ATİLLA AKINCI

Mesaj Gönder

Kazandığı Rozetler

Kitapkurdu
Kitapkurdu

Yorumları

6Yorum
Visal
DEVİR YAYINEVİ
Aykutalp Balkan
Ürünü İncele
Aykutalp Balkan, “Visal” adlı eserinde aşkı; hasret, yalnızlık ve sitem ekseninde ele alırken geleneksel şiirimizin izlerini modern bir söyleyişle buluşturuyor. Şiirlerde yer yer kafiye ve redif kullanımının yanı sıra Divan ve Halk edebiyatımızdan beslenen telmihler dikkat çekiyor. Leyla ile Mecnun, Aslı ile Kerem, gül-bülbül ve Lokman Hekim gibi göndermeler, şiirlerin anlam dünyasını zenginleştiriyor. Kitabın ana damarını oluşturan aşk, kavuşmanın sevincinden çok hasretin, ayrılığın ve sevda uğruna çekilen acıların gölgesinde anlatılıyor. Kor ateş, gözyaşı, esaret ve ayrılık gibi imgeler, şairin iç dünyasını samimi ve sahici biçimde yansıtıyor. “Rana” ve “dilhun” gibi kelimeler de şairin geleneksel şiir diline yakınlığını gösteriyor. “Visal”, geleneksel şiir birikimini modern bir duyarlılıkla buluşturan, aşkı ve hasreti kendi duygu dünyasından süzen bir şiir kitabı. Şiirle yolu kesişenlere güzel bir okuma yolculuğu diliyorum.
Evimin Penceresinden
DEVİR YAYINEVİ
Atilla Akıncı
Ürünü İncele
Bir İstanbullu, bir Sarıyerli, bir Yeniköylü kısacası bir Boğaziçi çocuğu olarak, yıllar önce görev yaptığım okullarda edebiyat derslerinde öğrencilerime özellikle Tanzimat ve Servet-i Fünun dönemlerini büyük bir heyecanla anlattım. Slaytlar eşliğinde yalıları, konakları, bu mekânlarda yaşamış sanatçıları tanıttım; şiirlerinden örnekler okudum. Öğrencilerimin derse gösterdiği ilgi ve edebiyatın bıraktığı o derin iz, zamanla benim iç dünyamda da şiire dönüştü. İlk şiir kitabım olan Evimin Penceresinden, biraz da o yılların birikiminden doğdu. Bu kitapta büyük ve gösterişli cümlelerden çok, insanın içine sessizce dokunan duyguların peşinden gittim. Her şiirde; bir pencerenin önünde duran insanın özlemini, yalnızlığını, umutlarını ve hayata dair içten bakışını anlatmaya çalıştım. Kelimelerin sade ama kalıcı bir iz bırakmasını istedim. Eğer bir dize bile okurun kalbine dokunursa, bu yolculuk benim için gerçek anlamını bulmuş olacaktır.
Papatya Dergisi Şiir Antolojisi
GÜVERCİN YAYINEVİ
Sinan Ayhan
Ürünü İncele
Papatya dergisinde şiir yazma maceram 9. sayı ile başladı. ‘’Beykoz’a Doğru’’ adlı şiirim bu sayıda yer aldı. Bu şiiri yazmamda Beykoz’da dört yıl bir devlet lisesinde görev yapmamın etkisi çok büyüktü. Şiirde geçen dizeler, tarafımdan üretilen hayal dünyası değil, tamamen yaşadığım gerçeklerdir. İlmek ilmek, ruhumdan süzülen dizelerdir. Daha sonra 10. sayıda ‘’El’’ adlı şiirim yayımlandı. ‘’El’’ şiirimi de bir kız babası olarak dünyadaki bütün küçük kız çocuklarının aziz hatıralarına yazdım. Bu iki şiirim, dergi editörlerinin tensipleriyle ‘’Papatya Dergisi Şiir Antolojisi’’ adlı kitapta yayımlandı. Bu durum, bir edebiyat tutkunu olarak benim için hem bir ilkti, hem de gurur vericiydi. Yahya Kemal’in dediği gibi ‘’Şiir, düşünceyi duygu haline getirinceye kadar yoğurmaktır’’. Papatya dergisi ailesine, ‘’Papatya Dergisi Şiir Antolojisi’’ kitabını yayımladıkları için çok teşekkür ederiz. Herkese iyi okumalar…
Demirciler Çarşısı Cinayeti / Akçasazın Ağaları 1
YAPI KREDİ YAYINLARI
Yaşar Kemal
Ürünü İncele
Toplumcu Gerçekçi bir yazar olan Yaşar Kemal’in en önemli romanlarından biri. Roman, klişe olmuş şu cümleyle başlıyor: ‘’O iyi insanlar, o güzel atlara bindiler, çekip gittiler.’’ İki Türkmen beyinin (Derviş Bey, Mustafa Bey) yıllarca süren ölmemek için verdikleri amansız mücadelesi. Bunun yanında Anadolu hayatı, töreleri, yaşayış şekilleri, tabiatı… Ve bu hayatı anlatırken kullandığı Adana ve Çukurova yöresine ait deyimler, kelimeler: ipilti, uğunmak, balkımak, hışırdım, siyim, göğünmek… Tabiatı ve olayları anlatırken bolca kullandığı tasvirler (yağmurun yağması), bazen okuru bunaltsa ve yorsa da, sonunda sizin ruhunuz da o yıllara ve oralara gidiyor, tad alıp yıllarca hafızanızda unutulmayacak hazineler bırakıyor… Romanda, kahramanların verdiği sürek avını andıran bu ölüm mücadelesinde Yaşar Kemal’in şu cümlesi aslında her şeyi özetliyor: ‘’Yaşamakta bir büyü var; sonsuz bir güç, sonsuz, erişilmez bir büyü.’’
Beni Kör Kuyularda
EVEREST YAYINLARI
Hasan Ali Toptaş
Ürünü İncele
Romanı, birkaç ay önce okudum. Roman, çok akıcı, sıra dışı betimlemeler ve imgelemler var: ''O sustuktan birkaç saniye sonra o gün, sızı gibi incecik bir klarnet sesi geldi derenin dibinden. Düpedüz ağlıyordu bu klarnet, sese dönüşmüş acılı bir insan misali kendini yerlere atıyor, sonra dizlerinin üstünde doğruluyor, doğrulunca çırpınıyor, çırpınırken de adeta oluk oluk gözyaşı döküyordu. Kendine hakim olamadığı için dile getirdiği şeylerin içinde uğundu kaldı da birdenbire inişini, çıkışını kaybetti; sonra göğe doğru uzayıp giden gergin bir ipliğe dönüştü.'' Romanda, bu tarz cümleleri okurken sanki bir besteyi dinliyor gibisiniz; cansız eşyaya canlılık vererek, okurun zihninde ve kalbinde size birçok şeyi tasavvur ettiriyor, aradan yıllar geçse de unutamazsınız bu romanı.
1 2