Tepedeki Ev
Tepedeki Ev

Kitapyurdu Fiyatı: 162,00TL

Ürüne Git
63Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Tepedeki Ev
The Haunting of Hill House. Stephen King'in dediği: "Tepedeki Ev'e adım atmak, bir delinin zihnine adım atmak gibi... Ürkmeye başlıyorsunuz." Shirley Jackson, 48 yaşında uykusunda geçirdiği bir kalp kriziyle hayata veda edince ardından pek çok şey söylenmiş. Cadı, okültist, falan. Oysa nevrozlu, sigara bağımlısı, şişman bir kadın. Psikosomatik etkiyle ölmüş olabileceği söyleniyor, neyse. Yarattığı ev pek çok yazara esin kaynağı olmuştur sanıyorum, gerçekten ürkütücü. Hayaletlerle makul ölçüde bir ilişki var ama evin mimarisi, çalışanları falan derken kafayı yememek elde değil. Evin doğasıyla ilgili büyük sıkıntılar var. Güç çizgilerinin üzerine yapılmış olabilir, yapımında facialar yaşanmış olabilir, bilinmiyor bunlar. Bilinmeyenin korkusuyla psikolojik cortlamayı birleştirin. Of. Filmi vardı bunun, çocukken izlemiştim. Kadro güzel, film de güzel ama o yaşlarda izlenen her korku filmi güzel zaten. IMDb puanı çok düşük. Kitaptan biraz daha farklı bir de, olayın psikolojik boyutu üzerinde pek durulmadan hayaletlerle çekişmelere ağırlık verilmiş. Dr. John Montague, felsefe doktoru ve antropolog, ömrünü paranormal hadiseleri araştırmaya adamıştır ancak pek bir şey de bulamamıştır açıkçası. Bilim çevrelerinde adı küçümsemeyle anılmaktadır falan. Sonra bu evi bulur, üç aylığına kiralar. Ev sahibinin yeğeni olan Luke, kadroya ek kontenjandan yerleşir. Diğer iki denek başından doğaüstü olaylar geçen kişiler arasından çıkar. Eleanor Vance, 11 yıl boyunca baktığı annesi ölünce sudan çıkmış balık gibi kalakalır. Ablası ve eniştesiyle leş bir ilişkisi vardır, bu fırsat çıkınca onlardan kaçarcasına ayrılır -ortaklaşa aldıkları arabayı da yürütür- ve mekana doğru yola çıkar. Diğer kız Theo, böyle son derece neşeli bir kardeşimiz. Nell diyeyim bundan sonra, Eleanor'un eve gelmek üzere yaptığı yolculuk pek ilginç. Önce zakkumlarla dolu bir tarla görür. Onca griliğin arasında parlayan bir krallık gibi. Zakkumların arasında gezinirken önüne bir saray çıkacağını düşler, hayal aleminde dolanır bir süre. Sonra gülümseyip her şeyin griye dönüşeceğini düşünür ve bir gün zakkumların sırrını çözmek için kendine söz vererek oradan ayrılır. Mola verir, molada küçük bir kızla ailesinin çekişmesini görür. Kız ailesine yıldızlı fincanı olmadan bir şey içmeyeceğini söyler, ailesi diretir. Nell kızı takdir eder, farklılıkların ortadan kaybolmaması gerektiğini, yoksa ailesinin güdümüne gireceğini düşünür. Kız mevzuyu anlamış gibi Nell'e dönüp gülümser. Valla bu Nell bir yuva arıyor açıkçası, annesiyle geçen 11 yıldan sonra kendine ait bir şey arıyor, farklı bir şey. Kimsenin kendisine ne yapıp ne yapmayacağını söyleyemeyeceği bir yer. Bulacak böyle bir yer, eve varıyor en sonunda. Evde çalışan uşaklar cins, bir öleceklerini söylemedikleri kalıyor. Hep aynı şeyleri tekrarlıyorlar. "Akşam oldu mu burada durmayız. Kahvaltı onda. Sofrayı şu vakitte toplarız. Hizmetçiniz değiliz, evin bakıcısıyız sadece." Dördü kaynaşır, sonra mevzular başlar. Duvarlardan gelen sesler, evin etrafındaki patikalarda yürürken hortlaklı alanlara girmeler gırla. Tipik bir hayalet öyküsüne benziyor ama öyle değil, Jackson'ın en büyük başarısı olayın psikolojik boyutunun hayaletlerden daha çok germesi. Mesela Nell bir gece, "Tamam anne, geliyorum!" diyerek uyanıyor. Duvardan gelen ritmik sesi annesinin çağrısı sanıyor, sonra bir bakıyor ki evde. Bir de el tutma mevzusu var, paranormal hadiseler gerçekleşirken Theo'nun elini tuttuğunu sanıyor ama Theo başka bir yerden çıkıyor sonra. Öf, acayip gerilmiştim. Nell'in perspektifinden görürken bir süre sonra ev ağırlığını koyuyor, sonda tekrar Nell'e dönüyoruz ama baştaki Nell değil artık o, başka biri. Herkes bir ölçüde değişiyor aslında ama en büyük darbeyi Nell alıyor. Sürekli kendisine ihtiyaç duyulduğu hissinden kurtulamıyor, evden gelen, "Nell, yardım et!" mesajları da kafayı cortlatmasını hızlandırıyor. Hayatını yaşamak isterken tekrar aynı konumda buluyor kendini, sanki sürekli birine bakmak zorundaymış gibi. Bu durum arkadaşlarıyla olan ilişkisini de bozuyor, hezeyanlara kapıldıkça onları korkutuyor ve tehlikeye atıyor. En sonunda şutluyorlar Nell'i evden, o da arabasını ağaca vuruyor. Vurmadan önce neden kendisini durdurmadıklarını düşünüyor falan. "Bunu neden yapıyorum?" diye soruyor sürekli, üstelik ilk kez kendi başına bir şey yapmasıyla ilgili onca heyecanlanmışken, ucunda ölüm olsa bile. Tepedeki Ev - Nell'in Yolu. Ev hakkında bir iki şey. Mimari ilginç demiştim, ev eğik. Birkaç derecelik eğimler var, farklı doğrultularda. İç kulak dengeyi bir türlü kuramıyor, beyin için ne büyük bir işkence! Odalar dairesel bir sistemin içine ve etrafına kurulu, her oda bir diğerine açılıyor ve kapılar açık bırakılsa bile kapanıyor bir süre sonra. Eşyalar kayboluyor, bir şeyler oluyor falan. Usher Evi gibi, ev canlı. Tarihi de var. Zamanında Hugh Crain diye biri yaptırmış evi, iki kızı ve eşiyle buraya taşınırken bahçeye girer girmez eşin atı hoyhoylanmış ve genç kadın düşüp ölmüş. Sonra adamın iki yakası bir araya gelmemiş. Kızlar büyümüş, cici anneleri birer birer ölmüş. Bu Crane nam şahıs da az psikopat değilmiş, ethica yazmış bir tane ama küçük kızları için pek uygun değilmiş açıkçası. Kendi kanıyla damgalamış, cehennem alevleriyle ilgili bir şey söylemiş. Kızlar iyi delirmemiş. Gerisi bir dünya entrika ama ta o zamanlardan evin içinde birinin yürüdüğü, gece vakti eşyaların kaybolduğu oluyormuş. Şununla bitireceğim: "Akıl sağlığı yerinde olmayan Tepedeki Ev, tepelerin karşısında tek başına yükseliyor ve karanlığı içinde tutuyordu. Seksen senedir böyleydi bu, bir seksen sene daha durabilirdi. Duvarları dimdik yükseliyordu, tuğlaları düzgünce yan yana dizilmişti, döşemeleri sağlamdı ve kapıları sağduyulu bir şekilde kapatılmıştı. Sessizlik, Tepedeki Ev'in tahtalarıyla taşlarının üstünde muntazaman uzanıyordu ve orada gezinen her ne ise, tek başınaydı." (s. 9)
ATD461903
Üstat
26.04.2026
Kitabı okurken korkudan çok gerilim unsurlarının ağır bastığını anlayacaksınız. Anlatımı gayet anlaşılır. Rahat okunabilecek bir roman
SihirliFlut
Hezarfen
25.07.2025
Kitap korku değil, gerilim hiç değil hangi kategoride değerlendirmeliyim bilmiyorum. Kitapta gerilmemiz gereken yerdeki olaylar çok saçmaydı.
emreaykanat
Kitapkurdu
13.05.2025
Stephen King gibi korku, gerilim ve gizem türü romancılara esin kaynağı olmuş zamanının en gizemli yazarlarından biri. Tepedeki Ev'i okumaya başladığınızda insan ruhunun ve bilincinin zerre zerre ürpermeye başladığını hissedeceksiniz. Bu kitabın mini bir dizisi de çekildi, Okuduktan sonra onu da izleyebilirsiniz. Ayrıca türü sevenler için bunun peşine Henry James'in Yürek Burgusu kitabını da okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar.
Tolga Akgümüş
Kitapkurdu
01.02.2025
Akıcı fakat sonu çok tatmin etmedi.
Bitikçi__
Kaşif
25.09.2024
Harika, kült bir roman. Stephen King ve birçok yazara ilham kaynağı olmuş bir eser.
Zeynep Şen
15.04.2024
gerilim severlerin mutlaka okuması gereken kitap çok akıcı öneririm
Bahar  Akan
Üstat
03.04.2024
Okuması keyifli bir kitaptı ben sevdim. Bence şans verimeli.
f_evran
Kitapkurdu
14.03.2024
Daha ürkütücü bir eser beklemiştim çünkü film uyarlamasından çok etkilenmiştim. Fakat yine de sıkılmadan okudum.
Hakan Düzenli
29.08.2023
Vakit kaybı olarak yorumlamak istiyorum.
pangeaa
Kitapkurdu
01.03.2022
anlatımı güzeldi. keyifli boş vakitlerde okunabilecek bir kitap
spekertan
Kitapkurdu
07.12.2021
Filmiyle veya dizisiyle değerlendirmeyin,yanlış olur. Kitabına konsantre olup bu türü de seviyorsanız buna göre değerlendirmekte fayda var. Bu şekilde değerlendirirseniz de türü içinde güzel bir eser.
silakrmn
08.05.2021
Netflixteki dizisinden çok farklı önce onu belirtiyim. Eğer kitabı okuyup beğenirseniz ki ben çok beğendim, 1999 yapımı The Haunting filmini ve Stephen King uyarlaması olan Rose Red Konağı filmlerini izleyebilirsiniz. Burdaki hikayeyi diziden çok bahsettiğim filmlerde göreceksiniz.
joseph morgan
07.05.2021
Harika bir Netflix dizisi olan Hauting of the Hill House... Eğer benim gibi dizisinden esinlenip okumaya karar verdiyseniz, diziden sonra hayal kırıklığı olan bir kitap. İzlemek ve okumak arasında izlemeyi tercih ederim.
evenstar
09.12.2020
Dizisiyle çok farklı o yüzden bir beklentiye girip okumayın. Onun dışında kitap gayet akıcı ve diziden ayrı değerlendirildiğinde gayet güzel. Ancak ben diziyi daha çok beğendim. Eğer okumak veya izlemek arasında kararsızsanız izlemeyi seçin derim. Yine de kitap gayet zevk verdi.
Gaspar Kadrus
Üstat
25.10.2020
Çok eğlenceli bir kurgusu var tavsiye ederim.
tugbalear
Üstat
12.09.2020
Dizisi ile alakası yok ama ikisi de ayrı ayrı çok güzel
Bilgi Kelebeği
Kitapkurdu
27.07.2020
Güzel güzel giderken finale gelince bir garip muammalar zinciri... Doğrusu hayal kırıklığı bir bitiriş, ne oldu ki karaktere diyorsun, belli değil...
Leyla Han
Kitapkurdu
25.07.2020
Diziyi izleyip "kitabını da okuyayım" düşüncesiyle alıyorsanız tavsiye etmem. Çok farklı bir kitapmış ve maalesef anlatımı hiç sevemedim. Beni hiç etkilemedi.
Sinan çeken
Üstat
12.06.2020
Yariya kadar biraz yavaş gitsede sonra hızlanıyor, Gotik korku sevenler okuyabilir.