Yalancı Tanıklar Kahvesi
Yalancı Tanıklar Kahvesi
44Yorum
pinkfl
Vedat Türkali bin çok kitabını okudum.severek mutlu olarak okuyorum.
KY-1014422
vedat türkali harika ve bu romanı da çok güzel
tlgyksl
Hayatınızda okuyacağınız en akıcı türk klasikleri arasında olacaktır. Kitabın ortalarında ismini aldığı fıkrayı okuyunca çok daha anlayacaksınız, mutlaka okunmalı.
sevgulumm
Kitapkurdu
bütün yorum yapan kişilere katılıyorum.yazar bize kahve tadında güzel bir roman hediye etmiş.darbe yıllarını çok güzel bir şekilde anlatmış.
Şifrekırıcı
darbe yıllarını çok güzel yansıtan bir kitap.darbeye paralel olarak aşkı,çıkmazları da konu edinmesi okuyucuyu monologların sıkıcılığından kurtarıyor.
shabbule
Okulu, ailesi, aşkı arasında gidip gelen siyasi çıkmazların bunalımında bir üniversiteli. oldukça güzel bir roman.
Beste ÖZLEM ERDİL
ne diyeyim,okursanız hiç uzak gelemeyecek bu hikaye size.<br />yine sarsıcı aşklar,içsel hesaplaşmalar,yazar her romanında olduğu gibi burada da hep sesli düşündürüyor karakterlerini. <br />
msertt
Roman bir yanıyla sol teorik bir kitap okumak gibi, bir yanıyla tutkulu bir aşkın çırpınışlarına kapılmak gibi. Öğretici, akıcı ve vurucu. "Adam yalancı tanıklar kahvesinden içeri girer , biri yaklaşır.Nedir sorun. Bir alacak meselesi . ödemedimi namussuz. Borçlu olan benim efendim. kaç kere ödeyeceksin kardeşim."Bence kitaba damgasını vuran bölümdü.
mtfr
çok yoğun monologlar vardı ve türkiye yakın tarihine damgasını vurmuş bir devri anlatıyor ama son derece akıcı ve güzel takdire değer bir eser...
nushi
Bir türlü "Güven"emediğim yazar Türkali, 40' lı yılların Güveninden sonra bu kitapla 68'i anlatmaya kalkmış. YYalancı Tanıklar Kahvesi galiba bu yönlendirilmiş yazarın en kötü kitabı. Tek Kişilik Ölüm bile bundan ıyıydi.
TURUNÇÇÇ
TİPİK BİR VEDAT TÜRKALİ KİTABI, İÇİNDE BOLCA SİYASET VE AŞK BARINDIRAN, SİZİ ADETA İÇİNE ÇEKEN TÜRDEN...ELİMDEN BIRAKAMADIĞIM GECELER OLDU...ASLINDA ZENGİN BİR AĞA OĞLU OLAN MUHSİN'İN DEVRİMCİ KİMLİĞİ VE BÜYÜK AŞKI ARASINDA YAŞADIĞI GEL-GİTLER ÇOK GÜZEL ANLATILMIŞ. MUHSİN'İN İÇ SESLERİYLE DOLU ONLARCA SAYFA VAR. ROMANDA SİYASETİ SEVMEMEME RAĞMEN VEDAT TÜRKALİ BUNU ÖYLE GÜZEL HARMANLIYOR Kİ HİKAYEYLE SIKILMADAN OKUYORSUNUZ. AŞKI REYHAN VE DEVRİMCİ ARKADAŞLARI ARASINDA ZAMAN ZAMAN SIKIŞAN MUHSİN İÇİN DOĞRU OLAN NEYDİ BUNU SADECE KENDİSİ BİLİYORDU...KESİNLİKTE OKUNMASI GEREKEN YERLİ ROMANLARDAN, TAVSİYE EDERİM.
Hüseyin Zorlu
Kitapkurdu
Baba parası ile devrimcilik oynayan Muhsin'in hikayesi. Bazı bazı girilen derin devrimcilik dersleri ile oldukça sıkılabilirsiniz. Bununla birlikte yazarın anlatımı gayet başarılı diyebilirim.
Gitaristanbul
Kitapkurdu
Darbe yıllarında yaşamanın ölmek kadar zor olduğunu çok güzel bir dille anlatan bir kitap.
sume53
Dün akşam aldım, bu sabah okumaya başladım, bakalım hangi dünyaların yaşamlarına şahit olacağız... <br />.) BAŞLANGIÇ OLARAK GAYET ETKİLEYİCİ DİYEBİLİRİM.
asistandk
Okurken sıkılmayacağınız bir kitap
nuri72
Bir Gün Tek Başına romanı çok etkileyiciydi dili ve anlatımıyla. Bu kitaba ilişkin yorumlara bakınca bunuda okumak gerekli diye düşünüyorum.
doğan_sancak
yaşayan tarih vedat türkali' den 70li yılları anlatan güzel bir dönem romanı daha. 70li yılları somut olaylar çerçevesinde anlamak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap bence.<br />türkali, romanda türkiye solunun 80 öncesinde din meselesine hastalıklı bakışını şiddetle eleştirmiş; fakat eleştirirken dozu biraz kaçırmış gibi. yine de meseleye çok cesurca yaklaşmayı başarmış.
ikarus
Bir kasaba ağasının sol görüşlü oğlu Muhsin... 12 eylül öncesinin siyasi çalkantıları, çatışmaları içinde Muhsin'in psikolojik gelgitlerini ve karmaşık aşk hayatını okuyoruz. Bence mükemmel bir psikolojik roman ve aynı zamanda klasik bir siyasi roman. Vedat Türkali yine yeteneğini ortaya koymuş.
neclatir
Vedat Türkali'nin Bir Gün Tek Başına adlı romanını daha çok beğenmiştim, bu da kesinlikle çok güzel ama sonunu beğenmedim...
Özgür Balmumcu
Kitapkurdu
Vedat Türkali 90'ını devirmiş bir yazar olarak hala üretiyor. Son romanı "Yalancı Tanıklar Kahvesi" yine Türkiye'nin çalkantılı bir dönemini metafor olarak kullanıyor. Yine diyorum çünkü önceki romanları da benzer dönemleri, ülkenin darbelerle sonuçlanan kaos dolu yıllarını anlatıyordu. Bu sefer 80 darbesi öncesi yaşananları Muhsin karakteri üzerinden anlatırken, bir insanın arada kalmışlığını çok kıvrak bir dille okuyucularına sunuyor. Devrimci hevesleri, kadınlara düşkünlüğü ve ağa oğlu olması arasında sıkışıp kalmış bir gencin hezeyanları ve dönemin politik ortamı öyle etkili harmanlanmışki bu tip konulara uzak a-politik okuyucuları bile avucunun içine alacak cinsten. Geçmiş romanlarında da benzer temaları işlemesine rağmen bir yazar olarak hiç tekrara düşmemesi de övgüye değer. Romanın ismiyse kimi zaman hayata dair nasıl yalancı tanıklık yaptığımızı yüzümüze vurur cinsten. Bazen olan biteni kabullenmek zorunda kalmayanımız yok çünkü!