okurtuğba

Mesaj Gönder

Kazandığı Rozetler

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilge
Bilge
Kaşif
Kaşif

Yorumları

53Yorum
Çiçeklenmeler
İLETİŞİM YAYINLARI
Melisa Kesmez
Ürünü İncele
Bazı kitaplar bittiğinde “ne güzel bir hikâyeydi” demekten çok, içinizde sessizce bir şeyleri yerinden oynatır. Çiçeklenmeler bende biraz böyle bir his bıraktı. Melisa Kesmez’in daha önce de kitaplarını okumuştum. Bu kitabında da onun o sade ama duyguyu eksiltmeyen, akıcı ve incelikli kalemini yeniden sevdim. Büyük cümlelerin peşine düşmeden, hayatın içindeki küçük ayrıntılardan kocaman duygular çıkarıyor. Türkan’ın hikâyesini okurken kayıp, yalnızlık ve değişimin yanı sıra insanın kendine yeniden bir hayat kurma çabasına da tanıklık ediyoruz. Belki de kitabı benim için kıymetli kılan şey, bütün bunları büyük laflarla değil, oldukça sakin ve doğal bir anlatımla hissettirmesi oldu. Kısa bir kitap ama bence bıraktığı duygu sayfa sayısından daha uzun sürüyor. Melisa Kesmez’in kalemini sevenlerin seveceğini, henüz tanışmamış olanların ise güzel bir başlangıç yapabileceğini düşünüyorum.
Tek Yalnız Ben Değilim
YAPI KREDİ YAYINLARI
Jean-Louis Fournier
Ürünü İncele
“Yalnızlık da meğer espri anlayışına sahipmiş.” Bazı yazarlar sizi teselli eder, Jean-Louis Fournier ise omzunuza dokunup önce gülümsetir, sonra sessizce çekip gider. Tek Yalnız Ben Değilim, yalnızlığı anlatan bir kitap değil; yalnızlığın konuşmayı öğrendiği bir kitap. Fournier, yaşlılığı, bekleyişi, eksilmeyi ve sessizliği öyle ince bir mizahla anlatıyor ki, okurken kendinizi tebessüm ile hüzün arasında gidip gelirken buluyorsunuz. Her sayfada “Ne kadar komik.” diyorsunuz; bir sonraki sayfada ise bunun aslında hiç de komik olmadığını fark ediyorsunuz. En sevdiğim yanı ise şu oldu: Okurunu üzmek için çabalamıyor. Büyük laflar etmiyor. Yalnızlığı dramatikleştirmiyor. Sadece hayatı olduğu gibi gösteriyor. Belki de en çok bu yüzden insanın içine dokunuyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir düşünce kaldı: “Meğer yalnızlık, en güzel kendisiyle dalga geçebilenlerin omzuna yakışıyormuş.” Kısacık ama etkisi uzun süren kitaplardan…
Mücella
TİMAŞ YAYINLARI
Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu
Ürünü İncele
Bazı kitaplar vardır; son sayfasını kapattığınızda bitmez, içinizde yaşamaya devam eder… Mücellâ benim için tam da öyle bir kitaptı. Roman, hayatını ailesine ve sorumluluklarına adamış, kendi hayallerini sessizce ertelemiş Mücellâ’nın hüzünlü ama bir o kadar da zarif hikâyesini anlatıyor. Onun kırgınlıklarına, umutlarına ve iç dünyasına eşlik ederken insan ister istemez kendini de sorguluyor. Nazan Bekiroğlu’nun sade ama şiirsel anlatımı, duyguları satırlara öyle güzel işlemiş ki bazı sayfalarda durup sadece hissetmek istedim. Bazı cümlelerin altını çizmeden geçemedim. Benim puanım 9/10. Kitap, sakin anlatımı seven ve karakterlerin ruhuna dokunan hikâyelerden hoşlanan herkese gönülden tavsiye ederim. Belki de Mücellâ’nın sessizliği, size kendi içinizde unuttuğunuz bir sesi hatırlatır.
Esme Lennox Nasıl Yok Oldu
DOMİNGO YAYINEVİ
Maggie O'Farrell
Ürünü İncele
yıllarını bir akıl hastanesinde geçirmiş ve neredeyse herkes tarafından unutulmuş bir kadının hikayesini anlatıyor. Ailesinin geçmişiyle birlikte açılan bu anlatı, bir kadının “deli” damgasıyla toplumdan nasıl silinebileceğini merkeze alıyor ve bu yönüyle beni başta cezbetti. Ancak okudukça bu güçlü konunun beni beklediğim kadar derinden etkilemediğini fark ettim. Esme’nin yaşadıkları sarsıcı olsa da anlatım bana duygusal olarak mesafeli geldi; bazı acıların hızla geçilip gidilmesi o duyguda kalmama izin vermedi. Zamanlar ve kişiler arasındaki geçişler yer yer okumayı zorlaştırdı ve hikâyeye tam olarak dahil olmamı engelledi. Karakterlerle, özellikle Esme’yle bağ kurmakta zorlandım. Kurgudaki sır perdesi ilgi çekici olsa da finaldeki çözülme beni tatmin etmedi. Benim için bu kitap, güçlü bir fikre sahip olmasına rağmen duygusal derinliği eksik kalan ve etkisi okuma bittiğinde hızla dağılan bir roman oldu.
Emanet Çocuk
JAGUAR KİTAP
Claire Keegan
Ürünü İncele
Emanet Çocuk’u okurken beklediğim duygusal derinliği ne yazık ki bulamadım. Metnin bilinçli sadeliği, bende güçlü bir etki yaratmak yerine mesafeli ve eksik hissettirdi. Karakterlerle aramda bir bağ kurmakta zorlandım; anlatının suskunluğu zamanla anlamlı olmaktan çıkıp boşluk duygusuna dönüştü. Ben okur olarak, hikâyenin beni içine almasını, sarsmasını bekledim ama metin bu mesafeyi aşamadı. Az sözle çok şey anlatma çabası, benim için tamamlanmamış bir anlatıya dönüştü. Emanet Çocuk, bende iz bırakmak yerine yarım kalmışlık hissi uyandıran bir okuma oldu.