“İnsanlığın gerçek tarihi, kutsal metinlerin ötesinde mi başladı?”
“Mitlerden bilimsel gerçeklere: İnsan nereden geliyor?”
“Kutsal metinler anlatır, taşlar ve kafatasları kanıtlar.”
İnsan, kutsal metinlerde anlatıldığı biçimiyle yalnızca birkaç bin yıllık bir varlık mıdır, yoksa milyonlarca yıl süren evrimsel bir serüvenin sonucunda mı karşımızdadır?
Bu kapsamlı çalışma, insanın kökenini hem tarihsel ve kutsal metinler hem de bilimsel kanıtlar ışığında ele alıyor. Mısır’dan Keldani’ye, Çin’den Fenike’ye uzanan eski medeniyetlerin kayıtları, efsaneleri ve dini anlatıları titizlikle inceleniyor; Manetho’nun listelerinden Rosetta Taşı’na, çivi yazısı yazıtlarından Hitit ve Miken buluntularına kadar antik kanıtlar dikkatle değerlendiriliyor.
Arkeoloji ve antropoloji bulguları, mağaralardan taş aletlere, ilkel kafatası kalıntılarından Neandertal ve Tersiyer insanına kadar uzanan örneklerle insanlığın kutsal metinlerde anlatıldığı gibi sınırlı bir geçmişe sahip olmadığını ortaya koyuyor. Canstadt, Cro-Magnon, Furfooz ve Truchere tipleri, insan ırkının çok daha eski ve karmaşık bir evrimsel geçmişe sahip olduğunu gösteriyor.
Bu eser, insanlık tarihini, mitlerin ötesinde ve bilimin ışığında yeniden anlamak isteyenler için hem tarihsel hem bilimsel hem de felsefi bir başvuru niteliğinde. İnsan ırkının gizemini, kutsal metinlerden taşlara, kafataslarından antik uygarlıklara kadar uzanan kanıtlarla keşfetmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir kaynak.