Dostoyevski külliyatını tamamlama serüvenim Yeraltından Notlar ile sürüyor. Burada da yazdım zaten, kendisinin erken dönem romanlarını biraz yabancılaşarak, biraz zorlanarak, biraz içine giremeyerek okudum ama bu kronolojik yolculukta sonunda beklediğim sapağa geldim; sene 1864. Sibirya'daki kürek mahkûmluğu (bu arada o dönemki hatıralarından devşirdiği Ölü Bir Evden Hatıralar da nefistir) sonrası artık yavaş yavaş eski romantik karakterleriyle vedalaşan ve bambaşka metinler yazan bir Dostoyevski doğacak, her ne kadar yazıldığı dönemde kıymeti anlaşılamamışsa da Yeraltından Notlar da o yeni Dostoyevski'nin aslında kendini ilk gösterdiği kitap, ki zaten hemen ardından Suç ve Ceza gelecek.
Kıymeti zamanında anlaşılamamış çünkü epey örtülü bir roman bu, son sözde Joseph Frank da zaten yazarın bir daha bu kadar "kapalı ve dokundurmalı" bir roman yazmayacağını söylüyor. Fakat malumunuz, zaman içinde bu kitabın ne söylediğine dair çokça kafa yoruldu ve "yeraltı adamı" bir tipolojiyi tarif etmek üzere bir tanım ve kalıp olarak kullanılır oldu.
Kötücüllüğünün farkında olan ve hatta bu karanlık tarafından haz duyan, yaptıklarının sorumluluğunu almak gibi bir derdi olmayan, eylemsizliğini kabullenmiş, öfkeli, sevilmeyi de sevmeyi de bilmeyen, belki artık bugün dinamiklerini büyük ölçüde çözdüğümüz, üzerine çokça yazılıp çizildiği için bize çok tanıdık gelen "yeraltı adamı"nı ilk kez tüm tutarsızlıkları ve karmaşasıyla ortaya koyuyor yazar. (Bundan beş sene önce yazdığı Stepançikovo Köyü ve Sakinleri'nin boğmak istediğim unutulmaz karakteri Foma Fomiç'te yeraltı adamının ham bir yansımasını gördüğümüzü söyleyebilir miyiz? Bence söyleriz.)
Neyse, uzun uzun yazmayacağım, zaten üzerine çokça konuşulmuş bir kitap bu; malumunuz oyunlara, filmlere filan da konu oldu kendisi. Anlattığı yeraltı adamını sevmek pek mümkün değil (ancak entelektüel ve ahlaki çelişkilerini böyle dürüst şekilde itiraf ettiği için belki kendisini takdir etmeliyiz) ama bunu yazdığı için Dostoyevski'yi çok sevmek anlaşılır ve doğal bence.
Şimdi sırada 20 sene önce okuduğum Suç ve Ceza'yla tekrar buluşmak var. Çok heyecanlıyım.
"Bak yine yalan söylüyorum." diye başlayan cümleleri hala hatırlıyorum. Bu sefer sanırım doğruyu söylüyor derken, yine başlıyordu yeni bir cümleye aynı şekilde, "Bak yine yalan söylüyorum."
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
MUHTEŞEM DOSTOYEVSKİ HAYRANLARI MUTLAKA OKUMUŞTUR OKUMAYANLAR ALMALI OKUMALI KAÇMAZ,BU KİTABI BENİM DEĞERLENDİRMEM DOĞRU DEĞİL ZATEN AMA SÖYLEMEDEN EDEMEDİM HARİKA
Bu kitapla ilgili ilginc bir anim oldu. Uzun zamandir oteledigim bir kitapti ve elimde baska bir cevirisi vardi. O cevirinin ilk 40 sayfasini okumus, kitabi sevmis ama ceviriden keyif alamayinca devam etmeyip bu ceviriyi satin almistim. Ilk 40 sayfasinda kitap hosuma gittigi icin devamini okumayi hevesle bekliyordum. Acik konusmak gerekirse devami husran oldu. Bu kitap beni cok sıktı. Yillar once okudugum Dostoyevski kitaplari gibi degildi (ya da zamanla benim edebiyat zevklerim degisti. Iyi ki klasikleri cok genc yaslarda okumusum
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dostoyevski'ye giriş kitabı. Yazdıklarına zırvalık demeden önce kendi hayatınıza ve çevrenizdeki insanların hayatına iyice bir bakın. Dostoyevski'nin gözlemlerinin ne kadar doğru olduğunu göreceksiniz.