Zorlu dünya imtihanının, güvenli limanıdır aile. Sağlam ve sarsılmaz bir kaledeyseniz, iman ve sağlık da varsa diğer imtihanlar elbet gelir geçer. Yeter ki erkek ailesini merhamet ve muhabbetle sarıp sarmalasın. Kadın ailesini letafetiyle kucaklasın ve evlatlar da anne babalarına hürmetle kulak versin, gönüllerini açabilsin.
Toplumsal anlamda ahlaki bir erozyonun yaşandığı şu ahir zamanda, kalıcı bir güzellik ve toparlanma istiyorsak işe temelden, yani aileden başlamak elzemdir. İslam toplumunda herkes birbirine zimmetlidir. Özellikle de ailede aidiyet bilincinin zarar görmemesi adına, bireysellikten uzak bütünlüğü koruyan bir tavırla, yeniden aile kurumunu yapılandırmak gerekir.
Yola çıkan herkes aşkla yola çıkıyor da sonra ne oluyor da yolculukta düşman kesiliyor? Artık niyetlerimizi de nimetlerimizi de gözden geçirme vakti. Çünkü insan fark etmediği şeyi yönetemez. Önce eşref-i mahlûkat olduğumuzu hatırlamalı; sonra da buna yaraşır eş, evlat, anne, baba olmalı. En önemlisi her rolü kulluğa yakıştırma inceliği taşımalı.
Evlilik kararı, yetişkinlerin verebileceği bir karardır ve beraberinde gelecek sorumlulukları kabul etmek demektir. Aynı zamanda insanı, dünyada sahip olabileceğiniz en değerli hazinelerden birinin sahibi yapar. Büyük bir servetiniz olsa, onu zayi etmeden korumak için elinizden geleni yaparsınız, yapmalısınız. Aksi takdirde zarara uğrarsınız.
Seçim sizin… Ya günün tüm zorluklarını ardınızda bırakıp güvenli kalenizde huzuru yaşayın; ya da kaleyi için için ateşe verip huzura hasret kalın!