ilkay coşkun

Mesaj Gönder

Kazandığı Rozetler

Kitapkurdu
Kitapkurdu

Paylaştığı Listeler

Yorumları

193Yorum
Kapı Karşı
ÇIRA YAYINLARI
Zekiye Kahraman
Ürünü İncele
Daha genel bir çerçevede Anadolu insanının birbirine benzer portreleri serimleniyor diyebiliriz. Anadolu insanı bir cihetiyle cahil görülse de “Dünyadan kırk yaş kocaman” bir hali ve yaşanmışlıkları da bulunmaktadır. Bu yazılanlarla, Anadolu insanının arifane yönüne şahitlik etmekteyiz. Öz olarak, yazarın veya yazarın yakınlarına dâhil olmuş, dokunmuş güzel insan portreleri ve yaşanmışlıkları okumaktayız. Bu minvalde yazar, daha çok kepçesini taşra kazanında gezdirmektedir. Bu öyküler vasıtasıyla yazar, yer yer de olsa kendi kendine, kendiyle konuşur gibi bir anlatım içerisine de girmektedir. Elbette ki bütün bu yazılanlardan, yazarın kendi iç dünyasının izlerini ve bakış açısını da görmekteyiz. İlkay Coşkun
Köseği
ÇIRA YAYINLARI
Ulaş Konuk
Ürünü İncele
Gerek geleneksel gerekse de modern anlayış dilin gerçekliğini taşıyan altyapı, apriori olarak şair de var görünüyor. Her şiire kafa yorulacak ve aynı zamanda izi sürülecek bir boyutta olduğunu düşünebiliriz. “Aydınlanma, kişinin kendi aklını kullanmaya cesaret etmesidir” diyen Kant’ın sözüne kadar götüren bir inşa halidir bu. Sonuçta şiir çok geniş bir alana karşılık gelmektedir. Hayattan, düşten ve kurgudan beslenen çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Bu geniş çerçeve de denilebilir şair, anlatımlarıyla daha mücerret bir cihette yol almaktadır. Edebiyatta, sanatta şiirin öznelliğiyle farkını göstermektedir.
Açık Parantez
ÇIRA YAYINLARI
Bilal Can
Ürünü İncele
Anlatımlarda öz olarak şiir nedir ne değildir’in yanında yer yer reddiyeci anlayış daha ziyadesiyle yıkıcı olmayan bir bakıştadır. Anlatımların hermenötik ufkun genişlemesine yönelik bir tavır da olduğunu söyleyebiliriz. Her ne kadar şiirde fütüristtik modern söyleyiş başat bir unsur olarak kitapta yer almış gözükse de geleneğimiz ve halk edebiyatımızın izleriyle de karşılaşmaktayız. Alegoriler, metaforlar, imge gibi şiiri şiir yapan bütün unsurlar her iki yazarın da radarındadır. “İşlevsiz hiç bir sözcük şiirde yer almaz” diyen Çehov’un bakış açısında olduğu gibi hormonal şişmanlıklar içermeyen şiirlerin tarafındadırlar. Şiir üzerinden hem dilin tekâmülüne hem de sözü yormayan bir söylem haline konumlanılmış diyebiliriz.
Ayrılık Yürüyüşü
ÇIRA YAYINLARI
Tunay Özer
Ürünü İncele
‎Bu yazılanlarda genel anlamda varlığa, özel anlamda insana, doğaya, tüm canlılara, değerlere ve kültürlere yönelik bir hassasiyet taşındığını görmekteyiz. Ne şehir hayatına bir özenti, ne de taşra ve köy hayatına sarfınazar bir hal taşınmaktadır. Yazar ziyadesiyle, kalbe dönük bir yaklaşımdadır. Mamafih, kitap içeriğindeki bütün bu deneme yazıları arasında senkronik bir duygudaşlık hali kendisini hissettiriyor. Bu yazılanlar, insanımızın arifane yönünü, medeniyetimizin kültürel değerlerimizin ve coğrafyamızın kadim hub cemalini ortaya çıkarıyor adeta. Böylelikle bu anlatımlar da konuların muhasebe ve muhavere hallerini de temaşa ediyoruz. Maalesef ki acıların, hüzünlerin ve savaşların yaygın olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Huzurun ve barışın mahdut olduğu bir yer Anadolu. Bütün bu anlatımlarda hayatın temaşa ve inkişaf halini de okumaktayız.
Uzakta Bir Tren Sesi
ÇIRA YAYINLARI
Şakir Kurtulmuş
Ürünü İncele
Anlatımlarda gerçek bir ‘var olma’ mücadelesine şahitlikle milletimizin yaşayan ruhunun ve aidiyet duygusunun izlerine rastlıyoruz. Bu anlatımlar, milletimizin dip derin şuurunun ve derin mizacının mücadele cihetli bir görüntüsüdür adeta. Balkanlar, Trakya ve Anadolu insanının kadim değerleriyle mecz olmuş diğerkamlık ve benzeri birçok senkronik duygudaşlığa karşılık gelinmektedir. O dönemlerde, insanlar hem birbirine yoldaş, hem de yaşadıkları mücadeleler keskin bir bıçak hükmündedir. Bulgar zulmü ve göç sırasında daha çok hüzün taşıyan burkucu bir özlem hali olsa da geleceğe taşınan umut halini de hissediyoruz. Elbette ki zaman ve sabır, güçlükleri ve acıları dindiren olacaktır. Bu meşakkatli yıllarda Müslüman Türkler için dünya mihneti çetin yaşanmıştır. Bu dönemlerde insanları dinlemek onlarla ünsiyet kurmak derin bir kitabı okumak gibi olacaktır muhakkak. Hani derler ya yarası olmayanın hikâyesi olmaz diye işte tam da yarası olanların hikâyesi bunlar diyebiliriz.