“İlâhî Hikmet’e geri döneceğiz. Ve deriz ki: Onu şöyle bil ki, şüphesiz bütün mertebeler (Hayat, İlim, Kudret gibi) özlerinde (‘ayn) hiçbir varlığa sahip değildir; fakat onların zihinsel kudrette bulundukları, akledilir ve bilinir oldukları kesindir. Ve onun içsel (interior) olması, onu zâtî varlıktan eksiltmez ve onun, zâtî varlığı olan her şeyde bir belirlenimi ve bir etkisi vardır. Bilakis o, kendisinin aynıdır ve kendisinden başka değildir; zâtî varlıkların özlerini kastediyorum. Ve onlar, aklî olarak içkin olmaları sebebiyle kendilerinde eksilmezler; onlar, akledilir olmaları bakımından içseldirler.
Ve bu hususta bütün zâtî varlıkların dayanağı, akıldan kaldırılması mümkün olmayan küllî mertebelerdir. Ve onların Zât (‘ayn) içindeki varlığı, onları akledilir olmaktan çıkaracak böyle bir varlık ile mümkün değildir. Ve bu mevcut ister zamansal olsun ister zamansal olmayan olsun, durum aynıdır.”
“İbn Arabî, eserleri Arap ve Müslüman dünyanın ötesinde çok etkili hâle gelmiş olan Arap Endülüslü Müslüman bir âlim, sûfî mistik, şair ve filozoftu. Ona nispet edilen 850 eserden yaklaşık 700’ü sahih kabul edilirken, 400’den fazlası hâlen mevcuttur. Onun kozmolojik öğretileri, İslam dünyasının birçok bölgesinde hâkim dünya görüşü hâline geldi. Tasavvuf uygulayıcıları arasında el-Şeyh el-Ekber “En Büyük Şeyh” adıyla tanınır.”