1984
1984

Kitapyurdu Fiyatı: 132,59TL

Ürüne Git
8356Yorum
İzzet Eroğlu
Kaşif
19.03.2021
Kuşatılan İnsanlık
George Orwell’in II. Dünya Savaşı sonrası yazdığı ve elli yıl sonrasının resmedildiği bir distopya ile karşı karşıyayız. Esasında eserdeki çoğu unsur günümüzde distopya olarak da kalmamış modern devletlerin yönetme aygıtına dönüşmüş durumda. Geçmişte başta kölelik olmak üzere çeşitli şekillerde insan bedenine hükmedilirken şimdi insana hükmetme sadece insan bedeniyle sınırlı kalmamakta aynı zamanda insan zihnine de hükmedilmektedir. İnsanlar artık kendilerini özgür olarak görerek gönüllü köleliğe razı olmaktadır. Gelişmiş iletişim araçlarıyla insanlara zihinsel olarak da hükmedilmektedir. Belki de insan, günümüzde geçmişle mukayese bile edilemeyecek ölçüde bedenî ve zihnî köleliğe maruz kalmaktadır, hem de kendisinin ulusal ve uluslararası insan haklarına dair belgelerle teminat altına alınan hak ve özgürlüklere de sahip olduğunu düşünerek. Eser, insanın tüm eylemlerinin takip ve kontrol edildiği bir modern devletin eleştirisi niteliğinde. İnsanlar; yaşam tarzlarından, kullanacağı kelimelere ve cümlelere kadar her yandan kuşatılmış hâlde, adeta kapana sıkıştırılmış fare misali. Hayvanlar üzerinden insan üzerinde kurulan hâkimiyeti ele alacak olursak insanın ne kadar zavallı bir konuma düşmüş olduğunu göreceğiz. Bir çiftlikteki inekleri ele alalım. Bedenlerine hükmediliyor olsa da dillerinden anlamadığımızdan ne düşündüklerini ve ne konuştuklarını bilemiyoruz. İnsanlar üzerindeki tahakkümü ele aldığımızda çiftlikteki hayvanların belki de daha iyi konumda olduğunu söyleyebiliriz. İnsanların neyi, nasıl ve hangi kelimelerle, cümlelerle düşüneceği bir merkez tarafından dikte edilmektedir. İnsanlığın karşı karşıya kaldığı bu durum, aşk dâhil hiçbir şeyin masumiyetinin kalmadığı yeni, gelişmiş araçlarla teçhiz edilmiş ve gönüllü modern kölelik düzeni. İnsanlığın belki de ilk defa maruz kaldığı geniş çaplı bu modern kölelik düzeni, eserde özellikle vurgulandığı üzere kelimeler üzerinden insan zihnine ve düşüncesine hakim olma anlayışına dayalıdır. Bu bağlamda anlatılanlar ise tarihin yeniden inşası ve yazımı, yalanın hakikat olarak kabulü, kelime dağarcığı gittikçe azalan bir dilin empoze edilmesi, farklı düşüncenin ve farklı düşünmeye giden yol ve araçların kullanılmaz hâle getirilmesi vb. Eserde, dil ve kelime üzerinden insan düşüncesine tahakküm etkileyici bir şekilde ele alınmaktadır. Bu tahakkümün boyutu da insanın kullanabileceği dil ve kelimeler üzerinden düşünebileceği alan, düşünce suçunun imkânsız olduğu bir durum olarak nitelendirilmektedir. İnsanın konuşması ile ördeğin vakvaklaması arasında kurulan bağlantı da modern otoriter devlette insan konuşmasının neye münhasır kılınması gerektiğinin bariz bir göstergesidir. Dille ilgili öngörüler eserde kısmen müsamahalı şekilde ele alınmıştır denebilir. 1984’te yapılan konuşmaların 2050’de anlaşılamayacağı öngörüsünde bulunulmaktadır. Bundan daha hızlı değişimlerin yaşandığı toplumlarda zihnin maruz kaldığı durum tahminleri zorlamaktadır. Otoriter modern sistemlere özgü olarak belirtilen özellikler dikkati çekmektedir. Piyangoda sadece küçük meblağların ödenmesi ancak büyük meblağları kazananların mevcut olmaması çarpıcı bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Dahası toplumda korkuyu hakim kılmak için Londra’nın yabancı güçler tarafından değil, bizzat devletin kendisi tarafından bombalanması da modern devlet zihniyetinin gelmiş olduğu aşama bakımından devletin yapabilecekleri arasında sınır tanımayacağının açık bir göstergesidir. Savaşın amacı yeni yerler ele geçirmek değildir. Savaş, sosyal yapıyı korumanın bir aracıdır. Devlete itaat de yeterli değildir. Devlet, vatandaşının acı çekmeden itaatli kalacağına da güvenmemektedir. Eser; dört bir yandan kuşatılmış bireyin etrafındaki tahakküm araçlarını görmesi, yaşadığı olayları farklı açılardan yorumlayabilmesi ve hayatında anlamlı olacak şeyleri sorgulayabilmesi ve benimseyebilmesi için fevkalade bir önemi haizdir.
mlatifastan
12.03.2021
Mutlaka okunması gereken kitaplardan
George Orwell'i uzunca bir süredir okumak istiyordum. Yakın çevremden daima olumlu geri dönüşler alıyordum, sosyal medyada yazarın kitaplarıyla ilgili alıntılar okuyordum ve artık daha fazla ertelemeden okumaya karar verdim. Kitabın birinci ve ikinci bölümlerini çok beğendim ve bir çırpıda okudum. Kendimi bir anda yazarın betimlediği dünyanın içinde buldum. Bazı bölümleri günümüze de oldukça benziyordu. Büyük Birader'in gözü sanki benim üzerimdeydi. Karakterin heyecanlarına, yakalanma korkusuna adeta ben de eşlik ediyordum. Özellikle ikinci bölümde kız arkadaşıyla buluştuğu kısımları çok beğendim. Ancak üçüncü bölümde aynı heyecanı duyamadım. Biraz daha karamsar ve umudun kaybolduğu bir bölüm gibi geldi. Buna rağmen final sahnesini beğendim. Kitabı bir bütün olarak değerlendirirsem, her insanın hayatında en az bir kez okuması gereken kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim. Sadece yazıldığı dönemde değil gelecek dönemlerde de etkisini sürdürecek bir eser. Siz de benim gibi bir süredir kitabı okumak istiyor, ancak başlayamıyorsanız, bu pandemi dönemi tam sırası. İyi okumalar...
e8akpinar
Üstat
03.07.2024
Tam bir distopya. Distopyanın da farklı şekilleri olduğunu biliyoruz ki bu şekiller yazardan yazara bile çeşitleniyor. Koestler'in Gün Ortasında Karanlık kitabı mesela distopyadan çok gerçeği yansıtmakla birlikte Huxley'in Cesur Yeni Dünya'sı biraz daha yumuşak bir distopyadır (ör: uyum sağlamayan tatile çıkar gibi eğitim adalarından birisine gönderiliyor) 1984 ise gerçek bir kökenden (sovyetlerden) yola çıkarak bunun muhtemel en sert distopyalarından birisini kurgulamıştır. Kitapta geçen her detayın açıklaması ve fikri altyapısı hemen verilmiştir. Tabi bunlar hikayeyi bölmekle birlikte; distopya denilen türün sadece roman olarak okunmaması gerektiği, bu türün siyaset, hukuk, ekonomi, felsefe vs gibi bir çok disiplinle kesişen ve ortaya bir fikir koymayı hedefleyen bir tür olduğu unutulmadan okunmalıdır. Böyle bakınca aslında gayet akıcı ve ilgi çekici bir kitaptır. "Distopya 101" kitabı olabilir.
f_2048
Kitapkurdu
13.04.2025
Kitap enteresan, gerçekçi bir distopyayı konu ediniyor. Kitabın incelemelerini farklı okuyucular zaten yazmışlar, ben farklı bir konuya değinmek istiyorum. Bu kitabı üniversitede, 20 yaşımdayken okudum ve şok oldum. Zira, adeta çocukken oynadığım, favori bilim kurgu oyunum Half-Life 2'nin kurgulandığı evreni anlatıyordu. Resmi olarak hiçbir zaman doğrulanmadı ama HL 2 distopyası kurgulanırken, açıkça Orwell'dan esinlenilmiş. Yeni nesil romanların bilgisayar oyunları olabileceğini somut olarak görmüştüm.
Mertcan Silgan
Üstat
14.05.2026
farklı bir dünya iyi kurgulanmış bir anlatım
Beyzanur işci
Kitapkurdu
14.05.2026
Distopya sevenler için en bilindik kitaplardan biri. Ben de o yüzden satın almıştım. O evreni güzel bir şekilde anlatan sizi sonlara doğru iyice içinde hissettiren hatta yer yer sizi daraltan bir kitap. Herkesin en az 1 kere okuyup o evreni deneyimlemesini isterim.
Ramazan KİRAZ
Bilge
13.05.2026
Mükemmel bir Ütopya oluşturmuş, biraz yorabilir lakin kesinlikle okumaya değer.
vizharan
Üstat
03.05.2026
harika geçmişten geleceği görmek mi okumak mı nasıl yazmış yazar...
akar79
Üstat
20.04.2026
zamanın ötesine geçebilmiş , gerçek manada kült bir roman
Tuğba Ekinci
Bilge
20.04.2026
Karanlık ve sarsıcı bir distopya. George Orwell, bireyin özgürlüğünün nasıl sistemli bir şekilde yok edilebileceğini ürkütücü derecede gerçekçi bir dünyayla anlatıyor. Sürekli izlenme hissi, düşüncelerin bile kontrol altında olması ve gerçeğin çarpıtılması okurken insanı rahatsız ediyor ama aynı zamanda düşünmeye zorluyor. Akıcı bir dili var ancak atmosferi oldukça ağır ve bunaltıcı. Günümüzle benzerlikler kurdukça etkisi daha da artan, mutlaka okunması gereken güçlü bir eser.
Sena Kahya
Kitapkurdu
19.04.2026
söylenecek söz yok herkesin okuması gerekiyor
ericcartman
Kitapkurdu
18.04.2026
Kısa sürede bitirilebilecek, akıcı bir eser.
senem yayik
Kaşif
17.04.2026
George Orwell’ın yarattığı bu distopya sadece bir roman değil aynı zamanda modern dünyaya dair güçlü bir uyarı niteliğinde. Büyük Birader kavramı ve düşünce suçları üzerinden kurgulanan bu karanlık atmosfer, okurken insanı hem ürpertiyor hem de düşündürüyor. Herkesin kitaplığında mutlaka bulunması gereken bir kitap kesinlikle tavsiye ederim
derin_düsünce
14.04.2026
ben böyle kaliteli bir kitap görmedim çok etkileyiciydi ilk bailarda yavaş akıyor gibi ama devamında akıcıylığı bırakmıyor
)-(ülya
Kitapkurdu
13.04.2026
En iyi çağdaş klasiklerden okunmalı mutlaka
Deniz CONKER
Kaşif
12.04.2026
George Orwell 1948 de yazdığı ve rakamları değiştirerek 1984 şeklinde geleceği tasavvur ettiği kült bir roman. Cesur yeni dünya, fahreneith gibi kitaplarda olduğu gibi distopik bir kurgu romanı. Adeta günümüz toplumlarını anlatmış. Bizim Türk distopya kitap sayımız az maalesef. Geçen yeni bir kitap çıkmış Türk yazarı. KURALSIZ LİDER Kuralsızlığın bir yönetim biçimi olduğunu hikayelemiş yazar. Onu da tavsiye ederim.
ArzuMahlaSaybars
Kaşif
10.04.2026
Devlet yönetiminin insanlar üstündeki etkisini çok güzel anlatmış. Devletin kullandığı dilin bile insanları nasıl etkilediğini göstermiş . Harika bir distopya
55özlem
Üstat
06.04.2026
insanı 8cine çekiyor okurken
Yusuf kaan Yıldırım
Hezarfen
okurken insana adeta o atmosferi deneyimletiyor son derece karanlık ama bir o kadar da olası bir distopya
balböcüü
Üstat
29.03.2026
çok korkutucu bir distopya.çok güzel kurgulanmış ama ümitsiz bir kitap.