Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru
Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru

Kitapyurdu Fiyatı: 143,12TL

67Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru
Medya çok etkili bir şey. Mesela paran var, reklamını yapacaksın. Gazeteye para ver, yap. Politikacısın, yakın olduğun medya patronlarından birine para ver, kolaylık sağla, rakiplerini izin gözüne sok. Yaa. Medya böyle bir şey. Pek İngilizvari Bir Darbe diye bir roman var, Agora bastı. Medya-iktidar ilişkisini on numara yansıtıyor. Tabii şimdi konu bu değil, konu Katharina Blum. Bu gazeteler, dergiler falan büyük, çok büyük dedikoducu teyzeler gibi geliyor bana. Şu şöyle demiş, bu böyle demiş, tabii arada söylenmeyenler söylenmiş gibi yapılıyor. "İddia edildi, öne sürüldü, aklından geçtiği hipnoz yoluyla araştırıldı." Oha. Televizyon desen aynı şey. Hepsi birbirinden leş. Diziler iğrenç, haberlerde sörf yapan köpekler... Bu ne lan. Katharina Blum, küçük şehirden gelip iyi insanlarla karşılaşarak bir şekilde düzenini oturtmuş, iyi kötü bir geliri ve daha da önemlisi kimsenin karışmayacağı ve istediği gibi yönlendirebileceği bir hayatı olan hoş bir genç kadındır. 24 yaşında falandı galiba. 18'inde mi ne, evleniyor ve çok geçmeden boşanıyor, çünkü kocası çok gıllo bir insan. Evlerde hizmetçi olarak çalışıyor Katharina. Temizlikçi deyip geçmemek lazım, iyi de kazanıyor. Yanında çalıştığı ailenin desteğiyle ekonomiyle alakalı bir kursu bitiriyor, diploma sahibi oluyor. Ek işler de yapıyor; otellere motellere, davetlere gidip içki falan dağıtıyor işte. O filmlerde şampanya taşıyan hanımlar beyler görürüz ya, öyle. Kazancıyla kendine ev alıyor, araba alıyor. Böyle güzel bir hayatı var. Evine erkekler geliyor arada bir, çünkü güzel kadın demiştik. Herkesin seks hayatı kendine. Neyse, çalıştığı bu davetlerden birinde Ludwig Götten'le tanışıyor. Götten'in nasıl bir terörist olduğunu öğrenemiyoruz, kitapta yok. Lakin gayet kibar, nazik bir insan. Çok tehlikeli, polisler falan herkes adamın peşinde. O geceyi beraber geçiriyorlar, sabah Ludwig uzuyor. Polisler geliyor, Katharina'yı sorgulamak üzere götürüyorlar falan. Kabaca böyle. Basın eleştirisi şu: GAZETE adlı bir gazete var işte, ne kadar da simgesel. Bu gazetenin bir muhabiri var, tam sansasyoncu. Katharina'nın eski sevgilisiyle konuşuyor, adam da kıza gıcık. "Zaten gomonik olacağı belliydi, beni beğenmedi de gitti teröristlerle fingirdeşti," tarzı konuşuyor. Adam Katharina'nın hasta annesiyle konuşmaya çalışıyor, kadının ölümüne yol açıyordu galiba. Yani felâket biri, zaten gazete de çöp gazete ama şişirme haberler sayesinde çok satıyor. Bağlantıları da kuvvetli haliyle. Bu arkadaşımız onunla röportaj yapıyor, bununla röportaj yapıyor, oradan giriyor, buradan çıkıyor derken öldürülüyor. Katharina Blum en sonunda kafayı yiyor çünkü, kadının ne hayat kadınlığı kalıyor, ne gomonistliği.Yanlarında çalıştığı ve kendisinin avukatlığını yapan çiftin de işleri zamanla bozuluyor, onlar da sansasyondan paylarını alıyorlar çünkü. Marquez'in Kırmızı Pazartesi diye bir romanı var, oradaki anlatım tekniğine çok yakın bir teknikle yazılmış. Tamamen objektif, olaylara dışarıdan bakan bir anlatıcı var. En ince detaylara kadar veriyor ayrıntıları ve kronolojik olarak, bazen zamanda atlamalar yaparak ne olduysa, ne yaşandıysa görüyoruz, izliyoruz. Katharina, Ludwig'le nasıl tanıştı, yanlarında çalıştığı Blorna ailesiyle ilişkileri nasıldı, hapiste olan kardeşi GAZETE'de nasıl kullanıldı, polisler, dostlar, gazeteciler... Böyle, ağır bir medya eleştirisi. Baader-Meinhof çete olayı var Almanya'da, oradan esinlenmiş Böll. İşte Baader eylemciymiş, hapse girmiş, Ulrike Meinhof da kendi halinde bir yazarken aktiviste dönüşmüş bir hanımmış, Baader'i hapisten mi ne kaçırmış, Baader evliymiş de karısı Meinhof'u kaçırma konusunda ikna mı ne etmişmiş. Böyle böyle garip olaylar olunca fırsatçı gazeteciler de sütunları acayip acayip çarpıtmalarlar dolduruyorlar. Tiraj güzel şey. Böyle. Güzel.
Onur Dinç
Kitapkurdu
14.04.2026
Günümüzden bakınca eser biraz yavan bulunabilir. Dönemin ruhunu anlamak isteyenler okuyabilir.
konstantine1
21.06.2023
böll'un okuduğum ilk kitabı. medyanın sınırları ve özel yaşamın nereye kadar müdahil edilmesi veya edilmemesine dair güzel bir kitap.
caygoren
Kitapkurdu
19.05.2022
Ne yazsa okurum dediğim yazarlardan.La monde nin 100 kitap listesinde
libert
Kaşif
25.11.2021
Empati duygusunu körükleyen bir romandı. Hakkında onca yalan haber yapılan, birkaç gün içinde hayatı tepetaklak olan ben olsaydım ne yapardım diye düşündüm hep okurken.
vi-ola
01.11.2021
Böll'ün hırsı ele aldığı romanı
MEHMET ALİ
Kitapkurdu
02.09.2021
Yazarın her kitabı ayrı bir güzel, baskı için de Can Yayınları'na teşekkürler.
Toprakaltı
08.05.2021
İnsan hırsının ve açgözlülüğünün nasıl bir öğütme makinasına dönüşebileceğinin hikayesini okumak isteyenler buyursunlar efendim.
Müstefilatunn
29.04.2021
2 sene önce Almancasını analiz etmiştik. Türkçe çevirisini de okumak istedim . Konu günümüzde de geçerliliğini koruyan iyi bir konu fakat dil ve olay örgüsü biraz karışık.
mobius
01.03.2021
H. Böll dönemin Almanya'sında devletin ve GAZETE'nin Baader-Meinhof "çetesi"olarak tanımladığı süreci öyle güzel anlatmış ki, 2021 Türkiye'si ile karşılaştırıyoruz ister istemez. H.Böll, iktidarın istediği şekilde şekillendirdiği yazılı medyanın mizojinisini, cinsiyetçiliğini ve türevlerini gözler önüne sermiş. Suç, masumiyet karinesi,kişilik hakları, muktedirlik gibi kavramlar üzerine okuyup tartışılacak bir kitap.
KY-2834435
17.02.2021
İlgi çekici ve ilginç bir kitap.
f.ç.
Kitapkurdu
05.02.2021
Medyanın sapkın gücünü anlatıyor. İkinci Böll kitabım bunu da çok sevdim.
ekage123
19.12.2020
Heinrich Böll ' ün ilk okuduğum kitabı Cem Yayınevi'nden " Ve O Hiçbir Şey Demedi " kitabının yeni baskısını da bekliyorum Can Yayınları'ndan. Böll, okunmalı dediğim bir yazar.
seyesla
18.12.2020
filmini izlemiştim şimdi de kitabını okuyalım.
drakar74
20.11.2020
Okurken çok eğlendiğim bir kitap. Herkese tavsiye ediyorum ...
necati sercan güldaş
akici ve medyanin gücunu anlatan bir kitap
Evrim Ciftci
20.04.2020
Heinrich Böll'ün okuduğum ilk kitabı. Anlatımı oldukça ilgi çekici. Diğer kitaplarını da okumak istiyorum
biokursat
Kaşif
11.03.2020
Medyanın kararttığı bir hayat
baybag
10.02.2020
Hiç güncelliğini yitirmeyen bir konuyu işliyor... Medyanın yalan haberi ve etkileri...
KY-2048410
30.01.2020
adalet sistemi ile ilgi çok etkileyici bir hikaye. Okunmalı okutulmalı.