Ömer Faruk İnceler

Mesaj Gönder

Kazandığı Rozetler

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilge
Bilge
Kaşif
Kaşif
Üstat
Üstat

Yorumları

168Yorum
Belki & Bir Kıbrıs Romanı
DOĞAN KİTAP
Sema Soykan
Ürünü İncele
Sema Soykan, Kıbrıs’ı acının, ayrılığın, direncin ve yarım kalmış hayatların hafızası olarak anlatıyor. Yaşanan göçler, kayıplar, işkenceler, parçalanan aileler ve savaşın insanın hayatında açtığı onarılmaz yaralar, burada birkaç cümleyle geçiştirilemeyecek kadar ağır. Sema Soykan'ın başarısı da burada. Yaşanmışlıkları kuru bilgiler olmaktan çıkarıp insanın içine dokunan hikayelere dönüştürmesi. Bazı sayfalarda öfkelendim, bazılarında boğazım düğümlendi. En çok da bunları nasıl bilmiyordum? diye düşündüm. Bir annenin bekleyişi, bir çocuğun korkusu, evinden koparılmış insanların çaresizliği.. Hepsi sayfalardan çıkıp insanın karşısına dikiliyor. Üstelik Belki ciddi anlamda bilgi yüklü bir roman. Uzun araştırmalarla ortaya çıkarılmış tarihi gerçekler, belgeler ve ayrıntılar kurgunun içine öyle doğal yerleştirilmiş ki çok şey öğreniyorsunuz. Meğer bazı yaralar geçmişte kalmıyormuş. Biz onlara bakmayı bıraktığımız için görünmez oluyormuş.
Od
KAPI YAYINLARI
Prof. Dr. İskender Pala
Ürünü İncele
İskender Pala’nın kalemiyle Yunus Emre’nin izine düşmek, bir od gibi insanı pişirmesine şahit olmakmış. Çoğu kişi İskender Hoca’nın kitaplarına serpiştirilmiş eski kelimelerden kaynaklı okumanın ağır ilerlediğini düşünebilir. Benim içinse kitabın en etkileyici tarafı tam olarak burası oldu. Günümüz sözlüklerine sıkışıp kalmış zihnimi tazeledim. Yabancı gelen her kelimenin bugünkü karşılığını kenara not etmek, satır aralarındaki anlam hazinelerini keşfetmek okuma keyfimi ikiye katladı. Od, insanı içine çeken bir tasavvuf romanı. Yunus Emre’nin "ben"den geçip "biz"e ulaşma çabasını okurken, dilin zenginliği sayesinde hikâyenin atmosferine çok daha rahat girdim. Üzerimizdeki günlük telaşı sıyırıp alan, sabırla okunmayı hak eden bir eser. Taptuk’un kapısına odun taşımak gibiydi her notum. Sözün doğrusuna ermek için kelamın çilesini çekmek gerekmiş..
Öteki - Karton Kapak
TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
Ürünü İncele
Yansımanıza baktığınızda kendinizden kaçamayacağınızı bilmenin tedirginliği var bu kitapta. Dostoyevski, Golyadkin’i delirtmemiş, sadece kibirli topluluğun ve görünmez olma korkusunun bir insanı nasıl ufak ufak kemirdiğini göstermek istemiş gibi geldi bana. İki Golyadkin var karşımızda. Biri gururundan ve kırılganlığından adım atamayan, diğeri ise çoğunluğun tam da istediği gibi pişkin, kurnaz, başkalarının omuzuna basarak yükselen taklit. Biz hep o ilk Golyadkin’iz aslında. Ne zaman bir ortama uyum sağlamak için kendimizden ödün versek, kendi ötekimizi besliyoruz. Kitabı okudukça ona acımaktan ziyade tamam, geçti, bak buradayız gibi cümleler kurmak istedim. Çünkü onun telaşı, sevilmek ve onaylanmak için çırpınan çoğunluğun en net hali. İnsan, kendi gölgesiyle rekabete girdiğinde kesinlikle yenilir. Golyadkin kaybetti ama bize şefkatin ve bir insanı olduğu gibi kabul etmenin ne kadar hayati olduğunu çok güzel öğretti.
Oyunlarla Yaşayanlar / Bütün Eserleri 3
İLETİŞİM YAYINLARI
Oğuz Atay
Ürünü İncele
Oğuz Atay Oyunlarla Yaşayanlar’da, tiyatro formu üzerinden aslında bütün insanlığın çıkmazını anlatıyor. Karakteri Coşkun Ermiş üzerinden anlattığı şey çok net: Gerçek hayatın soğukluğu ve sıradanlığı karşısında insanın çareyi kendi zihninde yarattığı oyunlara sığınmakta bulması. Oğuz Atay, oyunda hayal ile gerçek arasındaki ince çizgiyi çok silik çizmiş, bir noktadan sonra karakterlerin nerede rol yapmayı bırakıp nerede kendileri olduğunu ayırt edemedim. İnsanın üzerindeki toplumsal baskıyı ve çevresine yabancılaşmasını kendine has ince düşünceleri ile çok güzel işlemiş. Günün sonunda bize gösterdiği şey bir kaçış hikayesinden fazlası. İnsanın ayakta kalabilmek için uydurduğu oyunların, zamanla nasıl birer hapishaneye dönüştüğünü gün yüzüne çıkaran bir eser. Gerçek hayatın ağırlığı altında ezilen insan ayakta kalabilmek için oyunlar icat eder. Ancak en sonunda oyunlar gerçek, gerçekler ise çekilmez birer oyun haline gelir.
Kafa Kağıdı (kod5)
BÜYÜK DOĞU YAYINLARI
Necip Fazıl Kısakürek
Ürünü İncele
Üstadın Kafa Kağıdı eseri bildiğimiz, alışık olduğumuz otobiyografilere hiç benzemiyor. Üstad bu kitapta şu yıl doğdum, şuraya gittim, şunları yaşadım gibi kronolojik, dünyevi detaylardan ziyade tamamen kendi iç dünyasını anlatmayı seçmiş. Çocukluğundan üniversite yıllarına kadar olan süreçte ruhen neler hissettiğini, zihninde dönen ruh halini kaleme almış. Zaten fiziksel bir kimlikten ziyade insanın ruhi kimliğini arayan bir yapısı var. Şiirsel ve vurucu üslubu sayesinde okurken sanki onun zihninin en kuytu köşelerinde dolaşıyor gibi hissediyorsunuz. Ne yazık ki ömrü yetmediği için tamamlayamadan vefat etmiş, yani kitap yarım kalmış bir yolculuk aslında. Ama bu haliyle bile Necip Fazıl’ı gerçekten tanımak, onun o fikri ve ruhi altyapısını anlamak isteyen herkesin kesinlikle okuması gereken bir eser. Dünyanın kaydını tutmak kolay. Asıl mesele, ruhun hangi kırılma noktasında darmadağın olduğunu kendi kendine itiraf edebilmekte.