Yaprak Fırtınası
Yaprak Fırtınası

Kitapyurdu Fiyatı: 175,45TL

Ürüne Git
277Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Yaprak Fırtınası
Güzelim Macondo, can Macondo, dost Macondo. Birçoklarının ikinci memleketi, yalnız ve güzel köy/şehir/yer/hayal. Yüzyıllık Yalnızlık'tan: "(...) O zamanlar Macondo, tarihöncesi kuşların yumurtaları kadar ak ve kocaman, parlak çakıllarla örtülü yatağı boyunca dupduru akan bir ırmağın kıyısına kurulmuş, yirmi hanelik bir kerpiç köydü. Dünya öylesine çiçeği burnundaydı ki, pek çok şeyin adı yoktu daha ve bunlardan söz ederken parmakla işaret edip göstermek gerekirdi." (s. 9) Ardından çingeneler geliyor, raylar döşenince tren geliyor ve devlet geliyor. Kentleşme yolunda mitlerden çıkıp gelmiş gibi duran bir yerleşim yeri olsa da Macondo, dört yıl, on bir ay, iki gün yağan yağmuruyla ve daha birçok mucizesiyle kerpiçten ziyade büyüyle, fakat gerçekliği korunarak ortaya çıkarılmıştır. Bu sebeple bildiğimiz şehrin bilmediğimiz bütün yönleri gibidir; küçük bir dünyada yaşıyorsak neler olduğunu bilemeyiz, fakat her şeyi gören, bilen bir anlatıcının elinde şehrimiz bir harikalar diyarına dönüşür. Macondo da böyle bir yer işte. Yedi öykü var ve her biri yoğun bir okuma gerektiriyor. Özellikle Yaprak Fırtınası'nda anlatıcı ve zaman sürekli değiştiği için, anlatıcı değişimi de başlıklarla verilmediği için -saçma bir şey öyle yapılması zaten- anlatımın özelliğinden ve karakterlerle olan ilişkilerden kimin kim olduğunu çıkarıyoruz. Zamanı takip etmek daha kolay, birazcık dikkat yeter. Buradaki yaprak fırtınası bir metafor, bunu bilek. İç savaşın sürüklediği insanlar, aşkların sürüklediği insanlar, sanayi döküntüleri, her şey geldi kasabaya fırtınayla. Sonra ev aldılar, ev yaptılar ve yerleştiler, sonra da toprağa karıştılar. Macondo, 1909. Yaprak Fırtınası: Bir baba, kız ve çocuk, zamanında evlerinde yaşayan bir doktorun öldüğünü işitiyorlar ve adamın cesedinin başına gidiyorlar. Buradan sonrası Bu üçlünün anılarına dönük anlatılardan ibaret, bir de bilindik büyülü işlerden. Ailenin kasabaya gelmesi, kasabada kurulan kiliseye beklenen bir rahip, değişen anlatıcıların tekrarladıkları cümleler, anı yığını içinde tanıdık yüzleri çıkartabilmek. Marquez'in oyunlarından biri de söz gelimi bir olayı tekrar tekrar, her bir diyalogla birlikte daha da geliştirerek anlatmak. Bir adamın gelişinin iki sayfa boyunca anlatıldığını düşünün ama her tekrarda açıklayıcı bir cümle daha ekleniyor cümlelere. Anlatım biçimleri açısından bir hazinedir bu öykü. Bunların dışında bildiğimiz çevre, bildiğimiz insanlar. Büyük Kanatlı Çok Yaşlı Bir Adam: "Çocuklar için masal" denmiş, kendinizi çocuk olarak görebilirsiniz. Dazlak, dişleri dökülmüş bir adam beliriyor günün birinde bir arka bahçede. Kanatları var, bildiğin kanat. Adamın bir melek olduğunu düşünüyorlar ve besliyorlar onu. Rahip Latince konuşuyor adamla, cevap yok. Tanrı dilini bilmediği için kuşkulanıyor rahip, ardından adamı görmek isteyenlerden para alıp zengin oluyor besleyenler. Roma'ya mektup yazılıyor, bürokratik klişeler. Bir de örümcek kadın geliyor kasabaya, ünüyle meleği köşeye attırıyor. En sonunda uçup gidiyor melek. Denizde Boğulmuş Erkeklerin En Yakışıklısı: Yine bir masal. Karaya yosunlarla kaplı bir şey vurur, bakarlar ki bir ceset. Bir erkeğin cesedi ve erkek deli yakışıklı. Kadınlar bu ölüye Esteban adını takıyorlar ve aşık oluyorlar bir de. Erkekler isyan ediyor, kadınlar ona bir cenaze töreni düzenliyorlar ve anlatıcının yanında Esteban da söze karışıyor, işleri karıştırmamak için elinden geleni yapacağını söylüyor, yaşasaydı tabii. Adamı gömüyorlar ve o köy geçen zamanla birlikte Esteban'ın Köyü olarak anılıyor. Hayalet Geminin Son Gezisi: Of. Bir gencin kendisine inanmayan insanlarına hayalet bir gemiyi getirmesi, her şeyiyle. İki üç öykü daha var, hepsi şahane. Marquez, Macondo işte. Mahallenin Muhtarları tadı alabileceğiniz bir yer.
SE-HOscale
Hezarfen
28.01.2026
Gabriel Garcia Marquez’in ilk romanı olmasına karşın, kurgusu ve akışı beni etkiledi. Bir cenazenin kaldırılma anında, yarım saat içinde üç kuşağın gözünden anlatılan olaylar. Kolombiya tarihi daha iyi pekiştirmek ve Gabo’nun eserlerini okumak için iyi bir başlangıç. Tavsiye ederim.
emreaykanat
Kitapkurdu
22.05.2025
Tüm kasaba halkının nefret ettiği bir doktorun ölümünün akabindeki defin konusunu merkezine alan kitap Gabi'nin büyülü gerçeklik minvalindeki ilk eseridir. İyi okumalar.
Atiye Gazioğlu
11.12.2024
kirmizi pazartesi kitabindan daha iyi
tugbalear
Üstat
22.11.2024
Diğer kitapları ile karşılaştırdığımda biraz sönük geldi.
EKİM
Kitapkurdu
18.11.2024
Kitaplığımın nadide eserleriyle dolu olduğu bir yazar. Her bir kitap yaşanmışlıklarıyla, duygularıyla sizi alıp başka bir yere götürüyor.
KY-1469794
10.11.2024
Sıkıcı kitap zor bitti
BarutPaşa
Kitapkurdu
21.08.2024
Yazarı için okudum ama pişman oldum desem yeridir. Bana hitap etmedi.
Hacer Küçük
Kitapkurdu
02.06.2024
Bana pek sürükleyici gelmedi. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Belki tarzı böyledir. Ben sevemedim.
rosadelosvientos
Kitapkurdu
29.04.2024
Bir doktorun, hatrı sayılır bir aileye gelerek ve onlarla yaşayarak hayatlarını ne kadar kötü etkilediğini anlatıyor kitap. Toplumsal yargıların, halk iradesinin, ekonomik çöküşlerin ve eleştirilerin acımasız yönlerini gözler önüne sermekte.
EYUP KIZILKAYA
10.04.2024
5 yildiz verenler ucretli yorum yapanlar herhalde. Kitapta konu bütünlüğü sağlanamamış, çeviri de çok başarılı değil. Arka kapağı okumanız yeterli.
İmperium Literary
Kitapkurdu
13.03.2024
Marquez'in erken dönem eseri. Ancak kendimi veremedim.
Pınar Zengin
Kaşif
15.02.2024
Latin Amerika edebiyatında “büyülü gerçekçilik” diye anılan akımın ustası Gabriel García Márquez’in ilk önemli yapıtı. Bu uzun öykünün vurgulanması gereken bir özelliği de, Márquez’in yalnızca Yüzyıllık Yalnızlık değil, daha sonraki yapıtlarının da arka planını oluşturan düşsel Macondo kasabasının ilk kez bu kitapta ortaya çıkmış olması.
pir-i kitap
15.01.2024
yazarın tüm eserleri harika
ercinhio
Kitapkurdu
04.10.2023
Yazarın tüm eserleri okuyorum ama en çok okunanlardan başladığım için aldığım tat giderek düşüyor
S. Ay Güneş
Kaşif
25.06.2023
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Dili, üslubu oldukça farklı, aynı zamanda bir o kadar da akıcı. Diğer kitaplarını da okuyacağım
Gözde Kaymak Şahiner
Kitapkurdu
Açıkçası yazarın diğer kült eserleri kadar çekmedi beni kendine
yanagida
18.03.2023
'' Bu dünyada hiçbir şey bir insan enkazı kadar korkunç olamaz. ''
breloque
Kitapkurdu
02.02.2023
Öykü yarım saatlik bir sürede geri dönüşlerle üç farklı karakterin anlatıcılığında aktarılıyor, marquez kalemini sevenler sıkılmadan okur
Liberdádé
19.01.2023
Yazarın her kitabını severek okuyorum tavsiye ederim