Merhaba sevgili kitap kurtları, bu yorumumda sizlere George Orwell'in kült eseri sayılan Hayvan Çiftliği'nden bahsedeceğim.
George Orwell'la ve bu kitapla ilk kez üniversite birinci sınıfta tanışmıştım. Türkçe hocamız vizede bu kitaptan sorumlu tutmuştu. Kitapları ödev, not, okuyup özetini çıkarmak vb. olarak okumaktan hiçbir zaman hoşlanmayan biri olarak Hayvan Çiftliği ile ilgili ilk intibam olumsuzdu. Mecburiyetten kitabı aldım ve okumaya başladım. Ancak okuyup bitirdikten sonra kitabın beklentilerimin çok üstünde olduğunu fark ettim ve daha geniş bir zamanda yeniden okumaya karar verdim.
Hayvan Çiftliği'ni ikinci kez okumak için bir süre bekledim. Bu sırada George Orwell'a olan ilgim artmıştı ve 1984'ü okumuştum. Hayvan Çiftliği'ni yeniden okumaya karar verdiğimde mezun olmuştum, bilişsel olarak gelişmiştim, Dünya'ya ve olaylara bakış açım değişmişti. Belki de en önemlisi kimse beni bu kitabı okumaya mecbur etmiyordu ve bol vaktimin olduğu bir dönemdeydim. Sadece bir hafta sonunda kitabı baştan sona bitirdim. Bu kez hissettiklerim, kitaptan aldığım tat ilk okumamdan daha farklıydı.
Hayvan Çiftliği, Stalin dönemi için yazılmış bir kitap olsa da benim için çok daha fazlasını ifade ediyor. Zarar gören, eziyet edilen hayvanlar daha iyi bir yaşam için devrim yapıyorlar. İyi niyetle başlayan bu devrim, zamanla amacından sapıyor ve başlangıçta karşı geldikleri zulmün ta kendisi haline geliyorlar. Bunu sadece Stalin devriyle sınırlandırmamak gerektiğini düşünüyorum. Siyasi, sosyal, ekonomik vb. insanın olduğu her toplulukta buna benzer örneklerle karşılaşabiliriz. Gücü elde etmek isteyen, bu uğurda her yolu mübah gören insanlar var oldukça Hayvan Çiftliği de popülerliğini koruyacaktır.
Aslında tüm insanlar eşittir. Ancak biz koyduğumuz kurallarla ve otoriteye olan sorgusuz sualsiz bağlılığımızla bazı insanları daha eşit bir hale getiriyoruz. Kitabı bir de bu gözle okumanızı tavsiye ederim.
İyi okumalar dilerim.
Hüzne, gerçekleşmeyen tatlı hayallere ve bir dost nasıl kahpece davranır üzerine kurulu müthiş ama dev bir STEINBECK yapıtı.Kitabin vermek istediği mesaj şudur: Mutluluk yoktur hayaller sadece hayallerdir gerçekleşmesini bekleme.Arkadaşlar romandaki zihin engelli karakterin ölümü EN ÇARPICI VE DE EN HÜZÜN VERICI DUYGU YÜKLÜ SAHNEDIR.mutlaka okuyun teşvik edin!!!!!!!
Tek kelimeyle bu 'dünyanın hiçbir yerinde hak-hukuk, adalet bulamazsın.Bu gezegenin temelinde kan, vahşet,zulüm, zorba liderler yoksulluk,sefillik hiçbir zaman eksik olmayacaktır.'DEDİRTEN MUAZZAM BİR NOVELLADIR ARKADAŞLAR.BU MÜTHİŞ ESERİ OKUMAYAN KİŞİ KESİNLİKLE KENDİSİNE "OKURUM" DEMESIN !!!
Kitap pek hoşuma gitmedi. Başında merak ediyorsunuz sonra ne olacak diye ama sonra kitap akmıyor.
#Gregor Samsa14 Kasım 2020bence bu yorumu kaldır.Unutma kafkaseverler bu yorumuna çok kızacaklar. dönüşüm KAFKA nın mihenk taşıdır.yani anlayacağın kafkayi bu kadar iyi anlatan onun içsel dünyasını hissiyatını bu kadar şeffaf anlatan çok önemli bir KAFKAESK uzun-öyküdür.
Şahane tek kelimeyle kusursuz eşsiz benzersiz ve yüksek dozda duygu his barındıran bir dostoyevski yapıtı.arkadaslar bu değerli eser sadece bize şunu anlatıyor; Her zaman kazanan kötülüktür.iyiler daima kötüye karşı kaybedecektir.Bu dünya mutlu olma yeri değildir.biz mutluluğu hicbirzaman göremeyeceğiz.yani romanın başından sonuna kadar karamsarlık hâkimdir.MUTSUZLUK dünyanın ayrılmaz parçasıdır.