walden

Mesaj Gönder

Kazandığı Rozetler

Kitapkurdu
Kitapkurdu

Yorumları

21Yorum
Hoş Nağme
KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ
Leila Slimani
Ürünü İncele
Slimani, Amerika'da olmuş bir olayı alıp Fransa'ya taşımış. Aslında kaynak daha da eski: Eski Yunan. Olayın sansasyonelliği üzerinden değil de o yoldan (Eski Yunan) ilerleseydi bambaşka bir yere çıkabilirdi. Bir başyapıt kaç(ır)mış olabilir!
Toza Sor
PARANTEZ YAYINLARI
John Fante
Ürünü İncele
Bir aşk hikayesi gibi görünüyor, ama değil. Bir erkek hikayesi. İçindeki erkek, yazarı bir türlü rahat bırakmıyor. Rahat bıraktığında ise kitabın en görkemli yerlerini okuyorsunuz.
Kuzeyin Derinliklerine Giden Dar Yol
SİA KİTAP
Richard D. Flanagan
Ürünü İncele
Richard Flanagan, Japonların milli şairi ve haiku'nun "en büyüğü" sayılan Matsuo Başo'nun kitabının adını vermiş kitabına. Türkçede adları biraz farklı: -Başo: Kuzeye Giden İnce Yol -Flanagan: Kuzeyin Derinliklerine Giden Dar Yol Sert. Bu sertlik Cormac McCarthy'den. (Cormac McCarthy'nin 2000'den sonra yazan yazarlara öğrettiği bir sertlik.) Hikaye de babasından: babasının bir savaş esiri olarak Burma'daki "ölüm demiryolu"nda çalışırken yaşadıklarından esinlenerek yazmış bu romanı. Cinsellikle ilgili yerlerde klişelere sarılıyor. Kadınlardan söz etmek istemiyor ama söz etmek zorunda kalıyor. Açık "machismo". Örtük mizojini.
Bütün Dünlerimiz
KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ
Natalia Ginzburg
Ürünü İncele
Bu romandaki malzemeyi bir felaket tellalına (meselâ Haneke'ye) verseniz herhalde okuyucuda ciğer bırakmazdı. Ama Ginzburg öyle yapmıyor: anlattığı olaylara soğuk bakıyor ("sudan soğuk bakıyor"), karakterlerle arasına mesafe koyuyor. Bu bir dönem romanı. İkinci Dünya Savaşı İtalyasını anlatıyor. Bu tür romanlar için yazarlar genellikle çok çalışır, azımsanmayacak okumalar yapar, hatta tanıklıkları kovalar. Ginzburg'unki öyle değil: Hafızadan yazıyor. Savaşı yaşamış bir yazar. Kocasını da savaşta kaybetmiş. Bu, "yazar da her şeyi biliyor" eleştirilerine verilecek bir yanıt aynı zamanda: her şeyi biliyor, çünkü her şeyin olduğu yerdeydi, "oradaydı". Hiper-gerçekçi bir roman da diyebiliriz. Yazar iyimser değil. İkinci Dünya Savaşı romanlarındaki "iyilik" klişesi yok burada. Ülkenin durumu kötü, hayat kötü, insanlar kötülüğün içinde yaşıyorlar. "Niye iyilik, iyimserlik yok, niye duygu yok?" diyenler için de bir çünküsü var yazarın: gizi karakterlerin "kusur"larında gizli.
Gönül Gibi
İTHAKİ YAYINLARI
Suat Derviş
Ürünü İncele
Suat Derviş'in 1928'de, 23 yaşındayken yazdığı roman. Gerdiği ipin bir ucunda "aşk", diğer ucunda "gurur" var. Süheyla'nın hikâyesiyle dönem ortalaması bir eser ortaya koymuş Derviş. Klişelerle çalışmış, hızlı çalışmış. Kompozisyon da biraz sıkıntılı. Bunları tefrika telaşına vermek lazım. Romandaki Mithat karakteri Nâzım Hikmet'i çağrıştırıyor. Eser de Nâzım Hikmet'in Suat Derviş için yazdığı "Gölgesi" şiirine bir tür cevap gibi. Gibi.