Incognito - Beynin Gizli Hayatı; her şeyden önce anlaşılabilir ve okunması kolay. Yazarı David Eagleman ise Stanford Üniversitesinde çalışmalarını sürdüren bir nörobilim uzmanı. Dolayısıyla bu kitaptaki her şey bilimle ilişkilendirilmiş durumda.
Incognito, nörobilimi gündelik hayatımızla kaynaştıran, akıcı ve okunduğu süre boyunca epey merak uyandıran bir kitap. İnsanların kendilerini anlamlandırma isteklerini fazlasıyla karşılamış olacak ki 20 dilde yayımlanmış. Yalnızca arka kapağındaki övgüleri bile sonuna kadar hak ettiğini söylemek yanlış olmaz. Okuyanın bakış açısını dönüştürebilecek bir potansiyele sahip.
Kitabı merak eden herkese yoğun bir biçimde tavsiye etmekle beraber, en başta nörolojiyle ilgilenenlerin kesinlikle okuması gerektiğini düşünüyorum. Incognito, Oliver Sacks kitaplarından aşina olduğum tadı her bir sayfasında verdi. Beynin işleyişine, çalışma disiplinine ve zihnin karmaşık yapısına ışık tutan bilime dayalı bir kaynak. Ayrıca beyni deşifre ederken korkuları, suçları, bağımlılıkları, rahatsızlıkları, açmazları vb. çeşitli değişkenlerle mümkün olduğunca kapsayıcı şekilde ele alıyor. Kitaptaki deneyler ve diğer örnekler de bu şekilde sunulmuş.
Özgür iradeyi kurcalayan; hormonların, genlerin, çevrenin, deneyimlerin ve pek çok iç ve dış faktörün insanların karar, davranış ve değişimlerini nasıl etkilediğini ilgi çekici örneklerle okuruna sunan başka bir kitap daha okumadım açıkçası. Siz de, neden bazı insanlar şöyleyken bazıları böyle diye merak ediyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.
Incognito, sebep ve sonuçlar arasındaki örüntüleri kurmanıza yardımcı olan, belki de aklınıza bile gelmeyecek boşlukları gösterip sonra da dolduran çok doyurucu, dönüştürücü ve keyifli bir kitap.
"Kafamın İçinde Biri Var Ama O Ben Değilim" diye başlayan bir kitap, emin olun sizi de ürkütecek, düşünmeye sevk edecek ve belki de düşüncelerinizde değişikliklere sebep olacaktır. Kitabın bendeki etkisi tamda bu oldu diyebilirim.
Bilinçli yaşadığınızı mı sanıyorsunuz ya da tercihlerinizi özgür iradenizle mi yapıyorsunuz? Peki, o zaman neden siz daha tehlikeyi algılamadan, ayağınızı fren pedalına götürüyorsunuz? Neden bir kurbağaya karşı aşk duymuyorsunuz?
Kolunuzu havaya özgür iradenizle mi kaldırdığınızı düşünüyorsunuz? Peki, size daha kolunuzu kaldırmayı düşünmeden beyninizin hareket bölgesinde enerji akışlarının başladığını söylesem ya da yapılan araştırmalarda hüküm giymiş katillerin beyin etkinlikleri bakımından farklılıklarının olduğunu, suç kavramınızı yeniden yapılandırır mısınız?
Kitabin 170. sayfasında geçen; "kişi hareket isteğini bilinçli bir biçimde duymadan epeyce önce, bazı beyin parçaları karar vermeye başlamış oluyordu." İfadesi emin olun sizi de ürkütecektir.
Beynimizde zombi yazılımlar mı var, farkında olmadığımız ancak kararlarımızın büyük çoğunluğunda etkin olan? Genetiğimiz ve vücut kimyamız karar alma sürecimizde ne kadar etkin? Peki yetiştiğimiz çevre? Genetiğimizi seçemediğimiz gibi yetiştiğimiz çevreyi de seçemiyoruz. O zaman nasıl bir özgür iradeden ve suçtan bahsedebiliriz?
Evet, Nörobilimci David Eagleman, beynimizin derinliklerine bizi götürürken; yaptığımız, düşündüğümüz ya da hissettiklerimizin büyük bir kısmının bilinçli benliğimizin dışında başka bir benlik tarafından yönetildiğini ürkütücü bir şekilde ortaya koyuyor. Sadakat geninden, suçlu beyin yapısına kadar bildiğimizi sandığımız birçok şeyi yeniden gözden geçirmemizi sağlıyor ve maalesef, bazı insanların biyolojik bağlamda suça yatkınlık olarak, bir sıfır eksik başladığını söylüyor. Doğanın adaleti farklı.
Kitap, kendinizi tanıma adına olağanüstü bir keşif yolculuğu sunuyor.
Aslında hayatınızda belirli zamanlarda dönüm noktaları vardır. Bu noktalarda ne yapacağımızı tam kestirememiş olsak da içimizdeki biri daha önceden kestirmiş ve hangi kararları vermesi gerektiğini koordineli şekilde gerekli yerlere iletmiş. İşte bu koordineyi sağlaması bazı insanlar için kötü sonuçlanmıştır. Bu insanlar için kartlar önceden çekilmiş ve iradesini içindeki kişiye teslim etmiş. Tabi bunu sağlaması için gerekli ortamı sunmuş olması gerekir. yani her şey çevremizde bitiyor. Örnek verecek olursam büyüklerimizden hep "bizim zamanımızda her şey güzeldi. " cümlesini duymuşunuzdur. işte bu güzellik kişinin çevresi ne kadar güzel ve edepli insanlar ile dolu olursa kendisini çiçek bahçesinde gibi hisseder ama çevresinde kötü kalpli insanlar dolu olursa işte sizin çektiğiniz kart hayatınızı nasıl yaşadığınızdan tutun olacak olaylar karşısında göstereceğiniz tutumun kötülüğünü beraberinde getirir. Bu durum bazen bizim elimizde olmuyor ama şekillendirmek bizim elimizde:)
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Biz insanlar her şeyi yapmaya kendimizin karar verdiğimizi, bedenimizle ilgili her şeyin kontrolünün bizde olduğunu düşüneduralım aslında beynimizin kontrolünde olduğumuzu farkettiren bir kitap. Meğer bilinçdışımız farketmesek de ne kadar çok etkiliymiş hayatımızda
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta verilen şu örnek bile, insan beyninin verimlilik bakımından ne kadar eşsiz olduğunu göstermektedir. Satranç şampiyonu Garry Kasparov’un yaklaşık 20 watt’lık enerji kullanımı, bilgisayardaki rakibi Deep Blue’nun tükettiği binlerce watt ile karşılaştırılmıştır. Oyun sırasında Kasparov’un vücut sıcaklığı normal kalırken, Deep Blue neredeyse dokunulamayacak kadar ısınmış ve bu ısıyı dağıtmak için çok sayıda fanın çalıştırılması gerekmiştir. Bu karşılaştırma, insan beyninin fonksiyonel yapısı hakkında gerçekten şaşırtıcı bir tablo ortaya koymaktadır. Ve kitapta daha şaşıracağınız pek çok konu var…
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
David Eagleman, Incognito ile bizi kendi zihnimizin kontrol odasına, ama aslında kontrolün ne kadar azının bizde olduğunu gösteren o gizemli derinliklere götürüyor. Kitap, beynin biz farkında bile olmadan arka planda nasıl devasa bir işleyiş yürüttüğünü öyle sarsıcı örneklerle anlatıyor ki, bittiğinde aynaya baktığınızda kendinizi bambaşka biri gibi görüyorsunuz. Karmaşık nörobilimsel gerçekleri herkesin anlayabileceği, sürükleyici ve merak uyandırıcı bir dille sunması en büyük başarısı. Kararlarımızın, alışkanlıklarımızın ve hatta kişiliğimizin altındaki o gizli mekanizmayı keşfetmek gerçekten büyüleyici bir deneyim. Popüler bilim türünde okuduğum en net, en aydınlatıcı ve ufkumu en çok açan eserlerden biri oldu. Kendini tanımak ve zihninin nasıl çalıştığını anlamak isteyen her okurun kütüphanesinde mutlaka ama mutlaka bulunması gereken bir başyapıt. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Genel anlamda oldukça bilimsel ve ağır bir kitap. Normalde okuyacağım bir kitap değildi, ancak içinde bulunduğum kitap kulübünün seçtiği ayın kitabı olduğu için okumak zorunda kaldım.
Kitabın tamamı sanki bütün bir makale ve bu kadar uzun bir makaleyi okumak benim için oldukça sıkıcı bir deneyimdi, ki uzmanlık alanı hadi en azından ilgi alanı olmayan her okuyucu için durumun aynı olacağını düşünüyorum.
Yazara göre aslında hiçbir davranışımızı, her ne kadar bilinçli yaptığımızı düşünsek de biz gerçekleştirmiyoruz. Beynimiz bizden bağımsız olarak binlerce yıldır geliştirdiği altyapı ile her şeye bizden bağımsız olarak karar veriyor. Biz ise; biz olduğumuzu, bağımsız bir birey olduğumuzu ve kararları kendimiz verdiğimizi düşünüyoruz boşu boşuna...
Klişe, genel geçer bir tabir olarak değil de gerçek anlamıyla kullanırsak eğer, tam bir kafa açıcı eser. Muhteşem, çok iyi, öğretici. Psikolojik gerçek diye düşündükleriniz, belki de tahmininizden çok farklı gerçekler, neden olmasın... "hadi canım"lar, "nasıl yani"ler, ve daha niceleri bu kitapta! Beyin, beynimizin işleyişi, nörobilim, bilimselliğe ilgi duyan bünyelere "çölde vaha".
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Beynimizin sırları hakkında şimdiye kadar keşfedilen inanılmaz bilgileri içeriyor ve şaşkınlıkla okuyorsunuz. Muhtemelen daha keşfedilmemiş milyarlarca sırrı belki de hiç öğrenemeyeceğiz...
Kitabı bir yerine kadar okudum.
Kapağı iyi tasarlanmış ancak içerik olarak çokta katkısı olmayan bir çalışma. Bilindik kavramların veya saçma diyebileceğiniz kavramların yabancı anlayışta anlatıldığı çalışma.
Örneğin "Japon'yadaki civciv cinsiyeti belirleme uzmanları, civciv cinsiyetini nasıl belirlediklerini anlamıyor"... gibiiiii
Bilindik şeyleri ve alt seviyedeki bilgileri kitap yazma için yapmak veya yazarın ilk eserlerinden olabileceği algısını oluşturdu.
Kitap 2011 basımı. Evet 26 dilde yayınlanmış evet kapakta yazan "Yılın En iyi Kitabı" ifadesi kaç yılının ve hangi ülke-kurum tarafınca belirlenmiş bilemiyorum.
Ama, Türkiye'den bir isim bu kitabı yazsaydı "bu kitabı lise öğrencisi yazmıştır" algısı olurdu.