Bu eser, Türkçede bir kitap neşriyle Renan’a yapılan ilk eleştiridir. Bu çok önemli detay, araştırmacıların neredeyse tamamı tarafından gözden kaçırılmıştır. Ali Ferruh’un biyografisi açısından bakıldığında; Teşhir-i Ebâtıl, onun külliyatı içinde en son yayınlanan, en olgun kitabıdır. Bu eserin en önemli özelliği, bugüne kadar Renan’a yapılan eleştiriler bibliyografyası içinde hiç konu edinilmeyen bir noktayı çürütmesidir: Renan, “İslam terakkiye manidir” derken bir başka kılıf altında aslında “Türklerin hâkimiyetindeki İslam, mani-i terakkidir” demekte idi. L’Islamisme et la Science’daki ifade ile: “Türkler, âlem-i İslâmiyet’in hegemonyasına malik oldukları zaman –İbn Haldun müstesna olmak üzere– ulûmu, hikemiyâtı imha ve ihlâk eylediler! [Bientôt la race turque prendra l’hégémonie de l’islam, et fera prévaloir partout son manque total d’esprit philosophique et scientifique. A partir de ce moment, à quelques rares exceptions près, comme Ibn-Khaldoun …]” Bu cümlenin 1883’te sarf edildiği, 1887’lerde hiçbir düzeltme yapılmadan tekrar edildiği ve bu tarihlerde İslam dünyasının “malik”inin Osmanlı olduğu hep birlikte düşünüldüğünde; Renan’ın asıl mugâlatasının başka olduğunu, ancak Ali Ferruh gibi Osmanlı’nın en iyi okulunda yetişmiş, bir paşazade olarak Paris’te bulunan bir Müslüman Türk diplomat fark edebilirdi. Teşhir-i Ebâtıl çıktığında, muhatabı Renan hayatta idi; hâliyle bu esere; Paris’teki bir Türk diplomatın, haddini bilmeyen bir Fransız’a verdiği diplomatik cevap olarak da bakabilir.