Eseri, 2025 Emine Işınsu Roman Ödülü’ne katıldığı zaman tanıdım.
Ragîf, Mehmet Akif’in romanıdır.
Nasıl? Zor bir soru bu nasıl. Roman yazarının zaman içinde, mekân içinde seyahatine alışığız. Bütün güzel romanlarda bu “tayyi zaman” ve “tayyi mekân” vardır. Fakat romancı aynı zamanda “tayyı insan” da eder. Bu en zor olanı. Bir kahramanın içine girip, o olup, onun gözüyle görmek, onun kulağıyla işitmek ve en zoru onun gönlüyle görmek. Tek kolaylaştırıcı unsur kahramanı romancının yaratmasıdır. Yazar kendi yarattığı kahramanın duygusunda, düşüncesinde hata yapsa da bunu yalnız kendisi ve belki bir de kahramanı bilir.
Peki gerçek bir kişinin, hele Mehmet Akif gibi tarihe ve millete mal olmuş bir kişinin gözüyle görmek, kulağıyla işitmek, onun ağzından konuşmak, tıpkı o imiş gibi hissetmek! Bu muhakkak ki zor.
Lavinya Öz işte bu zorun peşine düşüyor. Bir biyografi değil, bir biyografik roman yazıyor. Hem de Mehmet Akif’in ruhundan, zihninden. Onunla ilgili yazılmış biyografilerden, yazılardan ve kendisiyle yapılmış görüşmelerden bölümler anlatıcı diliyle veya diyaloglar halinde serpiştirilmiş. Bu yolla Mehmet Akif’e daha çok yaklaşıyorsunuz. Onu daha iyi tanıyorsunuz- sanki o imişsiniz gibi.
Bunu başarabilmek için Mehmet Akif’i gerçekten yakinen hem de çok yakinen tanımak lazım. Öz, zaman zaman o o derece yakınında ki Akif’in şuur akımını okur gibi hissediyorsunuz.
Ragîf’te Mehmet Akif’ten başka ve tabii olarak onun zamanı var. Onun dostları var. Bakınız kimlerle ahbaplık ediyorsunuz: Mithat Cemal (Kuntay), Hasan Basri (Çantay), Süleyman Nazif, Bosnalı Ali Şevki Hoca (Köse İmam), Eşref Edip (Fergan), Fatin Hoca (Gökmen), Ömer Rıza (Doğrul) ve daha kimler. Bu kadroyla bakınız hangi olayları yaşıyorsunuz: İttihat ve Terakki’nin kuruluşu, 2. Meşrutiyet’in ilanı, 31 Mart vakası, Teşkilatı Mahsusa’nın Akif’i Almanya’ya gönderişi, Almanya başarısından sonra Arabistan’a gönderilişi, Çanakkale Zaferi, Misak-ı Millî’nin ilanı, TBMM’nin kuruluşu, Ankara’ya çağrılması, İstiklal Marşı’nın yazılışı, Mısır’a gidişi, 11 yıl sonra vatanda ölmek için dönüşü ve 1936’da ölüm anı.
Mehmet Akif biyografisi okumadınızsa okuyun derim. Yok, Mehmet Akif biyografisi okuduysanız mutlaka okuyun derim!
Prof. Dr. İskender Öksüz