Sondeyiş'te, "Henüz okunmamış öykülere öndeyiş yazmak hemen hemen olanaksız bir iştir, çünkü önceden yapılması pek doğru olmayan öykü kurgularının çözümlenmesini gerektirir." (s. 105) diyen dayımız, Babil Kitaplığı için yaldır yaldır yazdığı ön deyişlerle kendini cortlatsa da, bazı bazı keyif kaçırsa da bunlar lazım, çünkü adamın her türlü deyişinde bir şeyler arıyorsunuz, bir öykü veya anı kırıntısı. Kütüphanede bir ömür geçiren adamdan daha azını beklemek olmazdı.
Kurgusal metinler için ön deyiş cinayettir. Güdülürsünüz, metnin sonunda çıkacağınız yerden bambaşka bir yerde bulabilirsiniz kendinizi ve hatta bulduğunuz yer hiç hoşunuza gitmeyebilir. Ön deyişi isterse yazar hakkında yıllar boyunca araştırma yapmış biri yazsın, böyle acayip manyak bilgiler versin, okuma ediminin özgürlüğünü okurun elinden alınır. Bir anlamda metnin gardiyanı olur ön deyiş, parmaklıklar arasından gördüğünüzü anlamaya çalışırsınız.
Bazı bazı otobiyografik, fantastik hikâyeler var. Saygı duruşları var, sonsuzluk var, var da var. Bir de aralara serpiştirilmiş bazı metinler var ki iyi bir avcıysanız birini bile kaçırmak istemeyeceksiniz. Ne yazık ki hepsine ulaşılabileceğini sanmam.Borges zannediyorum, örtük olsa bile, okuruna yol göstermekten zevk alan bir yazar. Eh, yazarların ne okuduğunu merak ederiz, o kitapları biz de okumak isteriz ama Borges konusunda biraz şanssızız, kütüphane çalışanı değilsek tabii.
Borges'in anlatıcı olarak, "Bak bu hikâye yaşandı tamam mı, yemin ediyorum gerçek," deyişleri bir yana, neden olmasıncılık belli. Elbet bir zaman, bir yerde yaşanmış olaylardır bunlar, Borges vaka olarak inceler gibi yapıyor alayını. Bir arşivci, hatta vakanüvis. Animatrix'in bir bölümünde gerçekliği sorgulayan birine verilmiş bir cevabı hatırladım şimdi: "Neyin düş, neyin gerçek olduğunu bilmiyorum. Tek bildiğim, bunların benim aklımın ürünü olduğudur." Aşağı yukarı böyle bir şeydi.
Ne diyeyim, sıkı fantazya okurlarını kesmeyecek bir kitap ama Borges'in düş gücü kendisine bağımlı kılacak ölçüde. Bir kitapla hüküm vermiyoruz, okumaya devam ediyoruz.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fantastik mekanlar, büyülü olaylar, mitoloji ilginizi çekiyorsa, gerçekliğin Borges'in kaleminden nasıl eridiğine ve bambaşka bir gerçekliğe dönüştüğüne tanıklık etmek isteyen herkese tavsiyemdir.
Yazarın otobiyografisi ile birlikte öykülerini içeren kıymetli bir eser. Kendi içinde tutarlı ve ironi dolu bir üslubu var. Bu bağlamda tavsiye edilebilir. İronisine kapılanlar Borges'in peşini bırakmayacaktır..
Büyülü gerçekçiliğin kör dehası Borges'ın görme yetisini kaybettiği dönemde sekreteri ve eşi olan Maria Kodama'nın yardımıyla yazdığı bir eser.Ayrıca yazarın son öykü kitabı.
Kitap başında biyografi tadında önsöz ve sonunda öyküler hakkında yazarın düşünceleri güzel eklemeler olmuş.En beğendiğim öyküler 'Ayna ve Maske' ile 'Yorgun Bir Adamın Düş Öyküsü Oldu'.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı yazarların yazarlık yönlerinin abartıldığını düşünüyorum. Bir Hasan Ali Toptaş veya Aziz Nesin değil kanımca Toptaş da Nesin de çok daha doyurucu.
Yazarı çok merak ettiğim için alıp okuma gereği duydum. Yazım tekniği çok naif, ama yoğunluk oldukça sığ. Tabi yazıldığı dönem için iyidir denebilir. Ama ben yorumcu değilim...