Hayat, karşılıklı hak ve görevlerin yerine getirilmesiyle değer ve güzellik kazanmaktadır. Huzurlu ve mutlu bir geleceğe, yalnızca kuru temennilerle değil, sürekli bir çaba, bilgi, samimiyet ve dürüst muamelelerle kavuşabiliriz.
Kimi anne babalar çocukları hakkındaki endişelerinden ve beklentilerinden dolayı, çocuklarına karşı istemeden de olsa değişik maskeler takabilmektedir. Bunlar bazen diktatörlük maskesi, bazen otoriterlik maskesi, bazen öğretmenlik maskesi, bazen de kanun koyucu maskesi olabiliyor.
Sadece bu nedenle; çocuklarına karşı anne babalık görevlerini yerine getiremiyorlar. Hatta isteseler bile onlara kendi içlerinden geldiği gibi annelik babalık yapabilmenin keyfini süremiyorlar.
Ayrı bir dünyadır her aile. Eşler, asgari müştereklerde birleşmelidirler. Birbirinin gönlündeki gamı gideren, öfke patlaması yaşamamak için tedbir alan, gönül bardağını taşırmadan birbirlerini seven, sayan eşler mutluluğun zirvesine tırmanırlar.
Anne babanın mutluluğu, huzurlu sıcak bir aile ortamı çocuğun başarılı olmasını sağlayan en önemli etkendir. Aynı şekilde anne-baba arasındaki şiddetli geçimsizliklerin, onların iletişimsizliklerinin çocuğa yansıtılması çocuğun hem okul hem de hayat başarısını olumsuz yönde etkiler.
Einstein, dünyanın en zeki insanlarından biri olarak bilinmektedir. Zamanın güzellik kraliçesi Einstein’a bir teklifle gelmiş ve “Seninle evlenelim, çocuğumuz benim kadar güzel ve senin kadar zeki olsun” demiş. Einstein’ın hazır cevabı ise çok müthiş olmuş: “Ya benim kadar çirkin ve senin kadar aptal olursa?”