bulduğumu belirtebilirim. Ancak kitabın ilk yarısı, son kısmına nazaran bir miktar daha durağan gelebilir bu durağanlığa çok aldanmayın; fırtına öncesi sessizlik! Yazar birçok kavram yahut terim ürettiğinden ilk bakışta bu yeniden üretimler zorlayıcı olabilir fakat bu zorluk kitabın sonuna eklenmiş olan terminoloji sözlüğü sayesinde kolayca aşılabiliyor. Elbette yazarın, yukarıda da bahsetmiş olduğumuz üzere, Arapçadan da etkilendiğini ve Fremen adlı topluluğun isimlendirilmesinde özellikle bu etkiyi göreceğinizi de belirtelim. Dune serisinin dilimizde birkaç farklı çevirisi daha bulunmakta ve bu çevirilerde bazı kavramlar yahut terimler elimizdeki kitaptan bir miktar farklı çevrilmiş olabilir. Benim bu noktada dikkatimi çeken ilk fark; “Prophet” kelimesinin bir çeviride “Kâhin”, İthaki çevirisinde ise “Peygamber” olarak tercih edilmiş olmasıdır. Açıkçası bana “Kâhin” daha doğru bir çeviri gibi geldi, ancak bu konuyu işin uzmanlarına bırakmakta fayda vardır. Dolayısıyla elinizde farklı yayınevlerinden çıkan çeviriler varsa aynı yayınevinden devam etmenizi tavsiye ederim. Kitabın, elimizdeki çevirisi son derece iyi, mizanpaj kusursuz ve cilt harika. 700 sayfalık bir kitap olmasına karşın hiçbir sıkıntı olmadan kolayca ve hasarsız bir şekilde okunması mümkün. İthaki’ye bizi yeniden Dune ile buluşturduğundan, kitapyurduna ise bu buluşmayı ayarlamasındaki incelik için teşekkür ederiz. Son olarak yakın zamanda gösterime girmiş olan: “Dune: Çöl Gezegeni” adlı filmi de hatırlatmalıyım. Okumaya başlamam ile filmin gösterime girdiği tarihin birbirine çok yakın olması benim için harika bir tesadüf oldu. Okuduktan hemen sonra (yaklaşık 1.5 yıldır gitmediğim) sinemaya giderek bu muhteşem filmi izleme ayrıcalığına da sahip oldum. Filmin kesinlikle saçma sapan bir romantizme kurban gitmemiş olduğunu ve kitabı (elbette bazı eksiklerle) çok iyi bir şekilde yansıtmış olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca Hans Zimmer tarafından hazırlanan müzikler tek kelime ile muhteşemdi! Bence hâlâ daha vakit varken önce kitabı okuyup (ilk 400-420 sayfa) sonra da filmi izlemek harika bir tercih olacaktır. Bence acele edin! Herkese bol kitaplı, sağlıklı günler!
serife_80
serife_80 22 Kasım 2021
Okuması keyifli bir yorum olmuş, ben seriyi duymuş ama okumaya fırsat bulamamıştım, açıkcası filmi çıkınca meraktan sinemaya gittim ve filmden çıkınca "hemen kitabı almalıyım" dedim ve siparişimi verdim. Film kesinlikle çok iyiydi kitabını merak ettirtti okumak için sabırsızlanıyorum , yorumunuz da bunun üstüne çok iyi oldu teşekkürler
Aklından Bir Sayı Tut
KORİDOR YAYINCILIK
John Verdon
Ürünü İncele
Okurken beni yoran ve sükutu hayale uğratan kitap zor bitirdim diyebilirim, hadi şimdi heyecan olacak tamam şimdi bir şey olacak diye beklemekten sonucu hayal kırıklığı bir kitap kesinlikle bunun 100misli iyi kitaplar var! sıkıcı
Victor (Ciltli)
EPHESUS YAYINLARI
J. A. Redmerski
Ürünü İncele
Her bir kitabı inanılmaz sürükleyici. son çıkan kitabı ile 7 kitaptan oluşan bir seri. Serinin son kitabı hariç diğer 6 kitabını sırasıyla okudum ve çok kısa bir sürede bitirdim. Number one'ım tabiki Victor ve Sarai yani İzabel :)
Hikayesi ile okurken sizi içine çeken, hüzünlendiren ve keyiflendiren konusuyla su gibi akan bir kitapti. Yalnız sonu öyle bir süpriz ile bitiyor ki ikinci kitap için sabırsızlanmamak elde değil :) harika bir kitap kesinlikle tavsiye ederim!
Saplantı / Kulüp Serisi 1
Ürünü İncele
kitabın konusu size yeni bir Fifty daha mı diye düşündürtmesin, kesinlikle değil, evet cinselliğin yoğun olduğu bir hikaye ama sapkinlik yok, hem eğlendirip hem hüzünlendiren bir hikayesi var, serinin her iki kitabını da okudum ve kesinlikle tavsiye ederim, tabi cinselliğin yoğunluğu rahatsız etmeyen okuyuculara. çevirisi edit bence gayet iyiydi, Yayınevine teşekkürler bunun için :))