Nurşen Çakmak

Mesaj Gönder

Kazandığı Rozetler

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilge
Bilge
Kaşif
Kaşif

Yorumları

30Yorum
Bir Buçuk Günde Seyr-i Alem
MGV YAYINLARI
Abdulgani Bozkurt
Ürünü İncele
Doktor Yakub'un ya da kundaktaki bebek Yakub'un bir güne sığan bir ömürlük hikayesi ya da kısa Filistin tarihi.Sadece tarih değil bu tarihin öznesi olmuş haysiyetli bir neslin hikayesi .Doktor Yakub'un dediği gibi ilim için üç şey gerekli alim,talip ve iştiyak. İştiyak yoksa hiçbir şey olmaz. Bu yüzden değil mi Filistin davası tekerlekli sandalyeye hapsolmus bir insanın omuzlarında yükselmişti.
Yeşil Ada'nın Çocukları
TİMAŞ GENÇ
Havva Tekin
Ürünü İncele
Kıbrıs 'ın bölünme sürecini biri Türk diğeri Rum iki çocuğun dostluğunu merkeze alarak anlatıyor kitap.Tarihi olayları detaya girmeden tam da çocukların anlayabileceği şekilde işlemiş yazar.Ayrıca tarihi terimlerin anlamını vererek okuma sürecini de kolaylaştırmış.Ve en önemlisi dostluk sınır tanımaz demiş,en çok ta çocukların dünyasında.Ve bu yüzden kitapta çocukların bence en güzel sorusu "insanlar niçin sınır çizer ki ?"
Çözüm Bakanlığı muhteşem kurgusu ile akran zorbalığının yıkıcı etkilerini anlatan ve çözüm arayışında olan duyarlı bir grubun hikayesi.Bununla birlikte iyilik yapmanın erdemi üzerinde duran ama bunuda muhatabını incitmeden en güzel şekilde yapmaya çalışan , bir elin verdiğini diğer el görmez düsturunca işleyen bir kitap.
Sevgili Gazze / Bir Doktorun Anıları
BEYAN YAYINLARI
Dr. Orhan Alimoğlu
Ürünü İncele
Mahmud Derviş, düşmanın huzurunu ve rahatını bozmaya en yetkin belde olduğu için Gazze’yi, içimizde sevilmeye en layık yer olarak tanımlar. Belki de bu yüzden Gazze, bizim için sadece Gazze değil; “Sevgili Gazze”dir. Bugüne kadar her türlü yoksulluğa, terk edilmişliğe ve acıya rağmen dünyanın en özgür beldesi… Kalpsiz bir dünyanın kalbidir. “Gazze iyileşmeden dünya iyileşmez.” diyor Orhan hoca. Sadece bir hekim olarak değil ,bütün ünvanlarından sıyrılmış bir insan olarak gördüklerine şahit kılıyor bizleri. Bu şahitlik, omuzlarımıza dünyanın en ağır yükünü yüklüyor olsa da, mazlumları destekleyenlerin, ellerinden gelen şey çok az olsa bile, Allah katında ve insanlık vicdanında mutlaka bir değeri olacaktır diyor. Tolstoy’un veciz ifadesiyle: “İnsan acı duyabiliyorsa canlıdır, başkasının acısını duyabiliyorsa insandır.” Gazze’nin acısını duyabilmek ve bu acıya omuz verebilmek, insanlığımızı koruyabilmenin belki de en önemli imtihanıdır.
Beyaz Atlar Zamanı
BİLGİ YAYINEVİ
İbrahim Nasrallah
Ürünü İncele
Osmanlı'nın son döneminden Nekbe'ye kadar olan dönemi üç kuşağın hikayesi üzerinden bir köy hayatı etrafında anlatan destansı bir roman. Olaylar Hadiye köyü merkeze alınarak anlatılmış olsa da kitabın bütününde Filistin topraklarında verilen mücadeleye ayna oluyor. Bu toprakların gerçek sahiplerinin sadece topraklarının değil yaşamlarının da gün gün nasıl işgal edildiğini sadece okumuyor iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kitapta atlara verilen değeri ise aslında özgürlüğe verilen değer olarak okuyabiliriz. Atların yaralanması, ölümü özgürlüğün de kaybı. Bugün o atlar ölmüş olsa da yüz yıldır içimizde koşmaya devam ediyor. ta ki Filistin özgür olana dek. Ayrıca İbrahim Nasrallah bu kitabı 22 yıl gibi uzunca bir dönemde kaleme alıyor. Verilen çeyrek asırlık emeği okurken fazlasıyla hissediyorsunuz. Ve kitabın orijinal dili Arapça 'dan yapılan muhteşem bir çeviri.