Yorumları

7Yorum
CorelDRAV Uygulamaları
NİRVANA YAYINLARI
Osman Gürkan
Ürünü İncele
en azından derli toplu bir şekilde konuları vermiş, fiyatıda uygun. kitaptan çalışmak internetten çalışmaktan daha kolaydır her zaman.
Suç ve Ceza (Ciltsiz)
TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
Ürünü İncele
Fyodor Dostoyevski’nin 1866 yılında kaleme aldığı “Suç ve Ceza” isimli yapıtı bugünde hala okunmakta ve tavsiye edilmektedir. Kitabı okuduktan sonra anlıyoruz ki, gerçektende neredeyse yüz elli yıllık geçmişinde hakkında söylenen bütün övgü sözcüklerini fazlasıyla hak etmiştir Dostoyevski. İnsanı insana yani bizi yine kendimize anlatan ve bunu da çok iyi yapan bir başyapıt “Suç ve Ceza”.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü
DERGAH YAYINLARI
Ahmet Hamdi Tanpınar
Ürünü İncele
Ahmet Hamdi'nin Türk Edebiyatına büyük bir katkısı "Saatleri Ayarlama Enstitüsü". Romanda müthiş bir kurgunun ardında, insanın çevresiyle olan ilişkileri sonucu nasıl göz göre başka biri olup çıktığını büyük bir ustalıkla işlemiş Ahmet Hamdi. Yer yer okuyucuyu sıkan bölümlerle karşılaşılsa da inatçı ve sabırlı okurlar için çok faydalı bir kitap olduğu kanaatindeyim.
Beyhude Ömrüm
DERGAH YAYINLARI
Mustafa Kutlu
Ürünü İncele
Mustafa Kutlu’dan bir baş yapıt daha: Beyhude Ömrüm. Kitapta üstad yine yapılmayanı yapmış ve olaylara sıra dışı bir şekilde bakmış. Taşra da gerçekleşen göçlerin, insanların büyük şehir sevdalarının derinliklerine inerek tüm detaylarıyla anlatıyor bize. Ayrılığın ve kopuşun öncesi ve sonrası. Bir yaprak dökümünün arasında toprağa ve yeşeren otlara âşık bir adam. Şehirdeki insanların taşraya bakışlarıyla büyüyen bizler artık bu soğuk ve sanal çerçeveden çıkarak Mustafa Kutlu sayesinde Anadolu’dan şehre bilgili ve engin bir gözle bakabiliyoruz. Üstad’a selam eder, okumayanlar varsa bu kitabı ısrarla tavsiye ederim...
Bu Böyledir
DERGAH YAYINLARI
Mustafa Kutlu
Ürünü İncele
Mustafa Kutlu edebiyatımızda belki de bir dönüm noktası. O sadece yazmıyor okuyanına da o öyküyü yaşatıyor. Onun hayat verdiği öyküler sanki bir yerlerde yaşanıyormuş gibi bir duyguya kapılıyoruz. Herhangi bir lunaparka gitsek sanki onlarla karşılaşacağız, ellerinden yüklerini alıp onlara yardım edeceğiz de beraber kaybolacağız çarpışan arabaların arasında. O kadar hayatın içerisinden o kadar sahici ki kendimizi öyküde bir yerlere koyup olayların içerisine dahil olabilmeyi düşünüyoruz. Bize bunları yaşattığı için Mustafa Kutlu'ya teşekkürler (eyvallah üstad). Alışılmamış ve yazılan bütün cümleleri hükümsüz kılan, pür dikkatleri bir bıçak gibi kesen sonlar da Mustafa Kutlu'nun artık benimsediğimiz bir özelliği...
1 2