Türkiye Cumhuriyeti'nde oy kullanmanın ve devlet görevlerinde bulunmanın hükmü, uzun yıllardır Müslümanlar arasında tartışılan meselelerden biridir. Bu konudaki temel ayrılık, akaid esaslarında değil; fıkhın can damarı olan ikrah (zorlama), zaruret ve ehven-i şerreyn (iki kötülükten hafif olanını seçme) gibi ameli hükümleri doğrudan etkileyen dinamiklerin dar bir çerçevede ve şahsi yorumlarla göz ardı edilerek hükmün yanlış yere tatbik edilmesinden kaynaklanmaktadır. Ey hocalar ve davetçiler! Açıkça ortaya çıkan hatalarda ısrar etmeyin. Bir görüşten dönmek eksiklik değil, ilim ve takvanın gereğidir. Çünkü en büyük tehlike, hatada ısrar ederek Allah'ın Müslüman kabul ettiği kimseleri tekfire götüren yolları meşrulaştırmaktır.
Müslümanlar arasında ihtilaf konusu olan meselelerde, her iki tarafta da samimiyetle hakikati arayan, dinine hizmet etmeye çalışan kimseler bulunduğu gibi; taassubun etkisinde kalan, meseleleri gerektiği gibi değerlendiremeyen veya çeşitli fikrî tesirler altında hareket eden kişiler de bulunabilmektedir. Her iki tarafın da isabet ettiği yönler bulunduğu gibi, hata ettiği noktalar da mevcuttur.
Allah Teâlâ bizleri hakkı hak bilip ona uyan, batılı batıl bilip ondan sakınan kullarından eylesin; hata ve eksikliklerimizi görüp düzeltmeyi hepimize nasip etsin. Âmin.