Odun Kesmek
Odun Kesmek

Kitapyurdu Fiyatı: 182,20TL

24Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Odun Kesmek
Otuzlarını ortalamaya yakın, iyi bir üniversitede doktora, iyi bir iş, yalnızlık. Roman karakteri gibi adam ya da adam gibi roman karakteri, yine de modası geçmiş. Trajedisinin modası ne zaman geçer? Öfkeninki geçmeyeceğinden mümkün değil. Her öfke orijinaldir, bir diğerinden farklıdır. Bernhard'ın çeviri kitaplarını kabullenmeyişinde benzer bir duyarlık var. Bu son derece kişisel, çevrilemez, yorumlanamaz, benzetilemez -arkadaş, onca tartıştık ama sen haksızsın- bir isyan. O berjer koltuğun otuz yıla yayılmış ansımaları rüya avcısı gibi yakalayıp pekleyerek hapsetmesi bir lanet, bir işkence, bir rahatlama. Spiral anlatının sonsuza ıraksayan ucu berjer koltuk. Diğer ucu, nirengi noktası aynı olan çemberlerin büyüttüğü anılarda Viyana'nın karanlık havası, Auersbergerler, müntehire Joanna, Burg Tiyatrosu ve kötü anıların, anlatının 4x büyüttüğü birkaç sevimsizlik abidesi. Her birine ayrı ayrı odaklanıp berjer koltukta kendi anına dönen bir hafıza, güncelde gördüğü manzarayı her anıyla yeniden çirkinleştirip her seferinde yeni bir hatırlayışın fırtınasına kapılacak, gündüz feneri berjer koltuk. Otuz yıl içinde koltuk yeniden döşetilmiş, ilk zamanlarından oldukça farklı. Hatırlananlar da öyle. Onları öyle bir değiştireceğiz ki hatırlanmayacaklar, sonunda. Öfkesiz, durgun bir yaşantıda yolun buraya çıkacağını sanıyorum. Anlatıcının yaşantısı böyle değil, neleri hatırladığına bakalım. Yetenekli bir öğrenci, aldığı müzik eğitiminin yanında iyi bir yazar, benzerleri arasında parlıyor. Yaşamaya aç, öğrenmeye de. Auersbergerler'in aşırı, vay anasını harikulade sanat ortamında geçirdiği zamanı kahırla ansa da gençken, hiçbir şeyin farkında olmadığı zamanlarda orada sömürüldüğünü çok iyi hatırlıyor, Joanna'nın da. Derin bir ilişkileri vardı, zaman içinde yollar ayrıldı ve Joanna'nın cenaze törenine kadar belki de hiçbir şey gelmedi aklına, hiçbir kötü anı kendini hatırlatmadı. Auersberger çifti cenazeden sonra onu evlerine davet etmeseydi belki yine yırtabilirdi, olmadı. Kader değil, kadersizlik değil, geleceğini söyledi sadece ve işte, berjer koltuk. İnsanlar çok önemli konular hakkında konuşuyor, Viyana'yı bırakıp gitmeyenlerin bir halt olamadığı sanat dünyasının çok haltlı insanları. Ev sahibi çift de onlardan; zamanında potansiyel vadedip sonrasında hiçbir ilerleme gösterememiş insanlar. Harcanmış yetenekler. Kaybolmuş incelikler. "İnsanlarla en içten biçimde arkadaş oluyor ve bunun gerçekten ömür boyu süreceğine inanıyor ve günün birinde bu her şeyden çok takdir ettiğimiz, hayranlık duyduğumuz, hatta sevdiğimiz insanlar tarafından hayal kırıklığına uğratılıyor ve onlardan tiksiniyoruz ve onlardan nefret ediyoruz ve onlarla hiçbir ilişkimiz kalsın istemiyoruz, diye düşündüm, berjer koltukta, tıpkı eskiden duyduğumuz eğilim ve sevgi gibi, nefretimizle de onları ömür boyu istemediğimiz için onları kafamızdan tamamen siliyoruz." (s. 38) Daha derine bir bakış. Neşter ruhu kesiyor, ipeğin yırtılma sesini bilir misiniz? "Derin bir nefes aldım ve müzik odasındaki insanların duymak zorunda kaldıkları bir biçimde kendime şunları söyledim; sen edimsel olmayan, yalnız tasarlanmış bir yaşam yaşadın, yalnız tasarlanmış bir varlıksın, gerçek değilsin, seninle ilgili her şey ve sen olan her şey, her zaman tasarlanmış, edimsel ve gerçek olmayan bir varoluştu." (s. 51) Yıllar boyunca aklına gelmeyen bu düşüncenin belirmesine yıllar varken bir şeyler başarılmıştı, bir şeyler oluyordu, Viyana'dan uzakta. Şimdi Burg Tiyatrosu'ndan beklenen çok mühim bir oyuncunun gelmesi, yemeğin başlaması beklenirken diğer her şey gibi bu da omuzlarda taşınacak bir yük, insanın kendi yükü. İnsanın kendi kayası. İnsan kendini taşır, yuvarlanması için, tekrar taşımak için, yuvarlanması için. Joanna dayanamadı, bir gölge kadındı. Yaratmaya devam edebilirdi oysa, birazcık yardımla. Şimdi onun hakkında söylenen şeyler birkaç kelime, oyuncu masadaki yerini aldı, berjer koltuğa veda ettik, spotlar masaya çevrildi, oyuncuya ve anlatıcının eski kırığı olan, Virginia Woolf'u aştığını iddia eden yazara. Anlatıcı, kadını terk ettikten yıllar sonra yine karşısında. Oyuncunun devasa, musmuazzam yeteneği, kibirli ses tonunda gizli. Bir taraftan da anlatıcının adamı gömmesi gerekiyor ki inbreeding denen nanenin sanatı nasıl tektipleştirdiği lanetle anılsın ve dahi Woolf'u Aşan Kadın'la oyuncunun kavgası parodiye dönsün, iki cahilin, iki yetenek israfının horoz dövüşü, Viyana bu kadar, bu insanlar arasında senin ne işin var anlatıcı, en başta gelmemeliydin, sabah olduğunda iki ahmağın barıştığını görmemeliydin, Kendinle çelişkiye elbette düşmeliydin, önce onlardan tiksindiğini söyledin, onların seni kullandığını söyledin, sonra Woolf'u Aşan Kadın'ı kullandığını, ondan alman gerekeni alıp yoluna devam ettiğini söyledin, yoksa o seni terk edecekti ve yoluna devam eden o olacaktı. Bu öfken kendine de. Bu acı hepinizin. "Yeryüzü, her şey, haksızlığın ta kendisi, diye düşündüm. İnsanlar haksızlık ve haksızlık her şey, gerçek bu, diye düşündüm. Yalnız haksızlığa sahibiz, diye düşündüm. Bu insanlar her şeymiş görünümünü verdiler hep, gerçekte hiçbir şeydiler ve zaman zaman, eğitimli görünümü verdiler, oysa değildiler ve kimi zaman da insani görünümü verdiler, oysa öyle değildiler, diye düşündüm." (s. 78) Berjer koltukta.
karaademmm
Bilge
29.11.2025
İnsanlarla o kadar içten birlikte oluyoruz ki, bunun yaşam boyu sürecek bir bağ olduğunu sanıyoruz ve onlar birden bir anda gözden ve gönülden ıraklaşıyorlar, gerçek bu, diye düşündüm berjer koltukta.(s.35)
Espana2011
Üstat
20.09.2025
Kitabın adı "Berjer koltuk" olmalıymış sanki. Okunur.
Sinan çeken
Üstat
21.07.2025
Kendini marazi bir şekilde tekrar eden ısrarcı ifadeler "... diye düşündüm berjer koltukta." ve "... dedi Burg oyuncusu." bana François Ozon'un kısa filmi See the Sea (1997) ve Philippe Grandieux'nün A New Life (2002) filmlerini hatırlattı. Aynı şekilde ısrarcı bir şekilde batan bir şey gibi rahatsız edici, izleyeni izlememeye zorlayan filmler. Bu kitapta da aynı tadı aldım.
efesane
Kitapkurdu
18.06.2025
Yazarın 20 yıldır Viyana sanat camiasından uzak durması, bir arkadaşının intihar olayı ile son bulur.Karşılaştığı eski çevresinden insanların düzenleyeceği yemeğe davet etmesi ile yıllardır içinde biriktirdiği öfke tekrar ortaya çıkacaktır. İçindeki öfkeyi oturduğu koltukta düşüncelere boğularak, davette bulunan insanlarla geçmişi hatırlayarak tekrar tekrar o günleri yaşayacaktır.
Edward De Vere
Kitapkurdu
07.07.2022
Zor ama Kaliteli...
Black509
Kitapkurdu
30.03.2021
Bernhard'ın kitapları okunması zordur, çünkü sevmezce insanı tasvir ettiği için, okuyanı sorgulatır. kendisi de bunu ustalıkla yapar.
Özgür Aslan
27.10.2020
Dostunun intiharı sonrası gittiği cenaze ortamında karşılaştığı kişiler üzerinden edebiyat ve sanat dünyasına öfkesini kustuğu bir çalışma. Büyük ihtimal öfkesinin sebepleri size de makul gelecektir. Yazarın Eski Ustalar eserinden daha çok beğendim.
yasi2405
Kitapkurdu
07.05.2020
Okuması zor bir kitap. Hic paragraf olmaması insanı bayaği bir zorluyor.
murat fatih
03.03.2020
Thomas Bernhard geçtiğimiz asrın edebiyat dünyasındaki en isyankar fakat aynı zamanda en sessiz çocuklarından biri. Bağırmadan, büyük konuşmadan herhangi bir felsefeye, ideolojiye atıf yapmadan tamamen insanın kendi deneyimine dayanarak samimi düşünceleriyle hissettiği tepki Bernhard'da yazıya dönüşür. Hayatı da yazdıkları gibi dıştan sakin içten patlayan bir travmadır.
060818
01.01.2020
bernhard tasvirleri için bile okunabilir
Saadet Portakal
21.12.2019
öfkenini ne olduğunu artık daha iyi biliyorum. muhteşem bir eser.
eren6565
Kitapkurdu
13.11.2019
Thomas bernhard okumak zor görünsede,uzun paragraflar ve sürekli tekrarlardan dolayı,ama thomas bernhard okumak ayrı bir zevk benzeri zor bulunur şiddetle tavsiye ederim
Mikaey
15.10.2019
Thomas Bernhard eleştirilerini olabilecek en sade ve gerçek biçimde sunuyor. Bu sadelik düşünceleri daha etkileyici kılıyor.
Post Hayyamizm
09.08.2019
Bernhard ile iyi ki tanışmışım.
ychs
07.07.2019
Kitap sadece Avusturya ya olan bir eleştiri değil tüm insanlığı kapsayan her insanda kendine pay çıkaran güzel bir eser
Deruni Kadim
Kitapkurdu
01.07.2019
Bernhardın Avusturya’ya ve bunun vasıtasıyla da tüm dünyaya olan kötümser bakışını yansıtan eserlerinden biri
samuelboils
11.04.2019
Çok yorucu bir okumanın sonunda Thomas Bernhard evreninden çıktığınızda tokat yemiş gibi hissedeceksiniz. Ben çok beğendim kitabı.
azapci
09.12.2018
kötü olması beklenmez tabi thomas bernhard :)
Pervin Çağla Zilbeyaz
Evet cümleler yer yer uzun ve anlatımlar arasında okuyucuya nefes alacak bir boşluğu yok fakat bu kitap bilinç akışından ibaret olduğu için bu tarzda yazılmış olması oldukça normal. İlk defa bu tarz bir kitap okuyacaklar için okurken kitaptaki karakterin iç sesini dinliyormuş gibi ya da karakterin bilincinde geziyormuş gibi okursanız daha kolay okursunuz ve zaman zaman karakterin öfkesine siz de hak verebilirsiniz.
1 2