SihirliFlut

Mesaj Gönder

Kazandığı Rozetler

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilge
Bilge
Kaşif
Kaşif
Üstat
Üstat
Hezarfen
Hezarfen

Yorumları

1417Yorum
Uzak Ada Öyküleri
CİNİUS YAYINLARI
Vivian Kohen
Ürünü İncele
Okurken kendimi denizin ortasında, zamandan biraz kopmuş gibi hissettim. Vivian Kohen’in dili sakin ama bir o kadar da derin; öyle büyük olaylar olmadan da insanın içine dokunmayı başarıyor. Hikâyeler kısa kısa ama her biri bittikten sonra bir süre durup düşünme ihtiyacı hissettim. Kitaptaki karakterler genelde yalnız, biraz kırgın ve hayatla kendi içlerinde hesaplaşan insanlar. Ada atmosferi bu duyguyu daha da yoğunlaştırıyor; sanki herkes hem birbirine yakın hem de kendi dünyasında çok uzak. Bu çelişkiyi çok iyi yansıtmış bence. En sevdiğim şey, yazarın açık açık anlatmak yerine hissettirmeyi tercih etmesi oldu. Bazı öykülerde neyin tam olarak söylendiğinden çok, bende bıraktığı duygu önemliydi. Ama bu durum yer yer kopmama da neden oldu; bazı hikâyeler bana fazla kapalı geldi.
Değişim
CAN YAYINLARI
Kingsley Amis
Ürünü İncele
Önermesi ilk duyduğum anda beni en çok heyecanlandıran şey, tarihin tek bir kırılma noktasından bambaşka bir dünyaya evrilmiş olmasıydı. Kingsley Amis, "ya şöyle olsaydı?" sorusunu merkeze alarak oldukça ilginç bir alternatif tarih kurgusu yaratmış. Reform'un, Protestanlığın ve Sanayi Devrimi'nin hiç yaşanmadığı bir İngiltere fikri gerçekten merak uyandırıcıydı. Kitabın en güçlü yanı kesinlikle yarattığı dünya. Yazar, farklı bir tarihin nasıl bir toplum ortaya çıkaracağını ince ayrıntılarla hissettiriyor. Okurken bildiğimiz dünyanın izlerini arıyor, her küçük farklılığı ilgiyle takip ediyorsunuz. Özellikle dinin ve kilisenin toplum üzerindeki mutlak etkisi başarılı şekilde yansıtılmış. Buna karşılık hikâyenin temposu benim için biraz yavaştı. Olaylardan çok dünyanın işleyişine odaklanıldığı için bazı bölümlerde ilerlemekte zorlandım. Karakterlerle de beklediğim kadar güçlü bir bağ kuramadım. Hubert'in hikâyesi ilgi çekici olsa da zaman zaman arka planda kalmış hissi verdi.
Renklerden Moru
DOĞAN KİTAP
Alice Walker
Ürünü İncele
Okurken bazı yerlerde içim sıkıştı, bazı yerlerde ise tuhaf bir umut hissettim. Alice Walker öyle bir anlatım kurmuş ki, sade gibi görünen cümlelerin altında çok ağır bir hayat yatıyor. Celie’nin sesi başta kırık, çekingen ve kabullenmişken; sayfalar ilerledikçe o sessizliğin yavaş yavaş güçlenmesine tanık olmak beni en çok etkileyen şey oldu. Kitap aslında sadece bir kadının hikâyesi değil; yok sayılan, bastırılan, değersizleştirilen pek çok hayatın ortak sesi gibi. Kadın olmak, siyah olmak, yoksul olmak… Hepsi üst üste gelince ortaya çok sert bir gerçeklik çıkıyor. Ama buna rağmen tamamen karanlık bir kitap da değil. İçinde dayanışma, sevgi ve kendini bulma gibi çok güçlü damarlar var. Mektup şeklinde ilerlemesi başta biraz mesafeli hissettirdi ama sonra o samimiyetin içine çekildim. Sanki Celie gerçekten birine içini döküyormuş gibi, çok gerçek ve filtresizdi.
Ölüme Terk Edilmiş
SONSUZ KİTAP
Lisa Jackson
Ürünü İncele
Okurken kendimi sürekli diken üstünde hissettim. Lisa Jackson yine gerilim dozunu yavaş yavaş artırmayı çok iyi başarmış. Hikâye başlarda biraz klasik bir polisiye gibi ilerliyor gibi görünse de, sayfalar ilerledikçe işin içine giren karanlık detaylar ve geçmişin gölgeleriyle bambaşka bir hale bürünüyor. Karakterler özellikle dikkatimi çekti; kimse tam olarak göründüğü gibi değil. Bu da sürekli bir şüphe duygusu yaratıyor. Kime güveneceğimi bilemeden okudum resmen. Ana karakterin yaşadığı içsel çatışmalar da hikâyeye ayrı bir derinlik katmış. Sadece bir suç çözme hikâyesi değil, aynı zamanda insanların geçmişleriyle nasıl yüzleştiğine dair de bir anlatı var. Yer yer tahmin ettiğim noktalar oldu ama genel olarak sürprizlerini koruyan bir kitaptı. Özellikle sonlara doğru tempo iyice yükseliyor ve elinden bırakmak zorlaşıyor. Yine de bazı kısımlar biraz uzatılmış gibi geldi bana; daha kısa tutulsa etkisi daha çarpıcı olabilirdi.
Unutma Dersleri
HEP KİTAP
Nermin Yıldırım
Ürünü İncele
Roman bende tuhaf ama etkileyici bir his bıraktı. Kitabı bitirdikten sonra uzun süre karakterleri ve özellikle “unutmak” kavramını düşündüm. Çünkü bu kitap sadece bir hikâye anlatmıyor; insanın geçmişiyle kurduğu ilişkiyi, unutmak istediklerini neden aslında unutamadığını sorgulatıyor. Benim en sevdiğim yanı da buydu. Okurken bazı cümlelerin altını çizme isteği uyandıran, sakin ama derin bir anlatımı vardı. Romanın atmosferi baştan sona melankolik ama boğucu değil. Daha çok insanın içine işleyen bir hüzün hâkim. Ana karakterin yaşadıkları, geçmişiyle hesaplaşması ve kendi iç yolculuğu çok gerçek hissettirdi. Özellikle bazen geçmişte yaşanan bir olayın yıllar sonra bile insanın hayatını nasıl etkileyebildiğini çok iyi anlatmış. Kitabı okurken insan ister istemez kendi unutamadığı şeyleri düşünüyor.