Hürrem Sultanı, dolayısıyla da harem ve saray entrikalarını anlatan sürükleyici bir roman...Yazar demet altınyeleklioğlu, keşke biraz daha araştırma yapıp da yazsaydı demeden geçemeyeceğim...kitabın bazı bölümlerinde de tutarsızlıklar var..örneğin, hürrem edirne sarayından istanbula geliyor..aylardan ekim...ama nasıl oluyorsa tarlada gündöndüler tabak gibi...Gündöndüleri ekim ayında tarlada göremezsiniz....Gene de yazarın hakkını yememek lazım...akıcı ve sıkılmadan okudum Hürremi....Yazar acemiliğine rağmen güzel bir eser çıkarmış...daha bir kaç roman yazarsa pişecek gibi... her şeye rağmen mutlaka okumalısınız...
Açlık Oyunları...Şimdiye kadar okuduğum fantastik romanların içinde en iyisi....Daha yüzlerce sayfa olsa okuyabilirdim...Zekanın ,stratejinin ve hayatta kalma mücadelesinin akıcı bir dille anlatılması, bizleri de eylül ayında çıkacak ikinci kitabı okumaya ve heyecanlı bir bekleyişe itiyor...Ve kitaptaki çocuk karakterlerden pek çok şey öğrenmeliyiz diyorum...kararlılığın ve azmin romanı..Savaşmanın ne kadar kötü olduğu mesajının verilmesi...Müthiş bir kitaptı..Hala etkisindeyim...Teşekkürler kitap yurdu..İyi ki sizinle tanıştım...Beş kitaplık yeni bir sipariş daha verdim...Sabırsızlıkla onları bekliyorum...
Okurken başka alemlere sürükleyen bir kitap. Ayrıca Konya ve Mevlana hakkında bilmediklerinizi de bu kitapla öğreneceksiniz. Ben çok beğendim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ilibis20 Temmuz 2009ÖNCE ELİF ŞAFAĞIN AŞK ROMANI...ARDINDAN AHMET ÜMİTİN BAB-I ESRAR ROMANI..KAYMAKLI EKMEK KADAYIFI...MEVLANA VE MEVLEVİLİK TUTKUNU OLDUM BU İKİ KİTAP SAYESİNDE...BAŞKA KİTAPLAR DA ARAŞTIRIYORUM...O DÖNEMLE İLGİLİ....MANEVİ HUZUR VE DOYGUNLUK ADINA GÜNÜMÜZDE BU TÜR KİTAPLARA İHTİYACIMIZ VAR....
Hayatta bazen bir şey ararsınız da bulamazsınız. Çırpınırsınız, savaşırsınız bulmak için de, nankör hayat bir türlü aradığınız şeyi buldurmaz size. Bu aranılan da bulunamayan şeylerden en önemlisi HUZUR aslında , mutluluk ya da.
Öyle bir anımda karşıma çıktı bu kitap ''AŞK''. Her işim, ama her işim ters gidiyordu. Bakkala bile gitsem ya aradığım ekmeği bulamıyordum, ya da parayı unutmuş oluyordum, o kadar yani. Bu olumsuzluklar, ben o kadar sıkmaya, o kadar germeye başladı ki, beyaz olmamdan da kaynaklanıyor heralde, güneşten yüzümde kırışıklıkların arası beyaz beyaz oldu. Gerginlikten yüzüm kırışmaya başlamış ki aynada farkettim. Gülmüyordum hem de hiç, belki o kırışıklara tam ters etki GÜLMEK ama olmuyordu. Tebessüm bile yoktu. Her sabaha bir buhranla uyanıyordum. ''Acaba bugün ne ters gidecek'' düşüncesiyle uyanmak. Böyle bir anımda karşıma çıktı ''AŞK''. Okudukça aşık oldum. Okudukça kendimi buldum. Ve hiç gülmeyen yüzüm, gülmeye başladı. İşlerim, hayatımın akış seyri bir bir düzelmeye başladı. İnanır mısınız? Eve gelen mutluluk haberlerini bile ben almaya başladım. Başıma geleni çekmeyi öğrendim. Başıma gelenleri kabul edip, hayatı akışıyla yaşamayı öğrendim. Aşkı farklı yaşamayı öğrendim, aşka bakmayı, aşkı beslemeyi öğrendim. Duru bir gölken içim, çağlayan bir nehir olma yolunda. Bir TILSIM bu kitap. Bir IXIR eğer ruhu çırpınan biriyseniz siz de bu tılsımdan etkileneceksiniz. Zaten etkilenmemek mümkün değil.
Kitabı okuduktan sonra AŞK' ı tekrar yorumlama gereği duydum..Unuttuğumuz ya da diplere gömdüğümüz ilahi aşkın büyüsünü ve büyüklüğünü yeniden değerlendirmek adına...Ve Şems- i Tebriz'i Kerra' yı Kimya' yı tanıdığım için, Tanıdığım halde unuttuğum Mevlanayı hatırladığım için...Teşekkürler Elif Şafak...Şimdi sırada Ahmet Ümit' in Bab-ı Esrar kitabı var...Onu da okumalıyım...Teşekkürler kitapyurdu..sayenizde pek çok kitapla tanışacağım ve bu beni çok heyecanlandırıyor....