P. Argun

Mesaj Gönder

Kazandığı Rozetler

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilge
Bilge
Kaşif
Kaşif

Yorumları

21Yorum
Maco Mlieč
FİHRİST KİTAP
Josef Gregor Tajovský
Ürünü İncele
Acının rengi, tadı, kokusu olur mu? Bu kitapta oldu. Modern Slovak edebiyatının güçlü kalemi Josef Gregor Tajovsky, bilinen köy hikâyelerinin aksine unutulmuş köylerin acımasız, sert yaşam koşullarını irdelemiş #macomliec eserinde. Son nefesine kadar çalışıp didinenler, eşi ya da oğlu tarafından ezilip dayak yiyenler, hakları yenenler, karın tokluğuna köle gibi çalıştırılanlar, dayaktan sağır olanlar, meteliğe kurşun atanlar ama bu durumda bile onurlarından vazgeçmeyenler işte bu öykülerde. İnsanların sessiz çığlıklarının ete kemiğe bürünmüş hali.
Şeker Sokağı
KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ
Necib Mahfuz
Ürünü İncele
Abdülcevat ailesi ile veda vakti geldi. Bizim evin ferdi olmuşlardı oysa; onları özleyeceğim. Mahfuz “Kahire Üçlemesi”nde bir aile üzerinden Mısır’ın değişen kaderine odaklanır aslında. Sonuncu kitap olan #şekersokağı kayıplarla başlayıp yeni kayıplarla devam eder Seyit Ahmet’in ailesi için. Yakın coğrafya sebebiyle -her zaman dediğim gibi: Coğrafya kaderdir.- yaşanılan olayların, içinde bulunulan durumların tanıdıklığını fazlaca hissetmiş olmam çok da şaşırtıcı olmasa gerek. Otorite, inanç, değiş(mey)en ekonomik koşullar, kültür çatışması, düzen bileşkesi alt metinlerde oldukça başarılı olarak okuyucuya aktarılır. Üç kuşak yaşam içerisinde acı çekip gözyaşı dökerken Mısır’da yaşanan rejim baskısı değişmez. Üçüncü dünya ülkelerinin kaderi bu: İktidarın gölgesinde yaşamak zorunda kalmak… Dediğim gibi: Coğrafya kader.
Yenilenme
LİVERA YAYINEVİ
Garth Greenwell
Ürünü İncele
Önyargılardan arınmış, duyguların merkezde olduğu bir queer edebiyat deneyimi #yenilenme Arayış içindeki bireylerin varoluşsal sancılarını derinlemesine irdelerken, kendi olabilme arzusuyla toplumun dayattığı kısıtlamalar arasına sıkışmış hayatların çarpıcı bir portresini çiziyor. Kitabın benim için en vurucu yanı, arka planda oluşturduğu atmosferdi; Bulgaristan’ın gerçek yüzünü tüm çıplaklığıyla yansıtıyor. Protestolar, toplumsal memnuniyetsizlik, ekonomik zorluklar, halkın geçim sıkıntısı ve eğitim sisteminin durumu, metnin dokusuna ustalıkla işlenmiş. Amerikalı bir öğretmenin yaşadığı imkânsız aşkın sancısı, unutma çabaları, teselli arayışı ve içine düştüğü o büyük hiçlik duygusu... Tüm bunlar, çocuklukta babanın yaşattığı acımasız cezaların bir travmaya dönüşerek bilinçaltına yerleşmesiyle daha da derinleşiyor. Sonuç olarak; kimlik, aidiyet ve varoluş mücadelesinin en çıplak halini sunan, okuru sarsan bir metin Yenilenme.
Kaybetme Sanatı
LİVERA YAYINEVİ
Alice Zeniter
Ürünü İncele
Alice Zeniter’in Kaybetme Sanatı, 1900’lerden 2000’lere uzanan, Cezayir Bağımsızlık Savaşı’nın gölgesinde şekillenmiş üç kuşaklık sarsıcı bir aile destanıdır. Zeniter, romanında yalnızca bir ailenin hikâyesini anlatmakla kalmıyor; göçün, kimliksizliğin ve toplumsal hafızanın üzerimizdeki ağır yükünü ustalıkla masaya yatırıyor. Hikâye, dede Ali’den torun Naima’ya uzanan bir zaman tünelinde şekilleniyor. Kaybetme Sanatı, hem tarihsel arka planı derinlemesine kavramak hem de karakterlerin içsel yolculuğuna tanıklık etmek isteyenler için güçlü bir seçim. “Tarihin sessiz kurbanlarını” görünür kılan bu akıcı metin, kimlik arayışının ve köklerden kopmanın evrensel sancısını hissettiren bir başucu eseri niteliğinde.
Babam Hakkında Bir Yalan
SEL YAYINCILIK
John Burnside
Ürünü İncele
John Burnside’ın bu eseri, sıradan bir aile trajedisinin çok ötesinde; yalanlarla örülmüş bir geçmişin, alkolizmin ve sınıf sancılarının gölgesinde kalmış bir çocukluğun anatomisidir. Anlatı, Burnside’ın alkolik ve duygusal olarak ulaşılamaz babasıyla kurduğu yıkıcı ilişkiyi odağına alır. İskoçya’nın dumanlı ve kasvetli sanayi kasabalarında geçen hikâye; çocukluk travmalarını, sonu gelmeyen yalanları ve bu zehirli mirastan kaçış mücadelesini ustalıkla işler. Yazar, babasının başarısızlıklarını örtbas etmek için kurguladığı bu anlatıların peşine düşerken sadece nesnel gerçeği aramaz; aynı zamanda kendisine miras kalan o derin “karanlık” ve “yokluk” ile yüzleşir. Burnside, alt metinlerde sanayinin çöküşünü ve işçi sınıfının bu enkazın altında ezilişini resmeder. Buradaki baba figürü; bir otorite olmaktan ziyade, zayıflığını yalanlarla, korkularını ise şiddetle maskeleyen trajik bir portredir.