Anne ve baba ya da bir öğretmen olarak, bir ergene yapabileceğimiz en büyük yardım; hangi davranışı sergilerse sergilesin, o davranışın altındaki süreçleri anlamaya çalışmaktır.
En olumsuz görünen davranışların bile ardında bir neden, bir ihtiyaç ve çoğu zaman duyulmak isteyen bir çığlık vardır.
Ergenin davranışlarının altında yatan gerekçeleri fark etmeye başladığımızda ona karşı tutumumuz da değişir; tutum değiştikçe ergen de değişir. Yargılayan, cezalandıran, suçlayan ve eleştiren bir bakış; yerini anlayan, destekleyen ve yol gösteren bir duruşa bırakır.
İşte bu yüzden ebeveyn olmak zordur. Çünkü çoğu zaman yönetmemiz gereken yalnızca çocuğumuz değil; kendi duygularımız, sabrımız, geçmişimiz ve içimizde taşıdığımız yaralardır.
Bu kitabı okurken kimi zaman kendi çocuğunuzla yaşadığınız mücadelelerle yüzleşecek, Kimi zaman kendi ergenliğinizde, ebeveynlerinizle yaşadığınız çatışmalara geri döneceksiniz.
Bir çocuğun kendi kimliğini inşa edebilmek için nasıl çırpındığını ve biz yetişkinlerin bu çabayı ne kadar sık yanlış anladığını fark edeceksiniz.
Bu kitap, ergenliği “sorunlu bir dönem” olarak değil; anlaşılmak isteyen bir dönüşüm süreci olarak ele alıyor. Sizi, hem ergeni hem de içimizde hâlâ yaşayan ergeni anlamaya davet ediyor.