zatiamekuin

Mesaj Gönder

Kazandığı Rozetler

Kitapkurdu
Kitapkurdu

Yorumları

33Yorum
Kurtlarla Koşan Kadınlar & Vahşi Kadın Arketipine Dair Mit ve Öyküler
AYRINTI YAYINLARI
Clarissa Pinkola Estes
Ürünü İncele
Clarissa Pinkola Estés’in mitsel öyküler, masallar ve psikanaliz üzerinden kadının içindeki o vahşi, güdüsel ve yaratıcı özü ortaya çıkardığı devasa bir başyapıt. Yazar, masalların ardındaki sembolleri bir arkeolog gibi kazıyarak modern toplumun ehlileştirdiği, bastırdığı ve kalıplara soktuğu "Vahşi Kadın" arketipini özgürleştirmeyi hedefliyor. Mavi Sakal’dan Çirkin Ördek Yavrusu’na kadar bildiğimiz pek çok hikaye, bu kitapta içsel sezgilerimizi ve kaybettiğimiz doğamızı hatırlatan birer ruhsal rehbere dönüşüyor. Estés’in adeta bir masal anlatıcısı gibi büyüleyici ve şifalı bir dili var. Kitapta geçen "Kurtlar ve kadınlar doğaları gereği akrabadır; araştırıcıdırlar, dayanıklılıkları ve güçleri fazladır." tespiti, romanın tüm ruhunu özetliyor. Yer yer yoğunluğu nedeniyle yavaş okunmayı talep etse de, her kadının kendi sezgisel gücünü keşfetmek için başucunda tutması gereken zamansız bir başvuru kaynağı.
Kendine Ait Bir Oda
KAPRA YAYINCILIK
Virginia Woolf
Ürünü İncele
Virginia Woolf’un kadın edebiyatı ve feminist düşünce açısından manifesto niteliğindeki bu efsanevi denemesi, yaratıcılığın ve özgürlüğün maddi koşullarla doğrudan bağını savunuyor. Woolf, bir kadının yazabilmesi ve kendi varlığını ortaya koyabilmesi için ekonomik bağımsızlığın ve zihinsel bir alanın kaçınılmaz olduğunu açıkça koyuyor ortaya. Shakespeare’in aynı dehaya sahip hayali bir kız kardeşi olsaydı, dönemin toplumsal engelleri yüzünden nasıl yok olup gideceğini anlattığı kurgusal benzetme ise metnin en vurucu noktası. Yazarın o iğneleyici, zeki ve son derece akıcı dili, konuyu sıkıcı bir teorik söylev olmaktan çıkarıp nefis bir sohbet havasına sokuyor. Kitapta geçen "Bir kadın eğer roman yazacaksa, parası ve kendine ait bir odası olmalıdır." tespiti, sadece fiziksel bir mekânı değil, kadınların tarih boyunca mahrum kaldığı özgürlük alanını özetliyor. Yüzyıl öncesinden seslenmesine rağmen geçerliliğini hâlâ koruyan, zamansız bir başyapıt.
İktidar (Güç Sahibi Olmanın 48 Yasası)
ALTIN KİTAPLAR
Robert Greene
Ürünü İncele
Robert Greene ve Joost Elffers’ın insan doğasının en hırslı ve stratejik taraflarını mercek altına aldığı bu devasa çalışma, adeta modern bir Machiavelli el kitabı. Gücü elde etmenin, korumanın ve rakipleri eksiltmenin yollarını tarihsel örnekler üzerinden 48 net kuralda topluyor. Kitap ahlaki bir kılavuz olmaktan tamamen uzak; aksine empatiyi kenara bırakıp manipülasyonu ve güç oyunlarını bir sanat gibi işlemeyi öneriyor. İçinde geçen "Efendini Asla Gölgede Bırakma" veya "Dostlarına Fazla Güvenme, Düşmanlarını Kullanmayı Öğren" gibi yasalar, okurken insanı hem rahatsız ediyor hem de günlük hayattaki acımasız dengelerle yüzleştiriyor. Yer yer fazla paranoit bir dünya görüşü aşılasa da, stratejik düşünme becerisi açısından muazzam bir gözlem gücü barındırıyor. Dünyanın pembe bir yer olmadığını ve güç çarklarının nasıl döndüğünü cold-blooded bir gerçekçilikle anlamak isteyenler için son derece kışkırtıcı bir metin.
Hyunam - Dong Kitabevi
ATHİCA YAYINLARI
Hwang Bo-Reum
Ürünü İncele
Hwang Bo-Reum’un Güney Kore edebiyatındaki "iyileştirici kurgu" (healing fiction) akımının en güzel örneklerinden biri olan bu romanı, hayatın koşturmacasından tükenip her şeyi geride bırakan Yeong-ju’nun bir mahalle kitabevi açma hikayesini anlatıyor. Toplumun dayattığı "başarı", "kariyer" ve "hızlı yaşama" baskılarına karşı adeta frenine basılmış sakin bir sığınak sunuyor okura. Kitabevine yolu düşen her bir karakterin -kahvesini demleyen baristadan işsiz gencine kadar- kendi kırgınlıklarını kitapların ve kahve kokusunun arasında onarma çabası çok naif işlenmiş. Kitapta geçen "İyi bir gün, büyük şeylerin gerçekleştiği değil; küçük, güzel anların birbirini takip ettiği gündür." düşüncesi, romanın o yavaş, telaşsız ve insana nefes aldıran ruhunu özetliyor sanki. Büyük aksiyonlar ya da şaşırtıcı olay örgülerinden ziyade hayatın ritmini yavaşlatmak isteyenler için yazılmış, sıcacık ve huzur veren bir kaçış hikayesi.
Mavi Saçlı Kız
YAPI KREDİ YAYINLARI
Burçak Çerezcioğlu
Ürünü İncele
Gencecik yaşında lösemiyle mücadelesini ve o hayran olunası yaşama sevincini günlüğü üzerinden aktaran, okurken insanı darmadağın eden ama bir o kadar da hayata bağlayan sarsıcı bir kitap. On altı yaşındaki bir genç kızın hastane odasından yazdığı bu satırlar, edebi bir kurgu veya süslü bir roman değil; tamamen katı, hesapsız ve yalın bir gerçeklik. Hastalığın acımasızlığına, dökülen saçlara ve tükenen zamana rağmen Burçak’ın o içindeki kıpır kıpır enerjiyi, umudu ve yaşama arzusunu hiç kaybetmemesi insanın boğazını düğümlüyor. Kitapta geçen "Yaşamak bir gün bile olsa güzel..." cümlesi, elindeki hayatın ve sağlığın kıymetini unutan herkese atılmış en içten tokat gibi. Belki kurgusal bir derinlik aramıyorsunuz ama sunduğu o çıplak duygu ve direnç, son sayfayı kapattığınızda bile uzun süre zihninizde dönmeye devam ediyor.