Gül Ayan

Mesaj Gönder

Yorumları

17Yorum
Tünel Fareleri
ALTIN KİTAPLAR
Michael Connelly
Ürünü İncele
Michael Connelly’yi kutluyorum, çok katmanlı karakterler yaratma becerisi için ve onları inandırıcı bireyler olarak geliştirebildiği için, gerçekçi diyaloglar yazabildiği için, sağlam bir kurgu oluşturduğu için, gizemli ve karmaşık bir suç üzerine kurduğu hikayesi için, Hollywood ve Beverly Hills'i harika anlatabildiği için, Vietnam Savaşı ve "tünel fareleri" hakkında arka plan bilgisi verdiği için ve bana nostaljik anlar yaşattığı için... Ankesörlü telefonlar, daktilolar, roman ilk olarak 1992 yılında yayımlandığından, günümüze kadar teknolojinin nasıl hızla geliştiğini bir kez daha çarpıcı şekilde hatırlatmış oldu. Harry Bosch’la(romanın kahramanı) bir daha buluşur muyum bilmiyorum, pek sanmıyorum, yine de kısmet diyorum ve onun bir sözüyle noktalıyorum. ” Bazan insanlar, olaylar ve gözle görünmeyen güçler, bir şekilde birbirlerini bulur. Ben buna inanıyorum.”
Beyoğlu Rapsodisi
DOĞAN KİTAP
Ahmet Ümit
Ürünü İncele
Orijinal Türkçe okumanın verdiği berraklık hiçbir şeye benzemiyor. Bire bir Yazar ve Okur. Ahmet Ümit'in, çok büyük keyif alarak, okuduğum ilk romanıdır. Romanın içinde geçen olaylar çok tanıdık ve bizden geldi. Kitabın konusu, anlatımını çok beğendim. Tam olarak bir polisiye romanı gibi değerlendirmiyorum. Polisiye kısmı ana hikayenin arka planında işlenmiş bana göre. Bir dostluk hikayesi. Bir İstanbul hikayesi. Yine de kitabın sonlarında sürpriz bir katil ile karşılaştım. Ahmet Ümit’e kesinlikle katılıyorum; “ Tüm kötü koşullara rağmen hala çekiciliğini koruyabildiği için İstanbul, yeryüzünün bütün şehirlerinden daha güzel.” İlk gördüğümde bende büyülenmiştim.
Isabele (Ciltli)
TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Andre Gide
Ürünü İncele
Edebiyat öğrencisi Gerard Lacaze, Bossuet'nin hayatını araştırıyor ve onunla ilgili belgeler bulmak için, Normandiya'da geniş bir araziye yayılmış olan Carr-Fourche şatosuna gelir. Gerard geldiği ortamdan pek hoşlanmıyor, oradaki atmosfer son derece taşralı ve kasvetli. Bir an önce şatodan ayrılma planı yaparken tesadüfen bir portle ile karşılaşıyor. Sadece bir portreden tanıdığı gizemli kız Isabelle onun şatodaki yaşamına heyecan katıyor. Ancak Gérard, Isabelle'in yokluğunu açıklayamıyor. Bu doğal olmayan, çılgın ve gizemli atmosferde, çeşitli hastalıklarla çevrili bir ortamda, ifade biçimi bugün için biraz eskimiş gibi görünüyor olsa da, acı ve gerilim dolu bir film izlemek gibi bir kitap okur macerasıydı benim için. Roman 1911 yılında yayımlanmış, 115 yıl önce… Rahmetli dedem geldi aklım, O 1911 yılında doğmuştu…Evine telefon bağlanmadan göçtü bu dünyadan, günümüzde yaşadığımız bu teknolojik gelişmelerini hayal bile edemeden…
Bilinmeyen Adanın Öyküsü
KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ
Jose Saramago
Ürünü İncele
BİLİNMEYEN ADANIN ÖYKÜSÜ, okuduğum en kısa kitaplar listesinin başına yerleşti. Hızlı, güzel, ritimli bir okumaydı, Jose Saramago üslubu bende hoş lezzet bıraktı. Anladığım kadarıyla hikaye, yeni bir başlangıç, yeni bir dünya arayanların öyküsü. Mevcut dünyasına herhangi bir itirazları yok gibi görünüyor, sadece bilinmeyen bir adayı bulmak için bir tekne gerekiyor. Hikayenin daha fazla detayını anlatmaya kalkarsam, bu incelemenin "kitaptan" daha uzun olma riskini alırım. Sonuç olarak, hikayenin bana anlattığı şey, çoğu zaman varış noktasından ziyade, yolculuğun kendisinin önemli olduğudur. Kararlılık sonuçtan çok önemlidir. Masal okumayı zaten seviyorum, bu masal da özgürlüğü, sevginin gücünü, insanlığın hem kendini, hem yeni ufukları keşfetmeyi tükenmek bilmeyen azmini ve hayallerini anlatıyor. Kadınlara olduğu kadar erkeklere, gençlere olduğu kadar yaşlılara da hitap ederek zamansız bir eser haline geliyor. Saramago'nun öyküsünün büyüsü de burada yatıyor bana göre.
Kurbanın Son Günleri
AYRINTI YAYINLARI
Jose Pablo Feinmann
Ürünü İncele
Raul Mendizabal kiralık katildir. Ama öyle bildiğimiz kiralık katillerden değildir, bunu meslek edinmiş ve işini o kadar özenle yapmaktadır ki bu “meslekte” en iyisi olmayı başarmış. Hikaye bir emir ile başlar: bir cinayet işlemesi gerekir. Kurbanın adı Rodolfo Külpe, otuz ile otuz beş yaş arasında, Belgrano mahallesinde yaşıyor ve ortadan kaldırılmalı.Bu kadar. En azından Mendizabal'ın bildiği her şey. Aynı gece, gizlice, birkaç saatliğine Külpe'yi bekler, onu görür, fakat öldürmez. Kurbanı hakkında daha fazla bilgi edinme ihtiyacı var. Kim o? Onu neden öldürmek zorunda? Kitabı tek cümleyle tarif etmem gerekirse; Psikolojik sesi olan bir polisiye roman, içeriğinde basit bir hikaye ve karmaşık arka plan. Mendizabal’ın yalnızlığı, yaşlanmanın ilk farkındalığı, her zaman yemeğini tek başına yediği bar ve restoranların yalnız atmosferi beni etkiledi. Sıra dışı,usta bir fotoğrafçı,hiçbir örgüte bağlı olmayan tek başına bir katille birlikte hızlı sona eren bir kitap okur macerasıydı.