68Yorum
Oda, New York Times'ın "2010'un en iyi 10 kitabından biri" olarak seçtiği bir kitap. Beş yaşındaki Jack’in gözünden anlatılan, hem esaretin hem de özgürlüğün anlamını ters yüz eden bir roman. Jack ve annesi, yıllardır tek bir odada tutsak tutulurlar; fakat çocuk bu daracık mekânı bütün dünyası olarak bilir. Anne için hapishane olan yer, Jack için sevgi ve ritüellerle örülmüş bir evdir. Gerçek dünya ile yüzleşmeleri başladığında, roman fiziksel kurtuluşun aslında duygusal ve zihinsel bir sınav olduğunu gösterir. Donoghue’nun en büyük ustalığı, çocuğun bakış açısını yapaylığa düşmeden tutturması. Dilin masumiyeti, yaşanan karanlığı daha da sarsıcı kılıyor. Bazı bölümlerde temponun düşmesi hissedilse de, karakterlerin psikolojik çözülüşü ve yeniden doğuşu son derece etkileyici işlenmiş. Hem kırılgan hem cesur bir anlatı; kapalı bir odadan evrensel bir insan hikâyesi çıkarıyor.
Farklı bir konusu var ama aslında bu konunun maalesef yaşanmışlıkları da var. Kesinlikle okumanızı öneririm. Bir sapık tarafından kaçırılıp bir odada yıllarca hapis hayatı yaşamanın ve çocuk yetiştirmenin zorluğu çok güzel bir şekilde anlatılmıştı.Okumanızı öneririm.
filmini izledim merak edip kitabını aldım, keşke önce kitabı okusaydım diyorum. Gerçekten yaşanmış bir öykü olması ayrıca etkileyici, kadınların anne olduktan sonra güçlerine güç kattıklarının kanıtı gibi...
muhteşem..daha sonra filmini de izledim ama kitap hala aklımda çoook güzel anlatılmış..çok etkilendim..
filmi beni etkilediği için kitabını da aldım.
Annelerin çocukları için yapmayacakları hiç bir şey yok. Çocuğu için yaratıcılıkta sınır tanımamış, küçücük bir odada bir dünya yaratmış olan anne çocuk romanı
Çocuk gözüyle küçük bir odadan ibaret dünyaya dahil olmak...ilginç bir kitap öneririm
kitabı satın alıp okuduktan sonra, sayfa arasına bıraktığım not kağıdına:'' iyi ki okumadan hediye etmemişim'' yazmışım. Doğan Kitap'ın bozuk çerez kitaplarından...
Çok güzel bir hikaye idi. İçinize işleyecek. Her annenin okuması gerekir.
İnsanı ilk sayfasından alıp son sayfasına savuran sarsıcı bir roman. 5 yaşına yeni basmış bir çocuk ve annesi, kimliği belirsiz biri tarafından tamamen yalıtılmış bir odada yıllardır hapis tutulmaktadır. Çocuk o odada doğmuş, o yaşa kadar o odada kalmıştır, o çocuk için evren Oda'dan oluşmaktadır. Yaşlı Nick diye seslendikleri o zalim adam, yemeklerini getirir, ihtiyaçlarını giderir ve arada bir gelip Anne'yle birlikte Yatak'ı gıcırdatır. Yaşlı Nick'in geldiği geceler Jack Dolap'ta uyur ve gıcırtıları sayar. Günler böyle geçip gider. Umutsuz bir bekleyiş, çaresizlik, kapana sıkışmış genç bir kadın ve Güneş'i gerçekten görmemiş bir çocuk. Az çok özetlemeye çalıştığım bu etkileyici öykü, Jack'in o sıradışı zihninden anlatılır. Soluksuz okuyacağınıza eminim.
Sağ göğsünü iki kere öptüm çünkü ordan gelen süt her zaman daha kaymakliydi. sırf bu cümle için bile okunmaya değer bir kitap.
Harika! Hikaye gerçekten kendini unutturmayacak türden.
Filmin kitaptan daha başarılı olduğu tek örnek budur sanırım. Kitapta "emzirme" olgusu bir türlü açık anlatılmamış.Çocuğun ağzından anlatıldığından "annemi emdim" denmemiş de "annemden biraz aldım", "annemdem istedim" vb gibi tuhaf ifadeler var. Belki çeviri hatasıdır. Ama olay kurgusu çok güzel olduğundan sıkılmadan okunuyor.
Harika bir kitap. Filmi de bir o kadar etkileyici. Kesinlikle okumanizi tavsiye ederim.
Filmi de var, güzel kitap.
Harika bir kitap. Jack favori karakterlerim arasına girdi ve hikayesi içime işledi. Kesinlikle okumalısınız!
Aslında nasıl yorum yapmam gerektiğini tam olarak bilemediğim bir kitap. Konu çok etkileyici ama küçük bir çocuğun bakış açısıyla yazıldığı için daha vurucu olma şansını yitirmiş sanki.
kitap gerçekten 5 yaşındaki bir çocuk tarafından yazılmış sanılacak kadar gerçekçi.. Konusunun tüyler ürperten kısmına ise değinmeye gerek bile duymuyorum...
kesinikle bir başyapıt her türlü duyguyu aynı anda hissetmek mümkün tek kelimeyle mükemmel
Beş yaşında bir çocuk ve yedi yıldır bir odaya hapsolmuş bir anne.. bir annenin ne kadar güçlü olabileceğinin mükemmel hikayesi..