1929 Nobel Edebiyat Ödüllü Alman yazar Thomas Mann’ın toplu öykülerinin ikinci cildi olan Mario ile Sihirbaz’ı, ilk cilt olan Zor Saat’e kıyasla daha çok sevdim, özellikle derlemeye ismini de veren Mario ile Sihirbaz’ın çok iyi bir metin olduğunu söylemek isterim.
Mann’ın geç dönem öykülerini içeren derleme, 1919-1943 arasında yazdığı öykülerden oluşuyor. İlk ciltteki öykülerinden pek çok açıdan farklı bu metinler. Erken dönem öykülerinde, bazı romanlarında da (Venedik’te Ölüm ve Tonio Kröger ilk aklıma gelenler) akıl yürüttüğü sanat ve sanatçı sorunsalına odaklanırken, burada insanın nüvesine dair yazıyor ki ben bu biçimde yazdığı metinleri çok daha ilginç buluyorum. Mann müthiş bir gözlemci ve insanın örtülü, karanlık yanlarını bulup çıkarmayı çok iyi becerdiği muhakkak.
Kitaba adını veren Mario ile Sihirbaz’a bu çerçevede özellikle değinmek isterim. Tuhaf, grotesk bir metin bu. Bir tatil kasabasına gelen bir hipnozcuyu anlatıyor. Sürükleyici, kendini merakla okutan bu metnin 1930’da yazıldığını göz önüne alınca hikâye bambaşka bir boyut kazanıyor. Bu tuhaf adamın kendisini izlemeye gelen kitleye istediği her şeyi yaptırabilmesi, onların üzerinde kurmayı başardığı iktidar ve kitlenin koşulsuz teslimiyetinin bir Nazizm eleştirisi olduğunu anlamak güç değil, nitekim öykü yayınlandıktan sadece 3 sene sonra ülkesini terk edecekti yazar.
Yine aynı şekilde, 1943 tarihli Kanun öyküsü, kutsal kitaplarda anlatılan İsrailoğullarının öyküsünün Mann’ca yorumlanmış versiyonunu içeriyor. Yahudi soykırımının gelmekte olduğunu çoktan görmüş olan yazarın, bu tarihte bu metni yazmış olması da şüphesiz bir tür direnme ve ses verme çabasıydı.
Mann’ın şahane gözlemlerini, ironik üslubunu, yer yer epeyce modernist bir biçime bürünen dilini ve derinlikli kurgularını özlemişim. Bu külliyat bitecek ama bakalım ne zaman? Bir yanım da bitmesin istediği için, halimden memnunum aslında.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kampanyadan aldım, tavsiye ederim. İçinde beş tane uzun öyküsü olan kitap genel anlamda güzel. Thomas Mann yine harika betimlemeleriyle şiirsel bir öyküyle başlıyor, öykülerden ikincisi Tristan ile Isolde masalsı bir anlatımla devam ediyor. Karmaşa ve Erken Izdırap öyküsünü okurken biraz sıkıldım yine de devam ettim. Kitaba adını veren öykü Mario ile Sihirbaz kesinlikle okunmalı. Dini ve tarihi masalsı anlatımıyla harmanladığı son öyküsü Kanun ise bambaşkaydı.