Onaylı Yorumcu

Burcu Keskinn

Mesaj Gönder

Kazandığı Rozetler

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilge
Bilge

Hakkında

Merhaba! Ben Burcu Keskin. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve DİKAB(ÇAP) bölümlerinden mezun olup MEB’e bağlı bir okulda öğretmenlik yapmaktayım. Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğrencisi olup okumaya devam etmekteyim. Seyahat etmeyi seven, fotoğrafçılıkla ilgilenen, kitaplarla buluşmaya devam eden biri olarak yorumlarımı sizlere aktarmak istiyorum.

Yorumları

136Yorum
İlk Hikaye
KOLEKTİF KİTAP
Frederic Gros
Ürünü İncele
İlk Hikâye, Hristiyanlık tarihinin en dikkat çekici figürlerinden biri olan Tekla’nın yaşamını anlatırken, Pavlus’un Anadolu’daki ilk tebliğ yıllarına da ışık tutuyor. Yazar, anlatısını oluştururken kilise tarafından apokrif kabul edilen “Pavlus ve Tekla’nın İşleri” adlı metinden yararlanıyor. Kaynakların sınırlı kaldığı yerlerde ise kurgu ile boşlukları doldurduğunu söylüyor. Eserde, Yeşua’nın ölümünden sonra Pavlus’un yaşadığı dönüşüm önemli bir başlangıç noktasıdır. Pavlus’a göre, Yeşua’nın en son konuştuğu kişi kendisidir ve bu olay onun yaşamını tamamen değiştirmiştir. Bu olay sonrası Anadolu’da henüz Hristiyan kiliseleri bulunmazken Pavlus yeni inancı yaymaya başlar. Hikâyenin merkezinde ise Konya’da varlıklı bir aileden gelen genç bir kadın olan Tekla vardır. Pavlus’un öğretilerinden etkilenir ve kendisini Tanrı’ya adayarak bakire bir yaşam sürmeye karar verir. İnancı uğruna birçok baskıyle karşılaşan Tekla, Hristiyan geleneğinde ilk kadın şehitlerden biri kabul edilir.
Çingene (Günümüz Türkçesiyle)
TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Ahmet Mithat Efendi
Ürünü İncele
Kısa ve akıcı bir kitap arayanlar için Çingene iyi bir tercih. / 1887 Osmanlı Ahmet Mithat Efendi’nin geniş külliyatı içinde yer alan, Letâifi-i Rivâyât serisinin bir parçası olan bu eser, farklı dünyalara ait iki insanın hikâyesini anlatıyor. Soylu bir genç olan Şems Hikmet Bey’in bir çingene kıza olan aşkı üzerinden, sınıf farkları ve bu farkların insan hayatına etkileri etkileyici bir şekilde işleniyor. “Gereken eğitim verilirse bir çingene, soylu biri olabilir mi?” sorusu da okuru düşündürüyor. Hem sade dili hem de düşündüren konusu ile keyifle okunacak bir klasik.
Üçleme
MONOKL YAYINLARI
Jon Fosse
Ürünü İncele
Jon Fosse bu kitapta zamanı adeta eğip büküyor; yalnızca bölümler arasında değil, aynı cümlenin içinde bile zamanın değiştiğini hissediyorsunuz. Kitapta noktalama işaretleri neredeyse hiç yok, yalnızca virgüller kullanılmış. Bu tercih anlatıyı zaman zaman zorlaştırsa da metne kendine özgü bir ritim kazandırıyor. Alida ve Asle’nin hikâyesi ise oldukça dokunaklı. Biri ailesini tamamen kaybetmiş, diğeri hayatta olsa da ailesinden gerçek bir iyilik görmemiş iki gencin saf aşkını anlatıyor. Birbirlerini o kadar derinden seviyorlar ki sanki ruhları iç içe geçiyor. Yoksulluk duygusu da oldukça güçlü verilmiş. Yağmur altında bekledikleri sahnelerde o çaresizliği hissediyorsunuz. Fosse aynı zamanda Norveç edebiyatına özgü o balıkçı kasabası atmosferini de çok iyi yansıtıyor. Yazar bazı şeyleri özellikle muğlak bırakmayı tercih etmiş gibi; kimi olayların nedenini tam olarak bilemiyoruz. Rüya ile gerçeklik de zaman zaman iç içe geçiyor, bazen aynı cümlede bile birbirine karışıyor.
Peygamberin Şarkısı
DELİDOLU
Paul Lynch
Ürünü İncele
Paul Lynch’in Peygamberin Şarkısı adlı romanı, 6–7 sayfalık uzun paragraflarla örülmüş bir metin. Bu anlatım biçimi, okuma sürecini zorlaştırsa da romandaki sıkışmışlık duygusunu çok güçlü hissettiriyor. Hikâye, öğretmen sendikasına bağlı bir babanın, hiçbir açıklama yapılmadan devlet yetkilileri tarafından ortadan kaldırılmasıyla başlıyor. Geriye kalan eşi ve dört çocuğu ise, giderek dehşet verici bir hal alan, iç savaşa sürüklenen ülkede hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Roman boyunca, özellikle anne karakteri üzerinden, “Acaba başka ne yapabilirdi, nasıl kurtulabilirdi?” sorusu zihninizi kurcalıyor. Bu yönüyle eser, ağır ve zor şartlar altında ayakta kalmaya çalışan bir ailenin hikâyesini anlatan, sarsıcı bir roman niteliğinde. Hikâye İrlanda’da geçtiği için oradan bakıldığında bir distopya gibi görülebilir. Ancak buradan bakınca, anlatılanların ne kadar gerçekçi olduğu daha net hissediliyor. Yazar, belki de roman aracılığıyla Batı’yı empatiye çağırıyor.
Kairos
CAN YAYINLARI
Jenny Erpenbeck
Ürünü İncele
Kitapta, 53 yaşında evli bir adam ile 19 yaşındaki genç bir kız arasındaki aşk anlatılıyor. İlişki, zamanla toksik bir hale dönüşüyor. Aynı zamanda hikâye, Doğu ve Batı Berlin arasındaki siyasal ve ideolojik çatışmaların gölgesinde ilerliyor. Berlin Duvarı, ekonomik sıkıntılar ve farklı siyaset anlayışları, toplumsal meseleler eserde önemli bir arka plan oluşturuyor. Kitabı okurken yazarın konu üzerine ciddi biçimde çalıştığını hissediyorsunuz; metin alıntılar ve dikkatle işlenmiş ayrıntılarla dolu. Bu sebeple benim için oldukça zorlayıcı bir okuma deneyimi oldu.